şükela:  tümü | bugün
  • muhabbet esnasında ara sıra "teoride iyiyim", "teorim iyi" gibi laflarla teorik bilgisinin sağlam olduğunu vurgulayan minik guytoncuk. kimse bir laf edemez teorik bilgisine tabi, eden olursa kapı gibi tus sonuç belgesiyle vurur adamın ağzına.

    şu an ekşide takıldığımı bilse benden pek bir bok olmayacağı yönünde fikir beyan edeceğini sanıyorum, ama 2015 eylül tus'unda görüşücez oytun'cum. (bunu diyen 8030324. insanım sanıyorum)

    yıllar sonra gelen edit: geçtim geçtim.

    oytun'u değil lan barajı geçtim.anca geçebildim.
  • agresif ve öfke dolu adam. dakika başı "onlar ne bilir, ben bir numarayım" diye hiddetlenip duruyor, ama hem oytun hem herkes biliyor ki gerçekten en iyi kendisi olsa bu kadar agresif olmazdı.

    tus da derece yapmaya gelince, tus'da bir kere birinci olan insanlar, oytun kadar tus dersaneciliği içinde olup ders çalışmaya devam etselerdi bir daha ki tus'da yine derece yaparlardı. tıp fakültesi hayatını çalışarak geçirmiş tek insan oytun değil. sadece dersanecilik yapan ve kendi adını markalaştırmak için çığırtkanlık yapan o. diğerleri tus'un amacı olduğu gibi tıpda uzmanlaşıyorlar.

    problem şu (oytun ve bilimum kompleksli doktor takımında) adam ben çok çalıştım, daha fazlasını hak ediyorum tribine giriyorlar (oytun bankada ne kadar parası olduğunu 3 kere söyledi, dersi olan 2 gün içinde. 2.5 milyon doları varmış. gerçi lafa bakılmaz, parayla iman kimde belli olmaz.). ama tatmin olamıyor. daha fazlasını istiyor alamıyor. ne istiyor pekiyi egosunu tatmin etmek için? daha çok saygı görmek mi? (yanıt: daha saygın bir iş yapabilirsin. dersanecileri kimse sevmez.) daha çok para mı ? (daha çok para getiren bir branşa geçebilirsin. nitekim tus puanın yeter.) daha iyi bir seks hayatı mı? (yanıt: önceki soru ile aynı)

    şimdi bu adama kin doluyum zira, dersanede anlatması gereken patoloji dersinin yarını anlatmadı. sebebi bir anlaşmazlık mıymış dersane ile aralarında neymiş bilemem, ama sen hematoyu dahiliyede anlatırlar yok şunu burada anlatırlar diyerek 20 dakika teneffüsler vererek, saat 6'larda günü bitirerek ders anlatıyorsan ne kadar marka da olsa sanmam çok fazla ömrü kaldığını tus dersane cemiyetinde. o adamlar da vereceği paranın karşılığına bakar ve maalesef anlattığın ders 5 para etmiyor.
  • hemen her dönem girdiği, ki insan neden sürekli tusa girer anlayamıyorum, tusta en kötü ihtimalle ilk yüzde kendine yer bulan, transfer olduğu tumer'in kapanmasından sonra su aralar tustime isimli yeni dersanede yer alan insan.

    spor olarak girip derece yaptığı tuslarda kadir has kardiyolojiyi defalarca kazanıp gitmeyerek asistansız kalmalarına neden olduğu, bunu yapmasının nedenini soranlara "gıcık oluyorum" cevabını verdiği kendisi hakkındaki efsaneler arasında.
  • ege üniversitesi tıp fakültesi radyoloji ihtisaslıdır. ama şu an kendisi aynı üniversitenin fizyoloji bölümünde doktora yapmaktadır.

    edit:
    radyolojiden terkmiş. fizyoloji doktorasından da atılmış deniyor.

    büdüt:
    radyolojiden istifaymış, fizyolojide asistan olmuş.

    kütürt:
    şimdi de ege farmakolojideymiş.
  • ege tıp'ta fizyoloji laboratuvarında birkaç kez dersime girdi. abi (bak hala abi diyorum) sanki az önce iddaa kuponu doldurduk da tutmadığı için bize salvo atan arkadaşımız oytun. bütün bilimleri yutan orta çağ filozofları gibi derste. anlamadığı bişi yok. sınıfı toplayıp "gelin lan" diyerek dersanesine götürüp ders anlatmış. aslında hocaları toplamalıydı. şu okulda ondan güzel ders anlatan biri yok. bağıra bağıra anlatır bir şekilde kafaya sokar, diğer hocaların dersinde uyuyorum.
  • yıllarca verdiği "paragöz" intibasının yanında adamın bilim ürettiği gerçeğini yok saymamak, hakkını vermek lazım.

    uluslararası tıbbi literatürdeki en prestijli dergileri indeksleyen pubmed'de 12'si birinci isim, 26 (yazıyla yirmi altı) makalesi vardır. akademik kariyer yapmakta olanlar bilir ki 26 hatrı sayılır bir sayıdır.

