şükela:  tümü | bugün
  • ister ılık göt deyin, ister pembe ne derseniz deyin ulan benim bu kanuna ihtiyacım var ve kim bu kanunu çıkaracaksa oyumu ona veriyorum.

    devlet bana zorla bir iş yaptırıyor. karşısında diyoruz ki "bu işi yaptırmazsan sana para vereceğim" ulan allah'tan korkun be. allah'a inanmıyorsanız insanlık değerlerinden, etik yasalardan korkun, utanın. dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey? şu memlekette iş bulmak bile zorken gençleri işinden etmek kimin hakkıdır? bir de kalkmış diyor ki "benim gündemimde yok." senin gündeminde yok diye milyonlarca genç işsiz mi kalsın?

    avrupa'dan almanya'dan fersah fersah gerideyiz işte kabul edin. vatandaşlıkta da hukukta da gerideyiz. bu çomarlığa mahkumuz.
  • (bkz: çomar)
  • (bkz: ılık göt)
  • harika bi ahlak sorunsalı çıkar burdan.

    1 yılınızı ( lisans mezunu iseniz 6 ay) askerlikte harcayıp vicdanınıza uygun olan partiye oy vermek mi? (iktidara gelirse önceki vaatlerinden bağımsız olarak bedelli askerlik çıkarabileceği ihtimali olduğunu biliyorsunuz)

    yoksa bu zaman dilimini harcamak istemeyip yerine belli bir miktar para vermeyi, vicdani yük taşımayı kabul ederek, bedelli askerlik çıkaracağını vaadede partiye oy vermek mi? (sözünü tutmama ihtimali olduğunu biliyorsunuz. ve iktidara geldiği takdirde askerlikte harcayacağınızdan kat be kat fazla zamanı tüm halkı etkileyecek farklı olumsuz işlerde kullanabileceğini ve bir sonraki seçime kadar bu durumu değiştiremeyeceğinizi biliyorsunuz.)

    not. bana kalırsa askerlik zorunlu olmamalı. yalnız tüm halka acil durumlarda, muhtemel bir savaşta ne yapılması gerektiği eğitimi temel olarak verilmeli.

    günümüz şartları altında oy verme özgürlüğünü ve bi miktar parayı, yine başka bir özgürlük olması gereken askere gitmeme özgürlülüğü ile değiş tokuş etmeyi doğru bulmuyorum.
  • daha önce bedelli yapanların parasını geri ödeyip onları askere alsınlar o zaman tayyibe bile veririm oyumu diyerek aksini düşündüğüm önerme.
  • kime göre vicdani yük amk? bana göre askere gitmek vicdanı yük. hayatımın asla geri gelmeyecek 6 ayını neden cehennem gibi bir yerde leş ötesi insanlarla yaşayarak çöpe atayım? ömrümden geri gelmesi mümkün olmayan 6 ayın boşa gittiğini bilmenin vicdani ağırlığıyla yaşayabilecek miyim ileride ben?

    askerlik romantizmi kasan net çomardır kusura bakmayın. kişinin rızasını almadan ha kolundan tutup askere götürmüşsün ha hapse atmışssın ne farkı var özgürlüğümü sikip elimden almadın mı? gelmiş vicdani yük diyor. askere gitmek vicdani yüktür asıl.

    kolayı sokağa dökenler askere gidebilirler benim yerime ben gitmem aga. çomarlarla 6 ay koğuş paylaşmak için fazla kıymetli benim hayatım.

    not: oyunu asla bedelli askerliğe göre kullanamayacak ama askere gitmeye karşı çıkan spor.
  • ondan sonra ülkede ters giden her seyde saga, sola, devlete, yönetime bok at...

    arkadasim! sen ve senin gibi dik(!) kafalılar yüzünden bu memleket bu halde iste. bastan da savunmasını yapmış, ister öyle deyin, ister boyle... su sözlükte gayet temiz ve usturuplu bi sicilim olmasa bi çok şey derim ben sana da! şimdilik yavsak diyorum sadece!

    bi de kendine hakli sebepler çıkarmaya calismis, bunca genc issiz mi kalsınmış! ulan once sapla samani ayır birbirinden yavsak. dun adam açım dedi oyunu sattı, kömür aldi, sonraki gun oburu sattı makarna aldi, oburu pazarlık parası aldi kendine açım dedi, sen issiz mi kalayım de sat. oğlum bu mantıkta zaten kimsenin calismasina gerek yok ki. gidin banka soyun, hirsizlik yapın çıkar saglayacak her turlu şeyi yapın. çünkü senin yaptiginla, bu söylediklerimin hiç bir farki yok teknik olarak. ama bunları yaptıktan sonra da, bi çocuğun tacizcisi serbest birakildigi zaman ağlama bu ülkede adalet yok diye, ya da bi katil, ya da bir hırsız... çünkü o adalet saglayiciyi sen oyunu satarak getirdin oraya, aglamaya hakkin yok senin artık.

    bu sacma sapan baslik altında bunlari konuşmak çok yersiz olsa da, kotu ornek olarak okumuş olun bu basligi. bakin çok klise olsa da; senin degerlerin olmazsa toplumun degerleri olmasını bekleyemezsin. senin insanlara, cevrene saygın olmazsa, onlardan saygı bekleyemezsin. ınanc de, enerji de, dongu de neye inanıyorsan artık... ancak birşeyleri düzeltmek icin, once kendini, kendimizi duzeltmeliyiz.

