şükela:  tümü | bugün
  • toplumsal alanda da uygulanması gereken teoridir.

    herkesin kendini bi bok zannettiği, "sen değerlisin" yalanlarıyla pompalanmış, sistem içinde sikko bi parça olduğunun farkında olmayan bireylerden oluşan bir toplum düşünelim. mesela türkiye.

    herkesin işi acil, herkesin işi önemli, herkesin keyfini hoş etmek zorundayız.

    kimseyi yakasından tutup suratına "hiç bir önemin yok sen yok olsan ülke hiçbir şey kaybetmez elon musk mısın pezevenk? ne artı değer katıyorsun bu havan kime. anla senin hiçbir önemin yok" diye bağıramayız.

    trafikte, gideceği yere daha hızlı ulaşmak için yılan gibi bi sağa bi sola giren trafiğin asıl oluşma sebebinin kendisi gibi binlerce sik kafalı olduğunu anlayamamis tipleri, öküz gibi kornaya basan mağara adamlarını, magandaları arabasına kitleyip yakamayız.

    dolandırıcılığı meslek edinerek milletin kalplerinin taşlaşmasına sebep olan sıfatını siktimin kekolarının organlarını hasat edip akıllı, vatanına milletine faydalı organ nakli bekleyen gençlerimize veremeyiz.

    tavşan gibi düzüşüp bakamayacağı çocukları peydah edip ülkenin başına musallat eden kara cahilleri kısırlaştıramayız.

    %50 zammı beğenmeyip grev hakkını suistimal eden iktidarın ekmeğine yağ süren açgözlüleri kovamayız.

    ama bütün bu bencilce hareketler toplumda her sorunun temeli olmaya devam eder.

    toplum yaşayan bir mekanizmadır. bir vicdanı, etiği, ahlakı vardır. bir kişi bencilce davranırsa kazanç elde eder. 3 kişi 5 kişi...
    ama bu bencillik ve ahlaksızlık topluma nüfuz ettiği takdirde o toplumda yaşanmaz olur. bir virüs gibi son kişiye kadar damarlarına sirayet eder.
    çünkü bir noktadan sonra son kişi de erdemini kaybedecek ve sikerim yapacağınız işi diyecek ve ahlaksızlaşacaktır.

    bunun için toplum için de bir nash dengesi kurulmalı ve herkes hem kendisi hem toplum için en optimum hareketleri yapmalıdır.

    bu dengeyi de erdemli kişileri devlet eliyle koruyarak kurabilirsin. bir memur kanunlara aykırı bir işlemi yapmayı reddettiğinde kapı gibi bir adalet sisteminin gölgesinde güc bulmalıdır.

    bir haksızlık gördüğünde müdahale eden vatandaş adalet tarafından mağdur edilmeyeceğine %100 güvenmelidir.

    birini incitmeye, dolandırmaya kalkacak ahlaksız o eylemin sonucunda götünden kan alınacağını bilmelidir.

    bu düzen oturduktan sonra eğitim sisteminde düzenleme yapılmalı ve ögrenciler hurafeler, çarpıtılmış tarih, ucuz milliyetçilik yerine erdemleri ögrenmeli ve erdemli bir insan olmayı bile isteye seçmelidir.

    bu toplumda yaşayan herkes bu toplumu oluşturan şeyin kendisi olduğunu bilmeli, bu topluma bir aidiyet hissetmelidir.

    ne toplumu kutuplaştıran, aidiyeti yok eden, "ahlaksızlığı, ben istedim mi yaparım ha" düşüncesini normalleştiren totaliter bir iktidar,
    ne de bireyleri, gruplari tek tek memnun etmeye çalışan, bütünü göremeyen ılık bir iktidar başa geçirilmelidir.

    bireyin ve toplumun ortak faydasını bulacak çözümler üretilmeli, güçlü ama köstek olmayan bir kurumsal yapıyla denetlenmelidir.
  • oyun teorisi aynı zamanda 20. yüzyılın ikinci çeyreğinin hemen başında temelleri atılan ve aydınlatma sektöründe yaklaşık on dört yıl boyunca hüküm sürecek bilimsel bir 'zararlı cemiyet'e de sebebiyet vermiştir:

    (bkz: phoebus cartel)

    zamanının önde gelen ampül üreticileri olan philips, general electric, la compagnie des lampes, tepco, aei ve osram'ın 1925'in ocak ayında cenevre'de bir araya gelerek kurduğu bu kartelin temel amacı 1500 - 2500 saat aralığındaki ampul kullanım ömrünü 1000 saat civarına çekerek toplam satışları dolayısıyla da bu şirketlerin karlılıklarını arttırmaktı. en az 30 yıl boyunca yürürlükte olması planlanan bu anlaşmaya uymayan şirketlere, ayrıca, satılan her bir 1000 ampul başına 200 fransız frankına kadar ceza kesilecekti.

