şükela:  tümü | bugün
  • iki yetişkin insanın bu tür olaylara karışıp üstüne çocuk gibi hareketlerde bulunması benim çok tuhafıma gidiyor.
    sevmiyorsan ayrılırsın hata mı yaptı konuşursun düzelmiyor mu bırakırsın nedir bu çoğu kişide bulunan şiddete meyilli olmak anlamış değilim.
    fotoğraflara baktımda kadın resmen perişan olmuş yani yazık günah. çok merak ediyorum bu kadın ne yapmış olabilir diye.

    daha bir kaç ay önce görünce kalbinin attığı birine yumruk atmak ne bileyim değişik bir piskoloji. hadi diyelim sinirlendin vurdun özür dilersin affedilir ama abi şu haberlere bi bak sanırım sırf gündeme gelmek için verilen pozlar.
  • telefon kayıtları mahkemeye gelemiyor mu diye sordurtan ifade. iki taraftan biri ağır saçmalıyor.
  • aramızda hala hangi sitelerden link verilmeyeceğini öğrenemeyenler olduğunu gösteren olay.
    onedio
    turkuvaz medya
    sözcü (edit: reklam engellemeye izin vermemesinden kaynaklı olarak)
    gözünüzü seveyim şu sitelerden link veriyorsanız bi zahmet entrye kopi peyst yapıverin, üşenmeyin.
    edit: ısrarla yapmayacak, anlaşıldı. ben kendimi feda ediyorum (not: herhangi bir yorum katılmamıştır)

    "12 haziran'da ozan bey ve deniz hanım'ın bir yemek programları vardı. ben, çifti ve deniz hanım'ın arkadaşı erdem bey'i bomonti'de bir mekana bıraktım. saat 22:30 sularında geri aldım. deniz'in arkadaşı erdem bey'i mecidiyeköy'de bir arkadaşının evine bırakıp ozan bey'in arkadaşı ramazan'ın evine çay içmeye gittik. ben de çiftle birlikte yukarı çay içmeye çıktım. ramazan bey eski kız arkadaşından konu açtı" diyen hasan d., şöyle devam etti:

    deniz hanım da ozan bey'le tanıştığında bir sevgilisi olduğunu ozan'la ilişkiye başladıklarında ayrıldıklarını söyleyince ozan bey bozuldu. 'istersen nasıl birlikte olduğumuzu da anlat' dedi. ozan bey bozuldu ama konu kapandı ve başka konulardan sohbet etmeye devam ettiler. ben saat 01:00 sularında deniz hanım ve ozan güven'i eve bırakıp ayrıldım. gecenin üç sıralarında yeniden telefonum çaldı. ozan bey, deniz hanım'ı eve bırakmamı istedi. ben geldiğimde deniz hanım kapının önünde bekliyordu. arabaya bindiğinde bir şeyler olduğunu fark ettim. 'ne oldu?' diye sorduğumda, deniz hanım bana 'çok fena tartıştık. ozan yaralandı. hemen arkadaşlarını ara, ben bir şey yapmadım' demeye başladı."
    'ozan bey yaralı' deyince eve geri döndüm. arabayı park edip deniz hanım'a aracın içerisinde beklemesini söyledim. eve gittiğimde ozan bey perişan haldeydi. yüzü gözü çizik içinde, parçalanmış ve mahvolmuş durumdaydı. 'doktora gidelim' dedim fakat kabul etmedi, 'sen deniz'i eve götür' dedi.

    ben deniz hanım'ın yanına gittiğimde benden içeride kalan bazı eşyalarını almamı istedi. ben de bilgisayar ve şarj aleti gibi eşyalarını deniz hanım'a bıraktım. bu arada deniz hanım bana 'inan ben bir şey yapmadım' diye 3-4 kez tekrarladı. benzinliğe geri döndüğümüzde deniz hanım için su aldım, kendisini arkadaşın evine bırakmamı istedi.
    "zincirlikuyu'ya geldiğimizde polis çevirmesi vardı. polis bizi çevirdi, gerekli incelemeyi yaptıktan sonra yola devam ettik. sabah saatlerinde deniz hanım beni aradı. 'ozan nasıl oldu? yanında biri var mı?' diye sordu. ertesi gün deniz hanım beni yeniden aradı bursa'ya gitmek için. ozan bey'in arabalarından birini istedi. ozan güven'in volvo marka aracını kendisine götürdüm. ozan bey'le görüşmek istediğini söyledi.

    ben ozan bey'e söylediğimde ozan bey, deniz hanım'la görüşmek istemediğini belirtti. bunun üzerine deniz hanım 'o zaman benimle görüşmezse karakola giderim' şeklinde söylemlerde bulundu. sonra öğrendiğimde ozan bey, deniz hanım'ın kendisinden şikayetçi olduğunu söyledi."
  • (bkz: #109684000) bunu yazdığım için deli gibi eksi yemiştim.

    burada tekrar söylüyorum her iki taraf da doğru söylemiyor olabilir. buradan insanları linç etmek doğru değil. mahkeme kararı olsa ve bu karar tartışılsa anlarım ama daha şimdiden zaten ozan şöyle, deniz böyle vb. ifadelerle insanların hayatlarıyla oynamış oluyorsunuz.

    tanım: mahkeme kararı beklenmesi gereken, öncesinde suçlayıcı yazılar yazılmaması gereken olay. hatta belki mahkemeye bile gerek kalmadan çift kendi arasında çözebilir.
  • (bkz: şoför)
  • "eski sevgili" ayrıntısı çok adice olmuş. umarım hapse girer göz morartan taraf. normalde erkek tarafını tutarım ama nedense bu olayda kız tarafını tutuyorum:)
  • ‘kadının beyanı esastır’ diyerek erkekleri silkelemeye çalışan sistemin içinde erkek ne dese fayda etmiyor

    bundan daha basit bir tokat olayımı paylaşmıştım ve bende bi ton linç yemiştim ama o tokat olayının altında yatanları kimse dikkate almamış,
    benimde aldığım darbeleri kimse umursamamıştı hatta aldığım darp raporunu savcı dosyadan çıkarmış denilerek zorla uzlaşmaya yöneltilmiştim
    neden çünkü ‘kadının beyanı esastı’ ve tokat atmıştım

