şükela:  tümü | bugün
  • a. mankenlerin yuzyillarca ders alsalar bile asla kiviramayacaklari,* ancak gunumuz $artlarinda iyice ayaga du$urdukleri kavram-meslek.
    b. evdeki cocuk ya da evcil hayvanin, her b.ktan bi oyun cikarma ozelligi.
  • peter brook der ki oyunculuk butun kalbinle yalan soyleme sanatidir.
  • oyuncu olma işi. ya da içine oyuncu konulan kap. ilki daha mantıklı sanırım.
  • oyun gücü anlamıda vardır.
    "onun oyunculuğu tartışılmaz.." gibi.
  • haluk bilginerin şöyle bir sözü var:
    "zor olan oyunculuğu öğrenmek değil, oyunculuğu öğrendikten sonra oynamamayı becerebilmektir."
  • içinde yer almaya çalıştığım sanat.
  • oyunculuk hisleri gosterme/ ve hatta yeri geldiginde gostermemedeki beceridir.

    ornegin size kizginmis gibi yap derler. kizdiginizda yaptiginiz sey, bagirmak, kaşlari catmak, belki kizarmak vb disa vurumlardir. bunlari yapabilmek kolaydir. hemen herkes bunu yapabilir ogrenebilir.

    ama iyi oyunculuk bu demek degildir. iyi oyuncu ingilizcedeki emotion(hislerin disa vurumu) ile feeling(his)i ayni anda yasayan kisidir. soyle ki, emotion, karmasik degildir. kizginlik ifadesini gostermek komplike degildir, ama o kizginligin altinda yatan hisler yani ezilmislik, alaya alinmislik, kirginlik, kendine guvensizlik, sevgisizlik vb. hislerin her birini yansitmak zordur. iyi oyuncu, bizi gercek olduguna inandirir, kotu oyuncu sadece oyuncu olduguna inandirir. bir al pacinoornegin, oynarken hem emotion hem de feeling'i verebilir. adamin yuzunde kizginligi aninda aklindan gecen ve kizginligi yaratan tum sebepleri bir bir okursunuz. rolunun icine girer, rolunun karakteri olur. bu siradisi, iyi oyuncunun yaptigidir. kalbinizde hissedersiniz adamin duygularini. inandirir.
  • sonu gelmeyen, günlük hayatta yaşanılan duygular kombinasyonları ve çeşitlemeleri kamera önünde veya arkasında extra sağında solunda yansıtmak.
  • son yıllardaki dizilerle birlikte alakalı alakasız herkesin kazanabildiği sıfat.