şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu yıl ilk kez taksim meydanına inmiş, tazecik sendikadır. janset'in açıklamaları da kayda değerdir. 1 mayıs katılım haberi için:

    http://bianet.org/…dikasi-simdi-basrol-dayanismanin
  • tanıtım filmi yayınlanmıştır.
  • sendika hakkında her şey için :
    http://www.oyuncularsendikasi.org/
  • kendilerine yöneltilen eleştirilerin birçoğuna katılsam da kuruluşunu olumlu karşıladığım sendika. belki bu sayede daha fazla oyuncu türkiyedeki sendikal mücadelenin ve emekçilerin sorunlarının farkına varır. dahası kendilerinin farkına varırlar.

    oyuncular bugüne kadar birçok zeminde sorunlarını dile getirdiler ve bence haklıydılar. ancak bu serzenişler toplum tarafından hep yadırgandı. çünkü oyuncular türkiyedeki emek mücadelesinde çok uzun zamandır ortada yoklar. bu konuda kurumsal, örgütlü ve güçlü bir ses çıkaramadılar. hal böyle olunca kendi talepleriyle toplumun önüne çıktıklarında şımarık çocuklar olarak algılandılar.

    işte bu sendika belki bu durumun değişmesine, oyuncular arasında sınıfsal bir bilinç gelişmesine, toplumla oyuncuların birbirlerine gerçekten yakınlaşmasına aracılık edebilir. umutla takip edelim ettirelim.
  • diziyle yatıp diziyle kalkan bir ülkede zaten çoktan kurulmuş olması gereken bir oluşumdu. gönüllülerin üstün çabaları sayesinde kuruldu.

    baktığınız zaman, oturtmaya çalıştıkları sistemden yine en çok parayı kazanacak olanlar hali hazırda bugün bölüm başı en çok parayı alan oyuncular (hatta birçoklarımızın oyuncu olarak görmediği pınar altuğ gibi isimler), tamam. ama yine de herkes için adalet getirecek bir proje olduğu ortada. yapımcılar günümüz telifsizliğinde ne kadar kötü adam olarak gösterilebilir bilmiyorum. zira onlar da dizileri sipariş eden kanalların emrine amadeler. ama amerika'da yıllar önce çektiği dizinin telifleriyle hayatını krallar gibi sürdüren oyuncular varken türkiye'de de bunun gerçekleşme ihtimali (çalışmadan krallar gibi yaşamaları değil, hakları olan payı almaları) ve bu konuda çalışmaların olduğunu bilmek mutluluk verici.

    zamanlama kötünün iyisi diyelim. türk dizileri yavaş yavaş standartlarını yükseltir (ancak nispeten popülerliklerini yitirir ve eski, atıyorum, asmalı konak benzeri fenomenler oluşturamaz ve çok daha çabuk unutulup giderken) ve ufaktan dvd piyasasına adım atarken (üzerinde "öpüşme sahnesi bu dvd'de" etiketiyle piyasaya çıkan aşk-ı memnu dvd'leri satmadı mı acaba? ben bir ezel seti bekliyordum halbuki) oyuncuların kendilerini koruma altına almaları kaçınılmaz bir istek. bölüm başı binlerce tl kazandıkları için ve yine de şımarıklıkla suçlandıkları içinse ben onlar adına üzülüyorum. yurtdışında her umutsuz ev kadını sezon başı çektiği kırk dakikalık yirmi üç bölümden her biri için 350.000 dolardan fazla para alırken (ki bunların yanında dvd satışları, online yayınlar, sponsorluk anlaşmaları, lisanslı ürünlerden gelen paralar da var) bizim oyuncuların (mesela nurgül yeşilçay ve özgü namal gibi a-list olarak tabir edeceğimiz oyuncuların) seksen dakikalık otuz dokuz bölümün her biri için 50.000-70.000 para almalarını ben sadece sektörün bir cilvesi olarak görüyorum. bu para ne olursa olsun bence bırakın bir oyuncuya, herhangi bir maaşlı çalışana verilmemesi gereken uçuklukta bir para. ama örneğin futbolda ne gibi paralar döndüğünü göz önünde bulundurursak ve bir çoğumuzun bunlara gıkımızı çıkarmadığı da aklımıza gelirse bence oyunculara daha fazla empatiyle yaklaşabiliriz. üstelik şikayet ettiğimiz, ya da itiraf edelim kıskandığımız, uçuk paraları kazanan oyuncular zaten bir elin parmaklarını geçmiyor. tanıtım filminden anladığım kadarıyla sendikanın kurulması aşamasında canla başla çalışan oyuncuların çoğu (tuba erdem, şebnem sönmez, mehmet ali alabora, janset) uzun zamandır yeni dizi yapmayan isimler. bu neden kıymetli derseniz, kısa vadede ellerine geçecek maddi bir kar olmamasına rağmen bu oluşum için canlarını dişlerine takmış görünüyorlar. açıkçası türkiye'de bu saatten sonra tuba erdem'in "7 numara" tekrarlarından telif alması ütopik gözükse de (trt en azından yayın haklarını sattığında paranın bir kısmını oyunculara dağıtabilirdi, ama nerde?) bundan sonraki dizilerin yapım aşamasıda sendikanın ağırlığı önemli bir rol oynayacaktır.