    http://www.ncbi.nlm.nih.gov/…bmed/?term=oytun erbas

    bonus:
    http://webtv.hurriyet.com.tr/…lci-hastalarina-mujde
  • fizyolojinin sunay akın'ıdır. kim nasıl anlıyorsa artık...
  • ben böyle antipatik, böyle bir narsist tip görmedim hayatımda.

    paçalarından damlıyor antipatiklik. karşısındaki, yanındaki profesörlerin sözünü kesiyor.
  • dün 3. odtü sinirbilim günlerinde dinledim kendisini. aşkın nörobiyolojisi isimli sunumunu yaptı.(ki sunum adı kendi slaytlarında aşk etkisi diye yazıyordu) bir sonraki konuşma öne alındı, sebebi geç kalması mıdır bilmiyorum. konuşma başladı, önceki gün yrd. doç. dr. zeynep başgöze'nin anlattığı şeylerin neredeyse hepsinin tersini anlattı. zeynep hanım da yapılan araştırmalar "öyle" demese bile kişisel çıkarımların yanlışlığına ve bunun yayılmasına, dizayn edilen ve yayınlanan çalışmaların önyargısına değinmişti. hem de çok güzel değinmişti. oytun bey ise kadın ve erkek tamamen farklıdır, erkekler tek çekirdektir kadınlar çok çekirdektir, erkekler basittir çünkü öyle evrilmiştir, kadınlar multitasktır, kadınların beyin yapısı daha karmaşıktır erkekler öyle değildir, ilişkiyi canlı tutmak için ahmeti mehtap diye kaydedin sevgiliniz kıskansın, oksitosin spreyleri var onları kullanırsanız partneriniz sadık olur vs vs anlattı. (ki son çalışmalarda bunların hepsinin öyle olmadığını kanıtlayan güncel bulgular var)
    oytun bey dün öyle bir üslupla anlattı ki salon gülmekten kırıldı, anlattıklarının yarısından çoğu yanlıştı halbuki. keşke zeynep hocanın sunumu hemen oytun beyden sonra olsaydı da yanlış bilgiler ile dolmuş genç kafalar bir nebze sorgulasaydı sunumunu. sonra son konuşma için salonun %30u falan kaldı, stand up show değildi son konuşma, bilim dinlemek için kalmadı "seyirciler".
    etkinliği düzenleyen topluluklar her sunum yapan için ağaç dikmiş ve sertifikasını takdim ediyordu sunum sonrası, oytun beye de sundular, gayet kaba bir tavırla, eouu sertifika mı, ağaç mı diktiniz, para mı var içinde eouo gibi bir tepki verdi. sunucu öğrenci ne yapacağını bilemedi. sonra "fotoğraf çek bizi" diye emir verdi öğrenciye, kalabalığı arkasına alıp bir de güzel reklam fotoğrafı çektirdi, çıkarken diğer sunum başlamak üzere olmasına rağmen öğrencilerle gürültü yapa yapa, fotoğraf çekile çekile yine aynı kabalıkla salonda durdu, "çek gız hatıra kalır" deyip öğrencilerle fotoğraf çektirdi.
    ben sinirbilim günlerindeki tüm oturumlara katıldım, çok anlamadığım konuşmalar oldu, çok keyif aldığım konuşmalar oldu, çok güzel şeyler öğrendim, toplulukların ellerine sağlık, ama bu konuşmayı görmek/dinlemek beni etkinliğin sonunda ciddi anlamda üzdü. hele salonu hıncahınç dolduran şehir dışından gelen, moleküler biyoloji, tıp, psikoloji, hemşirelik okuyan seyircilerin oytun beyin gayet basitleştirilmiş ve yanlış bilgilerle dolu sunumunda kahkahalar atmaları, peşinden çıkıp gitmelerini gördükten sonra daha da üzüldüm. evet sunumun anlatım tarzı izleyiciyi bağlıyor, evet seyirciyi güldürmek her zaman için güzel bir şey ama bunu yaparken basitleşmemek gerek.
    toplulukların bu etkinlik için popüler bir isme ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum, cumartesi ilk oturumda bile salon tamamen doluydu. ha illaki güncel ve ilgi çekici bir konu anlatılsın, insanlar eğlensin istiyorlarsa bunu daha güncel bilimsel bilgilerle anlatacak bir konuşmacı ile yapmaları çok daha iyi olacaktır. zeynep başgöze'nin, esra mungan'ın konuşmaları çok keyifliydi mesela, bunu ciddiyetsiz bir tavır takınmadan başarabildiler.

    etkinlik sayfasını da ekleyeyim, merak edenler baksın: http://www.biyogen.org/sinirbilim
    topluluklara tekrar teşekkürler.
  • 27 ağustos 2017 tarihli gündem özel programında oldukça güzel noktalara değinmiştir. her zamanki gibi konudan konuya atlasa da, bilinçaltı, beyin, yaratılış gibi konularda çok güzel ve ufuk açıcı şeyler söylemiştir.

    bu konularla ilgilenenler şu an programın sonuna yetişebilir ya da daha sonra programın tekrarını izleyebilir.