    önceden daha uzun ömürlü ampul geliştirebilmek için çalışan mühendisler bu kez farklı malzeme, bağlantılar ve yöntemler deneyerek bu süreci tersine çevirmeyi hedeflediler ve açıkçası başarıya da ulaştılar. 1926'da 1800 saat olan ortalama ömür 1934 ortalarında 1205 saate kadar düştü; öte yandan 1927'deki toplam satış adeti 336 milyon ampul iken dört yıl içinde bu adet 421 milyona ulaştı.

    zaman içinde üyelerin yer yer anlaşmayı bozucu şekilde davranmaları, daha ucuz ve yüksek ömürlü diğer küçük firmaların oyuna girmesi, patentlerin kullanım sürelerinin dolması ve nihayetinde ikinci dünya savaşı'nın patlak vermesiyle 1939'da kartel dağıldı.

    ref:

    https://spectrum.ieee.org/…eat-lightbulb-conspiracy
    https://assets.publishing.service.gov.uk/…/0287.pdf
    https://www.youtube.com/watch?v=j5v8d-alake
  • 1940'lı yıllardan sonra sosyal bilimlerde kullanılmaya başlayan oyun teorisinin özellikle siyaset alanındaki incelemeleri günümüz siyaset anlayış ve çerçevesini zenginleştiren bir teori olduğunu söyleyerek tanıma başlayalım. peki nedir bu çok meşhur oyun teorisi?

    tanım ve bağlam: oyun teorisi, farklı amaçlar etrafında rekabet halindeki aktörlerin aralarındaki ilişkileri sistematik olarak inceleyen ve analiz eden teoridir. buradaki aktörlerin hiçbiri oyunu tamamen kontrol ya da domine edebilme yetisine sahip değildir ve sonucu belirleyen, aktörlerin belirleyeceği stratejiler ile karşı aktörlerin belirleyeceği karşı-stratejiler olacaktır. her oyunda aktörlerin kullanabilecekleri belirli enstrümanlar vardır. blöf, karşı blöf, hile, tehdit ve işbirliği gibi enstrümanlar aktörlerin birbirlerine üstün gelebilme açısından kullanabileceği enstrümanlardır.

    temel varsayımlara kısaca bir bakış
    oyun teorisi, genel olarak realizmin varsayımları üzerinden analiz ve çıktı alan bir teoridir. öncelikle aktörlerin rasyonel davrandıklarının varsayılması, aktörler arası ilişkilerin çıkar maksimizasyonuna dayanıyor, uluslar arası ilişkilerin temel aktörü olarak devleti kabul ediyor olması realizm'in özelliklerini yansıtmaktadır.

    oyun teorisi, çıkarın maksimum kılınması ya da zararın minimuma indirilmesinin temel amaç olduğunu varsayar. optimal denge noktası, her iki oyuncu için de "minimaks" ya da "maksimin" noktasıdır. oyun teorisi, taraflar, stratejiler, kurallar ve sonuçlar olmak üzere dört temel unsura dayanmaktadır.
  • şirketler, insanlar ve hükümetlerin stratejik hallerde nasıl davranmaları gerektiğini inceleyen ve başkalarının ne yapacaklarını, başkalarının kendi yaptıklarına nasıl tepki vereceklerini hesaba katmak durumunda olduklarını ele alan bir yöntemdir.

    bu yöntem ile örneğin, iki şirket arasındaki rekabet, şirketlerin uzun vadede rekabet üstünlüğü elde etmek için oyun sahasına çıktıkları bir oyun olarak analiz edilebiliyor. gerçi yakalanabildiği takdirde oyun teorisinin örnekleri aslında birçok yerde de karşımıza çıkabiliyor. mesela, daha çok lord of the flies yazarı olarak da tanıdığımız william golding’in romanından uyarlanan the princess bride filminin bir sahnesinde, bu teorinin güzel bir örneğini görebiliyoruz.

