şükela:  tümü | bugün
  • tiyatro, dizi, sinema vs. her dalda oynayan kişiye verilen adı olan oyunculuğun sektör olamaması durumudur.

    piyasa olarak kalmıştır. bu ayrımı anlamak için şöyle bir örnek verelim; doktorların ya da avukatların yaptıkları işe göre belirledikleri fiyatlar vardır ve bu rakamlar üç aşağı beş yukarı yakın rakamlardır. fakat oyunculuk üç yüz bin dolar aşağı üç milyon dolar yukarı denecek kadar uçurum vardır.

    ya da şöyle söyleyeyim; sen doktordan doktorluk yapmasını, avukattan da avukatlık yapmasını beklerken, oyuncudan her bir şey beklenir. yapmasan da işsiz kalırsın. hakkını savunacak kimsen de yoktur.

    bir kaç sendika vs. adım atsa da ülkemizde maalesef pek yetkin ve etkin değillerdir.

    bu sebeple oyunculuğu herkes yapabilir, her bütçede oynanabilir, her proje de oynatılabilirsin.

    devlet bile kadrolu sanatçıları dışında -ki onları da bir an önce emekli yapma derdindeler- sözleşmeli mezun sanatçılarına oyun başı verdiği ücretle geçinmesini bekliyor. verdikleri ücretin toplamı asgari ücretten bile düşük. yani bu ne demek oluyor, devlet bile oyunculuğu bir meslek, bir sektör olarak görmüyor.

    velhasıl devlet bile oyunculuğa hobi olarak bakıyor.

    yapım şirketlerinin işine geldiği için de kimse işsiz kalırım korkusundan sesini çıkaramıyor.

    uçurum hakkında bir kaç örnek daha vermek gerekirse; diyelim ki bir reklam filminde kıvanç ya da fahriye evcenle karşılıklı oynayan bir konservatuvar mezunu oyunculuğu meslek olarak seçmiş arkadaşımız oynamaktadır. kıvanç ya da fahriye 2,5-3 milyon dolar arası konuşurken karşısındakine 1-3 bin tl verilmektedir. ve bu adaletsizliğe kimse ses çıkaramamaktadır.

    bazı idealist oyuncular düşük bütçeli işlere gitmezler ama bu durum da en fazla 3-4 yıl sürüyor. sonrasında kira derdi vs. derken hoop yapımcının kucağında bitiyorlar maalesef.

    sektör demeyi çok isterdim ama değil bu yüzden piyasada uzun yıllar çalışmış, şimdilerde işi bırakıp esnafvari bir şekilde hayatımı idame ettiren biri olarak yazdım bunları.

    çünkü insanda iş yapma zevki dahi bırakmıyorlar.

    çözüm önerim; en azından lisans eğitimi olan oyuncu dostlar bir çatı altında toplanıp kendi içlerinde bir yönetim kurulu oluşturarak haklarını arayıp, birlikte hareket etmeleridir. yalnız burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var. biri kesinlikle yönetim kurulunun kararları dışında iş almamaları, yapmamaları diğeri ise aralarına lisans eğitimi oyunculuk olmayanları almamaları..

    bu konu dizi, sinema vs. hadi neyse diye bakılırken tiyatro sahnelerine kadar taşmış bir durum olması ise içler acısı bir durumdur.