    şimdi ortaya şahitler ses kayıtları yazışmalar vs çıktıkça ve çıkmaya devam ettikçe ‘kadının beyanı esastır’ denen kokuşmuş sistem son bulacak mı tabiki hayır

    şiddeti kesinlikle tasvip etmiyorum fakat şiddetin tek taraflı olmadığını herkesin o küçük beynine sokması gerekiyor

    bir kez daha söylüyorum;
    ben böyle sistemin içine sokayım
  • umarım gerçektir. çünkü bu gerizekalı ortadoğululara linç etmenin kötü bir şey olduğunu asla anlatamıyoruz. daha kötüsü kendilerini çok farklı falan görüyorlar ama bildiğin çomar. o kadar çok istiyorum ki bu adam suçsuz çıksında şunlar göt olsun.

    edit: `#110006076' hayır erkekle empatiden kaynaklı değil çok afedersin sokarım öyle empatiye. linç kültüründen kaynaklı sizin keyfinizi kaçırsada kimseyi linç ettirmemek sade bir vatandaşın görevidir. bununla ilgilenen merci ben değilim devlettir. devletin hiç bir kurumuna güven kalmamasından kaynaklı size hak versem de linç ile adaleti karıştırmanızdan dolayı da duracağım yeri çok iyi biliyorum. yargısız infaz yapan kadın örgütlerinin işler sanıldığı gibi çıkmayınca nasıl ''erkek kişisinden'' özür dilediklerini gözlerimle gördüm. o yüzden biraz olsun bekleyin.
  • bu olay ilk duyuldugundan beri sunu yazasim geliyor...

    "günümüzde dayagi nefret kampanyasiyla cesitli insanlari linc etme sebebi olarak kullaniyor insanlar. duyar kasmanin, pembe götlülügün ve prim yapmanin en ucuz en kolay yolu. sizlere aci gercegi hatirlatacagim:

    1- insanlar zannettiginiz kadar iyi yaratiklar degildir.
    2- dayak, siz ne kadar pembe götlülük yapsaniz da bir terbiye metodudur
    3- ve evet, siz ne kadar pembe götlülük yapsaniz da, dayak ise yarar.

    annesinden, babasindan fiske yememis cok insan vardir. ama yemis insan da coktur. ne oldu ? travma icinde misiniz fiske yiyenler ? yoksa o kirdiginiz vazonun ne kadar degerli oldugunu anladiniz ve salonda top oynamayi biraktiniz mi ? biraktiniz degil mi ? ya... öyle iste.

    dayak fetisi degilim ama bu kadar da ilik götlülük yapmayin.

    olayla ilgisi ne ? ilgisi su,

    birisi birisine dayak atiyorsa bunun bir sebebi de olabilir ve zannettiginiz kadar kötü birsey olmayabilir. hele de böyle ünsüz bir kadin ünlü birinden dayak yedim diye ortaya cikiyorsa elinize tuzu alip da pesine kosmayin, insanlar haindir, sahtekardir... kaliverirsiniz ortada. bir bekleyin bakalim, nedir nedendir az ciksin ortaya. soförün ifadesine göre ozan güven de bu kadindan baya bir siddet görmüs anlasilan. yani hatta "dayak" degil "kavga" var anlasilan ama adami linc etti bile ilik götlüler coktan.

    tekrar edelim,

    1- dayak o kadar da kötü birsey degildir. gereginde terbiye edicidir. yemedik, yemeyiz, atmayiz diye de sallamayin. olur da gerekir. bilemezsiniz.
    2- her dayak haberine de direk linc yapmayin. az bekleyin nedir ne degildir ortaya ciksin.
  • bu şoför ozan'ın paralı çalışanı ve onun için çalışmaya devam ediyor, çıkıp da ozan bu kadını dövdü diyebilir mi? yine ozan'ın avukatının yönlendirmeleri doğrultusunda çok etliye sütlüye karışmayıp kadına kötü kadın imalarında bulunan bir ifade vermiş, bu ifade sadece ozan'ın taktiğini anlamak için önemli.

    ifadedeki boşluklara bakın. bu şoför, kadın arabaya bindiğinde yüzü o an şiş miydi değil miydi bahsetmiyor, eğer o an dayak yenmemiş olsaydı özellikle söylerdi. basına sızdırılacak ifadede alakasız bir şekilde kadının önceden sevgilisi olduğundan bahsediliyor. şiddet davalarında daha önce gördüğümüz gibi erkek tarafın avukatları hep kadının itibarını hedef alarak halkın gözünde zemin elde etmeye çalışıyor. sanırım ünsüz insanların davasında burdan verim alıyorlar ancak medyaya mal olmuş bir davada bu taktik yemez.

    elde çok fena dövülmüş bir kadın ve kolları çizildiği belli olsun diye siyah beyaz efekti yapmış bir erkek var. adli tıp uzmanları, kollardaki çiziklerin boğma teşebbüsü olduğunu söylüyor. eğer olaylar kadının anlattığından farklı olsaydı çok daha gerçekçi kanıtlar sunulurdu, ben bu ifade ile kadının şiddet gördüğüne bir kez daha ikna oldum. zaten ozan bey daha önce basın mensuplarına da sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmuştu. keşke o zaman öfke kontrolü için tedavi olsaymış.