şükela:  tümü | bugün soru sor
  • genç diyebileceğimiz yaşta şairlerden birisi. aşkar dergisinde bir şiiri vardı. akatalpa'da da gözükmüştü sanırım.
    ilerisi için umut veren bir şiir sesi var bence.
  • şiirini sürekli geliştiriyor, imreniyorum kendisine. şiire bakışı, şiir hakkında kafa yoruşu, bir dizeyi kurmak için defalarca vazgeçişini görüyorum bazen. bakmayın bu kalabalık dergi ortamlarında birbirini şair ilan eden yeni dönem ibrahim sadri' lere, atak' lara, yavuz' culara. ozan iyidir, kendine ait bir söyleyiş peşinde bir şairdir, ve evet tanırım, tanımaktan gurur duyduğum şairlerden biridir ozan.

    "gel, gel, burası ikinci yeniyi aşmıyor" diyor ozan can türkmen, ben de onun şiirlerinde boy veren bir okuru olarak, yazacağı okyanus şiirleri bekliyorum.

    ozan can türkmen sıkı şairdir, nasılsa bir gün hepiniz bileceksiniz.
  • 'az önceki oda' isimli şiir kitabı ile sonunda insanları şiirlerini bir kitaptan okuma şerefine nail etmiş arkadaşım. "bunlar daha iyi günleriniz yeraltiadami1 hanımefendi" diyerek doğumgünü kutlayan, şiirleri mutlaka okunası güzel insan.
  • k24'te söyleşisi yayınlanan şair.

    "şiirlerinde bir türkiye panoraması da çizen ozan can türkmen, yakından bakıldığında bize çok uzak olmayan sözcüklerle ve temalarla şiirini kurup okuruna sesleniyor. şiirlerinde farklı tekniklerle anlatımı gözleyen ve bu anlatım teknikleriyle ele aldığı temaları perçinleyen türkmen ile ilk kitabı az önceki oda odağında şehir, şiir, zaman konuları, hâlihazırda şiir yayıncılığı ve güncel şiir meseleleri hakkında konuştuk."

    http://t24.com.tr/k24/yazi/ozan-can-turkmen,1754
  • kendisi hakkında söylenebilecek tek kesin şey şair olmadığıdır. küçük iskender'in anlamsız olanı. o kadar yani.
  • you will kill a beast one day ya da eski şiirin cızırtısıyla diye adlandırabileceğiniz bir şiiri vardır. 2018'in en iyi şeyleri listesinde baş sırada yer alır, şöyle:

    "
    tavşan gibi bir şey olmadığı için*
    öylece kucağına veremiyorum.
    elimle işaret edip işte orada
    ama hemen bak arkanda
    herhangi bir koşulda
    insan olmaya merhametim yatıyor.

    ya şehirler çıkarıyorlar topraktan cesetlerle
    ya durmadan bir imparatorlukları çöküyor.
    haftalarca hiçbir şey olmuyor sanki
    sonra birden raflardan bardaklar dökülüyor.

    öpüşmemişiz de yüzlerimiz
    birbirine değmiş gibi yakından
    dans ortasında, canlı yayında, sonrasında
    dikkat çeken dudakları okunan
    seni birinden duydum bir filmde gördüm veya

    uyar silah kullanmak öğretirmiş yalan dolan siktret
    sen kimseyi vuramazsın başka kalkanlar bulacağım yanına
    kusursuz burunlarıyla eğitimli tazılar
    neden karton tavşanların peşinde koşar
    daha incelikli beceriler mesela
    duyguyu durdurmak, ilerletmek
    geri almak hatta ben
    bunları öğretirim sana.

    nefesin çekik gözlerin hazırda
    karnında zeytin çekirdekleri
    düşe
    kalka kapıdan geçiriyorlar
    tepemizde lamba dolaştırıyor birileri
    dört adam kollarıyla kumaşlar ölçüyorlar
    ikisi tanrı isimleri ezberliyor
    benim rüyalarımı sayıklıyor biri.

    cihat kendi yazdığı reçeteyi
    viyanalıya imzalatmaya çalışıyor bu ara
    sarı mayısta evleniyor
    babam ağustosta emekli
    ben akaretler yokuşunu tırmanıyorum.
    saat başında biniyorum kaçırırsam kırkbeşi
    param olursa özlem gideriyorum
    ve ömür boyu taşıyacağım bir çekyatı
    sırtımda deniyorum halatlarla

    senden istediğim
    dünyanın ortasında bir çit kısa
    inanç belli ki yalan olana
    kimseden istenmeyecek bir iyilik.

    beni bul
    elime bir heves bile
    sırtıma bir mühür vur.
    adımı söyle bana bilinmeyen adlarımı
    de ki
    dünya dünya dönecek
    zeytin zeytin büyüyecek ve
    you will kill a beast one day.

    ne dedin? tekrar söyle
    nasıl mıyım?

    değilim."