şükela:  tümü | bugün
  • adam fawer kitabı. yazarın daha önce empati kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim. bu kitabı ise bitiremedim bile. modern bir oz büyücüsü yorumu olduğunu anlayana kadar okuyabildim ancak. hiç yakıştıramadım kendisine. ricayla yazılan kitap da ancak bu kadar olurdu. içinden gelmiyorsa yazma kardeşim gözünü seveyim. önsözde türkiye'deki hayran kitlesiyle ilgili bir şeyler yazmış, teşekkür falan etmiş. ağzımıza sıçtın yani böyle mi teşekkür edilir?
  • (bkz: simon adebisi) gibi bir oyuncuyu çıkartmış tüm zamanların en iyi dizilerinden biridir.
  • kagit bardaklarin uzerinde yaziyor bu ama ben bugune kadar kagidin kalinligi gibi bir sey saniyordum.

    sanirim cok yanlis geldim ama dogrusunu da bulamadim.
  • ozman, o zamanın hızlı ve tiki söylenişi. aynı riciderim gibi. sesletimi oz'man vurgu yapısında.

    (bkz: the wizard of oz), oz büyücüsü
  • 2016 yılında baştan sona izlediğim ve izlediğim en iyi dizinin bölümlerini bir iki gündür gözden geçiriyorum. çocukken cine5 te denk gelirdim ama ekran çok fazla mavi ve gri sahneli diye hiç ilgilenmezdim.
    diziye söylenecek laf çok konusu, toplumsal olaylara bakışı. karakterleri, ikiz kuleler yıkılmadan önceki amerikanın tv şovunda çok güçlü karizmatik müslüman karakter var; dizinin en baba 5 tipinden biri (bkz: kareem said)
    benim favorim ise tabi ki (bkz: simon adebisi)
  • benim için tüm zamanların en iyi hapishane temalı dizisidir. hapishane gerçeklerini ciddi anlamda bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. ilk başlarda insanın biraz kanı çekilmiyor değil ama gittikçe alışıyorsun. iki kez bitirdim ve ikinci izleyişimde aslında ne kadar fazla büyük oyuncu barındırdığını farkettim. hepsinin gençlik hallerini izlemek ayrı bir keyifti. özellikle j.k. simmons’un oyunculuğu takdire şayan. bunların dışında dizinin her bölümü bir saati deviriyor. yine ilk başlarda eski bir yapım olması ve çekimlerden kaynaklı sıkılma söz konusu ama bir kere bağlandıktan sonra da bırakamıyorsun. çok fazla favorim olmasına karşın; (bkz: cyril o’reily) tek geçerim.
  • gözlerimi mahvetmesine rağmen mecburen düşük kalite ile seyretmeye başladığım dizi. muhtemelen en baba porno filmde bile bu kadar penis çeşitliliği yoktur her karakterin aletini gözümüze sokarcasına gösteren dizi. merak ettiğim cine5 hiç sansür koyuyor muydu bu sahnelere? gerçi 90’larda rtük olmadığından türk filmleri bile oldukça cüretkardı bir nesil bu yüzden bozuldu
  • bu dizideki kurgunun güç aldığı birkaç şeyi buraya yazmak istiyorum. izahati sonraya saklayacağım;

    - dini kurgular ve referanslar
    - mitolojik kurgu ve referanslar
    - eşcinsellik ve biseksüellik
    - ironi ve dualite

    bazı isimler dikkatle seçilmiştir, mesela vali devlin -> devil, chris keller -> christ killer.

    dizide dikkatle izlerseniz, genel olarak sahneler tiyatraldir, mesela beecher'ın karısının intihar ettiğini öğrendiği sahnedeki mutsuzluğu ve vern schillinger'ın çocuksu mutluluğu, kötülüğün aşağılayıcı ve başkasının aşağılanmasından mutsuzluğundan zevk alma halini alması (bkz: schadenfreude)

    bir başka şey, oz'un bir yandan şeytanın avukatlığına savunup en uç olayları, sanki mitolojinin insan hayatındaki yansımaları gibi normalleştirmesi. mesela o'reilly'nin aşık olduğu kadının kocasını öldürtmesi, aynı kadının kocasıyla bombok bir ilişkisinin olması, kadının suçluluğu ve erkeğin suçluluğunun bir aşka dönüşmesi.
  • yıllar önce, her şeyin iyi ve güzel olduğu zamanlarda sevgilimle birlikte izlemeye başladığımız efsanevi dizi. bitirmek kısmet olmadı tabii. son 2 sezonunu halen daha izlemedim ve sanırım izlemeyeceğim de.
  • bir barry levinson harikası. gelmiş geçmiş en sevdiğim dizidir. cine 5’te çarşamba günleri yayınlanırdı. miguel alvarez müthiş bir karakterdi. bir bölümde, kesici aletleri neşter kullanan bir doktordan daha iyi kullandığını söylemişti.