    tabii ki sendika sadece dizi oyuncularını koruma derdinde değil. ama kabul etmek gerekiyor ki korunmaya en çok ihtiyacı olan kesim dizi oyuncuları. bu yüzdendir ki üzerinde en çok kafa yorulması gereken alan da bu.

    sadece telif konusunda değil, çalışma koşulları, işten çıkarılma şartları (günümüz türkiye'sinde en ufak bir pürüz yarattığınızda senaryoda pat diye öldürülebiliyorsunuz. sorun bakalım amerika'da bir oyuncuyu diziden çıkartmak öyle kolay mı? uzağa gitmeyin, conan o'brien'ın nbc'den ayrılış macerasını inceleyin hiç olmazsa), bölüm ücretlerinin ödenmemesi ve benzeri birçok sorunda oyuncunun bir diva ya da kaprisli bir yakışıklı olarak görülmeden şikayetlerini dilegetirebilmelerini sağlayacak bir platform olmasını diliyorum.

    şöyle bir eleştiri getirebilirim. biraz daha ciddi bir imaj çizmeleri gerektiğini düşünüyorum. bütün oyuncular toplanmış da parti yapmış izlenimi uyandırıyorlar zaman zaman. hele ki "gelin kahve içelim" içerikli tweet'leri ve her yeni üyenin yeniden tasarladığı logo projeleriyle. hani arkadaşlar bir fikir bulmuş, hadi eğlenelim ciddiyetinde gibi gözüküyorlar, ki öyle olmadıklarını tahmin ediyor ve diliyorum. eylül'de yapacakları genel kurul sonrası atacakları ilk somut adımlarla asıl kimlikleri belirlenecektir elbet, ama dışarıdan ve oyuncu olmayan bir gözle söyleyebilirim ki sanki sırf "sendikalıyız" demek için, hepimiz biriz demek için toplanmış gibi duruyorlar bazen.

    yine de defalarca yinelemekte yarar var. yapmayı hayal ettikleri şeyler, türkiye'deki sektörü kökten değiştirecektir, eğer başarırlarsa. agresif adımlar mı izleyecekler, yoksa masaya oturup konuşmayı mı deneyecekler bilmiyorum. açıkçası murat yıldırım gibi bir oyuncu, sırf sendikaya üye oldu diye binlerce tl'lik işinde greve gitmek istemeyebilir. ama böylesi marjinal bir tepki vermeden istenilen elde edilemeyebilir de. bence amerikan yazarlar grevini yakından incelemekte fayda var.