    ha bu arada bu kadar okuduktan sonra şöyleyim, ben de askerliğimi bedelli yaptım. ıtirazim bedelliye degil. eylem ve onu savunma bicimine. en azından hayatta bazı hatalar yaptiginizda, bile bile de olsa, onu savunmaya kalkmayın. cikin hata yaptım deyin, bu yol, bu dallamanin yaptigindan çok daha onurlu.
  • makarna ve kömür karşılığı oy vermekle aynıdır.
  • sol frame de bedelli kelimesi görmekten bıktım, ya işi inada bindireceksiniz şehit gazi yakınlarını örgütletip dilekçe toplatacaksınız zorla. sorsan yarısından çoğu atatürkçüdür ama atatürk yerinden kalksa yüzlerine tükürür.

    yeter be arkadaş sözlüğü red light districte çevirdiniz, kendinizi satıyorsunuz resmen. oy namustur. yok 6 ayımı heba edemezmişim de yok şu yok bu. irrite ettiniz yeter. hayır bu omurga size kalan hayatınızda da lazım olacak, azıcık duruş gösterin ya.

    fırsatını bulunca muhalifsiniz, gezideydiniz bık bık bık. kardeş geziden sonra kaç eylem oldu kaçına katıldınız? lan son 1 mayısta insanları saysan sayarsın. ohal yüzünden herkes gölgesinden korkuyor. yaşlıları rakı masası solcusu, gençleri tatlı su solcusu olmuş zaten canına yandığımın ülkesi.

    not : yok vicdani ret vs bıt bıt ötecek varsa açsın anayasanın 10. maddesini okusun.
  • insan seçerken bedeline göre seçiyorum o zaman ben de...

    bedelli askerlik yapan erkeklerin hemen hemen hepsinde sabır, insan tanıma, aile kurma ve sorumluluk problemleri olduğunu görmekteyim.

    ben askere 26 yaşında, işsiz güçsüz, parasız bir halde gittim... ailem boş boş sabahlara kadar evde oturmamdan o kadar rahatsızdı ki, beni elleriyle teslim ettiler kışlaya... sevgilim bile yoktu.. sorumsuzluktan ağzım bozulmuştu, tek bir iyimser cümle bile kurmaz olmuştum. her şeyin en iyisini ben bilirdim ve herkes bana göre salaktı... bana güvenen bir allah'ın kulu bile yoktu... yani işin özü lanet ede ede gittim...

    askerliğim boyunca tek bir telefon görüşmesi bile yapmadım, bir kere bile evci iznine çıkmadım... bir tane bile ziyaretçim olmadı.

    20 yaşında 3 çocuk sahibi insanları gördüm askerde, fakiri gördüm, safı gördüm, hırtı gördüm, sahtekarı gördüm, delikanlı geçinip hırsızlık yapanı gördüm. adamını da gördüm puştu da...

    mahrum kaldığım şeyleri beklemeyi öğrendim, simit&peynir&çay için 6 gün bekledim... içimden "yapacağınız işi sikeyim" demek geçerken susmayı, cahile laf anlatırken yargılamamayı öğrendim...

    düşe düşe, düşmemeyi öğrendim... hağ bu mecazi değil gerçekten toz çamur paldır küldür düşerken, ayağımda botlar, sırtımda çanta, elimde kocaman bir demir parçası ile dağ bayır koştum, düşmedim hocam.

    askerlik sonrasında iş hayatım nihayet başladı. sıkı bir çalışan oldum, başarılı oldum, cebimde bok gibi maaş, kendime bıraktığım yapayalnızlığı doldurmaya başladım.
    sevgililerim oldu, arkadaşlarım oldu... ailemle aram düzeldi...

    yıllar geçti sonra kendi işimi kurdum...

    şu son bedelli çıktığında, iki çalışanım kredi çekip bedelli askerlikten yararlandılar... duyunca içten içe fena kızdım, tavır aldım, konuşmadım... işten bile çıkarmayı düşündüm ama yemedi, yerine yenilerini bul, eğit falan...

    sonra en zor zamanımda, sırf bunlara inat olsun diye iki eleman aldım işe... mezun ama tecrübesiz, askerliğini yapmış efendi iki tipi oturttum karşılarına... 1 sene geçti geçmedi, boynuz kulağı geçti.

    iş yerini su bastı ben ve askerliğini yapmış iki eleman sıvadık paçaları su boşaltıyoruz, paşalar güya temizlik yapıyolar, söylene söylene...

    öğlenleri bir kişi, öğle yemeğine geç çıkar bizde bu paşalar kavga eder kalmamak için.

    müşteriye azar çekerler, alttan almazlar, benden fırça yemeden duramazlar, herkesle inatlaşır sadece benim dediğimi yaparlar.. vb.

    askerliğini yapmış iki aslan parçası kısa zamanda hakkıyla, alın teriyle terfi aldılar benden ve de zam. bu paşalara da hakkı olan zammı yaptım.

    iş yerinde ampul patlar, bu paşalar tenezzül etmezler değiştirmeye, benim aslanlar kendi cebinden alır takarlar, ses de etmezler.

    örnekler daha böyle uzaar gider.

    sonra bu paşalar istifa ettiler,

    geçenlerde bir tanesini gördüm, benden 2015'de 5bin alırken, şimdilerde bi arkadaşımın yanında 3500tl maaşla çalışıyor.. diğerini de duydum sektör değiştirmiş falan tutunamamış, kahveci açmış falan onu da batırmış.

    aslanlar halen daha yanımda... birini bu yaz evericez kısmetse... maaşları da 7 bini geçti..

    velhasıl kelam

    bedeli bazen para olmaz, hayat olur. iyi düşünün hele ki memleket emanet almaktansa, memleketi peşkeş çekmeye bu bedel az.