şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: ozalit)
  • cemil ozalit bir ozalitçidir. keza necdet ozalit de öyledir. ozalit işini yapan dükkanlara verilen isimdir diyebiliriz.
  • bu işi yapanlar maalesef otomobil hizmetlerinde olduğu gibi *** "ozalitçiden adam çıkmaz" dememize sebep vermektedirler. sanki ozalitçiler odası ilke kararları çıkmışçasına birkaç istisna hariç hepsi kaba, umursamaz, miskindir. şu aletler biraz daha uygun olsa, alsak şu cihazlardan, bitse bu çile, kapansa her biri ozalitçilerin.
    (bkz: necdet ozalit)
    (bkz: yunus ozalit)
    (bkz: cemil ozalit)
  • kağıt kusan makinelerin, katlanan paftaların, bilgisayarların, uykusuzluktan tanrıya bile diagonal bakan öğrencilerin kavşak noktası.

    sabahtan akşama kadar otursam, a1'e renkli çıktı alan dev plotterları gözümü kırpmadan izlerim. hele yeni çıkan kağıdın hafif sıcaklığı ve güzel çizilmiş bir projenin kalem kalınlıklarına dikkat etmek, yeni insanların gelip ellerindeki usb belleği yetkili kişiye verdikten sonra kendinden emin tavırlarla "şunlar a3'e, şunlar monokrom basılacak 90'lık kağıda, şunlar mat kağıda renkli olacak" gibi siparişler vermesine hayran hayran bakmaktır ozalitçilerin bendeki yansıması. elime geçen ilk fırsatta ben de yaparım. kağıt israfı olmayacak şekilde yan yana dizdiğim paftalar ve ortada kuş boku gibi kalan çizimlerden ziyade kağıdın tamamını kullandığım çizimler, bana ayrı bir keyif verir. çıktı aldıktan sonra, çizmiş olduğum şeyleri kağıdın üzerinde görmeyi severim. bir şeyler başardığımı gösterir, kağıtları a4 olacak şekilde nizami katlar ve ılık kağıt kokusuyla terk ederim ozalitçiyi.

    para kazanma telaşı olmasa, bedavaya çalışmak istediğim bir iştir.
  • buralarda çalışanlar sanki hayatlarından bezmiş, silah zoruyla çalıştırılıyormuş gibi suratsız mıymıntı, sünepe olurlar*. sanki siz "pardon, çıktı alınacak bir dosyam var." değil de, "afedersiniz, müsaitse ananızı sikebilir miyim?" demişcesine ayak sürüyerek işlerini yaparlar, ta ki bir cinnetin herşeyi hallettiği o ana kadar.
  • a1 istenilen paftayı ısrarla 50x70'e basma gibi bi huyları olan, aynı çıktının nasıl birbiriyle bu kadar alakasız fiyatlandırıldığını sisteme sahip (hele ki renkli çıktıda), çoğu zaman sinirden neredeyse ağlatan el mahkum haftanın en az 2 günü gidilen yer.
    (bkz: mimarlık öğrencisi olmak)
  • mimarlık fakültesinde okuyan tartışmasız tüm öğrencilerin, bir saniye bile olsa, mezun olduktan sonra yapabileceklerini düşündükleri meslek dalıdır. ceplerini yakmasından ötürü ozalit dükkanı açtıkları takdirde, mimarlıktan kazanacakları paradan çok daha fazlasını buradan kazanabileceklerine inanırlar.

    bu işi yapan insanlar özalitçi değil ozalitçilerdir, "o" ile yazılır ve telaffuz edilirler.

    öğrencilerle mutualist bir yaşam sürdürürler. zaman zaman parazit de yapabilmektedirler, ancak kanalı değiştirince bu problem de ortadan kalkar. öğrencinin en favori "kanalı", öğrenci kartıyla büyük indirim sağlayan biricik ozalitçi net copy centerdır.
  • stajyerlerin gözdesi olurlar.
  • biscolata erkeğine rakip çıkmıştır!
  • sözlükteki stajyerlerin dilinden düşmeyen kelime.