şükela:  tümü | bugün
  • ahmet erhan'ın bir şiiri:

    gözlerin ipekyoludur ömrümün
    akasya yüklü kervanlar geçer
    çan sesleri arasında bir fener
    yanar söner yanar söner yanar söner
    gözlerin ipekyoludur ömrümün

    kentin en kalabalık yerlerinde
    dört nala koşan bir at gibi
    çılgınlığa akan yalnızlığa ölüme
    yazılmış şiirleri yeniden yazmak bütün
    hayatı teğellemek yepyeni bir güne
    ve sonra sökmek uzun uzun

    gözlerin ipekyoludur ömrümün
    yalnızlıktan gelir yalnızlıklara gider
    düşülür her şeyin altına bir tarih
    soluksuzum günlerdir geceler uzar
    yaşamak dünyayı ödüllendirmektir artık
    kendimi öldürdüğüm yerlerde beni kan tutar

    başıma gelecekleri bile bile yürürüm
    hilton oteli'nde hu çekerim huu...
    işte hırkam ben de bir dervişim
    asamı vestiyerde bırakmak zorunda kalırım
    nescafeyi konyakla kardığım günler gecelerdir

    bakarım gözlerine eğnim silkelenir
    döktüğüm acılar yıllar kederlerdir
    alnıma bir avuç tuz atılır düşünemem
    konuşamam ağlayamam bağıramam
    neden gece her gecenin ardından gelir

    gözlerin ipekyoludur ömrümün
    gözlerin tarihçesi yaşayıp öldüğümün
    ıhlamur ağaçları altında bir saraybosna hatırası
    sen ben ve deniz bir de rüzgarın örttüğü gençliğimiz
    sen ben ve deniz. sen ben ve deniz..