şükela:  tümü | bugün
  • adama bir izahat yaparsın gerizekalı anlamaz tekrarlarsın. ukelalık yapıp "öyle mi?" der sen fitil olursun.*
  • bu lafa 'hayir aksam' veya 'hayir sabah' diye cevap veren dangalak sayisi da hic azimsanacak derece degildir.
  • hayretle söylenip "mi" si uzatılır..akabinde "senle görüşecez biz ozaman" denir,göz dağı verilir itinayla..
  • bir de buna " öyle değil akşam, baban evde kel tavşan" karşılığı verilirdi biz bebeyken....
    (bkz: ilkokul uc esprileri)
  • ingilizce'de olumsuz cümlelerin sonundaki "değil mi" ler yerine "öyle mi" kullanılıyor. biz ise hep "değil mi" diye soruyoruz. zirâ genellikle bizim "değil mi ?" sorusu hem olumlu hem de olumsuz cümlelere yakışıyor. fakat içinde "değil" geçen cümlelerde "öyle mi ?" kullanmak daha iyi oluyor.

    bu aşağıdakiler kulağa normal gelirken;
    - yaptın, değil mi ?
    - yapmadın, değil mi ?
    - kırmızı, değil mi ?

    bu aşağıdaki garip geliyor;
    - kırmızı değil, değil mi ?

    o yüzden böyle söyleniyor:
    - kırmızı değil, di mi ?

    fakat böyle olsa daha güzel olmaz mı :
    - kırmızı değil, öyle mi ?

    - susam sokağı'nda bir çılgın mucit vardı, değil mi ?
    - önceden bulunmuş şeyleri ilk defa bulduğunu zannederdi, değil mi ?
    - şimdi durup dururken çılgın mucit de nereden aklıma geldi, iyi değilim galiba, öyle mi ?
  • en sevdigim ayar. hele gora filminde bunu komutan logar' in amir tocha' ya bir söyleyisi var ki, her seferinde yerlere yatirir...

    --- spoiler ---
    - kiziniz ceku karsilamaya gelmemis?
    -ee sey evet biraz hasta da
    -öyle mi?
    --- spoiler ---
  • (bkz: o rly)
  • en sık tekrarladığım sözcük. bana sen şöylesin dendiği anda "öyle mi" diyiveriyorum, daha doğrusu diyormuşum.
    ben benim söyledikleri gibi olduğuma inanamıyorum sanırım.

    - çekiniyorsun!
    - öyle mi? gibi..
  • ekseriyetle kavgada babanın, annenin öne sürdüğü argümanlara karşı geliştirdiği savunma mekanizması.

    a: ışığı yanık bırakmışsın, sizin götünüzü hep ben mi toplıycam, üstünü başını da atmışsın öyle, bir kere de düşünmüyorsunuz bu kadın .................

    b: öyle mi?!?
  • [yaptığı ne kadar saçmaydı! kapıyı açtı madem, izin alma zahmetine girişmeksizin doğruca içeri girmesi gerekirdi. sonuçta hangi kadın, girebilir miyim denince, " a öyle mi, peki olur, buyrun girin," der ki?] sei şonagon - yastıkname

    [parayla ilgili duyduğu bu sıkıntı ile kadınlar karşısında duyduğu sıkıntı hemen hemen aynıdır. büroyla ilgili sıkıntısı da aynı şekildedir. (...) neden? çünkü izin isteyemedi. müdürüne soramadı, çok hızlı daktilo kullandığı için içten içe hayranlık duyduğu (ciddiyim) müdürüne beni görmeye gideceğini söyleyemedi. başka bir şey söylemek mi, mümkün mü bu? yalan mı yani? müdüre yalan söyleyecek, öyle mi? mümkün değil. ona ilk nişanlısına* neden aşık olduğunu sorarsanız "işinde çok iyiydi," şeklinde cevap verecek ve yüzü beğeniyle dolacaktır.] milena jesenska - briefe an milena (max brod'a, ağustos 1920 )

    (bkz: üyle mü)
    (bkz: öyle/@ibisile)