    bu filmin ilgili sahnesinde, kahraman westley düşmanı vizzini ile bir akıl oyunu mücadelesine giriyor. şöyle ki westley önündeki masaya iki kadeh şarap koyuyor ve bunlardan birinin içine ölümcül bir zehir attığını söylüyor. vizzini’den de bir bardağı seçmesini istiyor. bunun çok kolay olduğunu söyleyen vizzini, şöyle diyor:

    “yapmam gereken tek şey seninle ilgili bildiklerimden bir sonuca varmak. zehri kendi kadehine mi yoksa düşmanının kadehine mi koyacak türde bir adamsın? zeki bir adam zehri kendi kadehine koyar, zira sadece gerçek bir aptal önüne konulanı seçer. ben de bir aptal olmadığıma göre, senin önünde duran kadehi seçemem. lakin sen de benim bir aptal olmadığımı tahmin ediyor olmalısın ve planını buna göre yapmışsındır, bu sebeple kendi önümdeki kadehi de seçemem.”

    nihai olarak ikisi de kendi önündeki kadehi içiyor. bunun üzerine westley, vizzini’ye seçiminin yanlış olduğunu söylüyor. gizlice kadehleri değiştirmiş olan vizzini ise keyifle gülüyor ama aslında westley iki kadehe de zehir koymuştur, zira bir süredir bu zehre karşı kendi bağışıklığını güçlendirmiştir. elbette zehri içen vizzini bir süre sonra devrilip ölüyor ve kahraman westley ise prensesi kurtarıyor.

    esasen bu örnek başta oyun teorisi ile çok da alakalı görünmüyor ama sonuç itibariyle oyun teorisine iyi bir örnek teşkil ediyor. bu arada bu muhteşem oyun teorisi örneğinin sky news’un ekonomi editörü ve başarılı gazeteci edmund conway tarafından yakalandığını da söylemeden geçmeyeyim.
  • maaş tartışmalarından silahlanma yarışına kadar hemen her şeyi anlatmak için kullanılabilen bir teoridir. bu teoride baskın strateji, başkaları ne yaparsa yapsın oyuncuya en iyi sonucu sağlayan stratejidir.

    bir de oyun teorisinin belirlediği bir diğer şey, sıfır toplamlı oyundur. burada oyuncular toplam kazançlarının sabit olduğunu görürler. yani bazılarının kazanması için bazılarının kaybetmesi gerekir. pozitif kazançlı oyun ise çok daha avantajlıdır. burada rekabetçi etkileşim bütün oyuncuların süreçten daha da zenginleşerek çıkmaları potansiyeline sahiptir. ek olarak, oyun teorisyenlerinin incelediği bir başka problem de tutsak ikilemidir.
  • sayısalcıları blok blok sözel kitap okuma zahmetinden kurtaran sosyal olayların neden sonuç örgüsünü analiz ederek optimum fayda aralığında verimli kararlar almaya yardımcı neredeyse newton maxvelll notasyonlarının aydınlatıcı özelliğine sahip teoriler bütünü.
  • devlet ve organize suç örgütleri arasındaki ilişkiler, oyun teorisi kapsamında değerlendirilirse gayrı meşru işlerin elbet bir gün açığa çıkacağı kesindir. ilişkiler ağında rasyonellik yoktur.

    (bkz: vallahi aklımı tatile çıkardım)
  • kardeşimin bir kurum mülakatından elenmesine sebep olan teori.

    teorinin ne olduğunu bilememesinden dolayı değil; “kpss'de 3. olan birisini elimizde tutamayız, oyun teorisi gereği seni elemek zorundayız” diyerek uğurlamışlardı. en azından oyun teorisinin ne olduğunu bilen adamlardı.
  • fırsat buldukça kendisi hakkında kaynaklar paylaşacağım

    - muhamet yıldız hocadan giriş seviyesi ders notları : https://acikders.tuba.gov.tr/…ecturenotes/ders3.pdf

    - evrim ağacının yazı dizisi : https://evrimagaci.org/yazi-dizisi/oyun-kurami-7

    - burak köylüoğlu'dan küba krizi üzerine bu teori bazlı bir örnek : https://www.stratejivefinans.com/…e-krizi-bolum-ii/

hesabın var mı? giriş yap