    sektörden olmayan ama sektöre aşık, mümkün olduğunca yakından takip etmeye çalışan biri olarak bir sonraki adımlarını merakla bekliyorum. artık pozitif enerji mi, artı karma mı neyse ondan da gönderiyorum kendilerine. elimden bu kadarı geliyor. bir dizide beş dakika oynasam da üye olmaya hak mı kazansam? kalp gözü oyuncuları sayılıyor mu ki acep?
  • lümpenlerden oluşan sendikadır, bir iki yıla kalmaz egolarından birbirlerine girerler. bu ülkede işçiler bile sendikacılığı beceremezken, tüm insani ilişkileri bir iş kapabilmek adına karşılıklı menfaat ilişkisi üzerine kurulu oyunculardan gerçekten sosyal haklar uğruna mücadele eden bir sendika beklemek hayalcilik olur.
  • epeyce göt dolu bi sektörde yürekli/onurlu/isabetli bi girişimdir.
    bu toplumdaki her türlü iyi/güzel/insani örgütlenmelere, toparlanmalara musallat olmaya kalkan 'kifayetsiz mendebur soylular' ona da laf ediyorlar bir yıldır...
    onlar ise -duyduğuma göre- güle eğlene örgütleniyorlarmış.
  • eminim söyleyecekleri haklı bir iki noktaya sahip üyelerden oluşan sendika. evet çalışma şartları çok ağır, bir dizi 2 saat sürüyor, gece gündüz çekim yapılıyor. ancak benim gördüğüm, konuyla alakalı şikayet eden yüzler, bu kadar emeğin hakkını alan tipler. başka insanların koşullarıyla kıyaslayıp bu sendikanın yüzlerini eleştirmek gerçekten haksızlık ama demek ki bir imaj ve mesaj iletme sıkıntıları var.

    ayrıca kamerea arkasında çalışan köle arkadaşlarım da var. sıkıyorsa seslerini çıkarsınlar, yüzlerce de alternatifleri var. dediğim gibi bunları söyleyip siz ne konuşuyorsunuz be demek de haksızlıktır.
  • http://www.haberturk.com/…allesmek-icin-mi-kurdunuz

    http://www.oyuncularsendikasi.org/…sinin_yaniti.pdf

    disiplin kururu hala karar bir veremedi mi? ushan çakır'ın, beste bereket'in üyeliği feshedilmedi mi? ya da belki üye değildiler, ama asla olamaz üyemiz olamazlar, kınıyoruz tarzı bir boykot da gelseydi?

    onur ünlü son filminin galasında u.ç. ile yan yana pozlar verirken kimse tepki göstermiyor mu? u.ç.'nin dayak attıktan sonra eli kolu serbest dolaştığı, galalarda utanmadan boy gösterdiği sadece birkaç kişinin mi dikkatini çekiyor? bu adamın hapiste olması gerekmez miydi?!?

    http://www.sabah.de/…en-kovuldu-filmde-kadroda.html

    onur ünlü eflatun'da diye aidat almak dışında hiçbir işi olmayan tesiyap mı sorumlu ondan yani? oyuncular sendikası bütün sanatçıları, dansçıları, set çalışanlarını vs. kapsıyor da yönetmen ve yapımcılara karşı tepkisiz mi kalıyor, bir yaptırımı yok mu? tüm üyelerine bundan sonra bu adamla çalışmayacaksınız dedirtemiyor mu? yine parayı veren düdüğü çalıyor anlaşılan...

    bir oyuncu çalışmaya, işini yapmaya giderken, can güvenliğinden emin olamıyorsa ne anladım sendikasından...
  • sgk ve oyuncular sendikası'nın ortak düzenlediği sanatçılar için sigortalılık bilgilendirme toplantısında sgk istanbul il müdür yardımcılarından ersin umdu, oyuncular sendikası için şöyle dedi:"ben bu eleştiriyi kabul edemeyeceğim. bundan evvel sendikalar masasında da görev aldığım için meslek hayatımda çok sendika ile karşılaştım ve açıkça söyleyebilirm ki oyuncular sendikası bugüne kadar gördüğüm tüm sendikalar içinde en planlı ilerleyen, en ciddi çalışan, felsefesine ve yoluna en bağlı ve en dokunur işler yapan sendikadır."

    (hatırlatması için , alkışlar kedikara'ya)