şükela:  tümü | bugün
  • ö.s.ö. olarak bilinen internet şairi.

    lakin yayınlarından çıkan benden kimseye bahsetme şiir kitabı ile hayal kırıklığına uğratsa da sevilir.

    sesi de pek güzeldir. ömür boyu şiir okusun istenendir.
    özellikle (bkz: tarık tufan) 'ın anna şiirini pek güzel seslendirmiştir.
    https://www.youtube.com/watch?v=q6t-_f_itie
  • sosyal medya şairi. ö.s.ö mahlasıyla yazmakta.

    "masanın üzerinde bıraktığın, hala saçının sıcaklığını taşıyan o küçük tokana, olur da bir erkek elini sürer, onu masanın diğer kenarına koymak maksadıyla.
    saçının kokusu parmaklarına siner, parmaklarına sinmiş kokun ile elini bilmeden dudağına götürür, kokun dudağına, saçın ağzından düşen nefese değer.
    ve bana neden öldürdün adamı derler. anlatırım gülerler.
    kokunu hiç bilmezler !.."
  • '' her gün biraz daha acır sonra, biraz daha ve biraz daha..
    ama en sonunda ne olur biliyor musunuz..
    geçmez..
    geçti sanırsın ama, geçmez..
    örneğin, alışverişe çıkarsın bir mağazaya girersin..
    öyle bir şarkı çalmaya başlar ki..
    hatırlatır,dağıtır..
    geçmez..
    geçer sanırsın ama geçmez..
    daha az akla gelmeye başlar, alışıyorum galiba dersin..
    arkadaşlardan biri görmüştür onu..
    biriyle bir yerde bir şeyler içerken..
    boğazın kurur, yutkunamazsın..
    ama geçmez..

    geçer sanırsın ama geçmez..
    telefonun ekranında duvar kağıdı değildir artık,
    kendinden bile sakladığın bir fotoğrafını görürsün aklındaki galeride..
    gözüne çarpar, hatırlatır..
    vurur, geçmez..

    rehberden adını silmişsindir,
    numara aklından geçip gitmez..

    oturduğu semtin otobüsü önünden geçer sen durakta gözlerin dolmuş beklerken..
    defalarca doğru durakta inme telaşı yaşadığın o toplu taşıma faaliyeti..
    gözden yaş taşırma hareketine döner..
    binmezsin,
    ama geçmez..

    geçti sanırsın,unuttum dersin..
    geçmez..

    adına bir filmde rastlarsın, alelade bir radyo programının canlı bağlantı kısmında..
    istek bir şarkı üzerine..
    “sezen aksu -vazgeçtim” talep olunmuştur..
    çalınır,geçilmez..

    acır,geçmez..

    birilerini öpüşürken gördüğünüzde gözünüze çarpan ani bir düşünce ile sarsılır dudağın bir başka dudağa geçme eylemi ve ardından gelen..
    o da birini öpüyor mudur acaba sorusu?
    ve muhtemeldir öpmesi..
    acır..kanar,
    geçmez..

    başka birini basmak istersin kanayan yaranıza..
    saçı onun gibidir,
    gözleri onunkiler gibi kocaman..
    sesi onunki gibi ince..
    bakarsın, gördüğün o değildir..
    hayal kırılır, parçalar esner..

    dağılır, ama geçmez..

    acır ama,

    geçmez..''
  • neye sığınabilirdim, ne nasıl içine saklayabilirdi beni? etrafımdaki kalabalık her gün biraz daha artarken ben daha da yalnızlaştım. tek başınalık bende yeni bir biçim yarattı. direniyordum, ya gelecekti, ya da ben ona gitmeyecektim. o gelmedi, ben gidemedim. başka birinin hayatının parçası olmak aslolan konuyu kapatır mı, "iyileşir miyim bir başkasına yeterince karışırsam" diye de düşündüm, yapamadım. onun eksiğini ondan başkası kapatamazdı. kendimi saç uçlarıma kadar uyuşturdum, tarihleri, günleri , yapmam gereken çok şeyi kenara ittim, ya hala direniyordum, ya da çoktan kaybetmiştim, nerede olduğumu bilmiyordum onun yanında değildim, bunu biliyordum, bununla yaşıyordum. avuçlarının içindeki çizgileri çok özlüyordum. ondan başka saklanacak yerim yoktu. ondan başka hiç bir şey yoktu.
  • korkma, ben seni korurum.ben seni kötü şarkılardan, canını acıtacak alışkanlıklardan, kötü filmlerden, ülkedeki amerikan yatırımlarından, saç döken şampuanlardan, diş mineni yeterince koruyamayan diş macunlarından, kalitelisinden daha pahalıya satılan ucuz markalardan,samimiyetsiz şaraplardan korurum.

    ben seni birbirimizi kaybetmemize neden olacak kalabalık, popüler caddelerden, iğrenç gişe filmlerinden, aklından geçmesi muhtemel her kötü olasılıktan, ampul rejiminden, polis gazından, yoldan geçen arabaların üzerine su sıçratmasından korurum.

    seni ben elif şafak kitaplarından, iğrenç televizyon dizilerinden, taraflı medya yayınlarından, iç karartan ana haber bültenlerinden de korurum.

    yahu ben seni, uyurken yüzünü gıdıklayan batteniyenden, plajda ayak parmaklarının arasına kaçan kumdan, açısı değiştiği için doğrudan yüzüne vuran güneşin ultraviyole ışınlardan, küresel ısınmadan, ekonomik çalkantılardan,sürdüğün ojenin tırnağının dışına taşmasından,taktığın saatin kolunda iz bırakmasından, bol peynirli olmayan bütün kahvaltılardan korurum..
    canım ben seni..
    sonra konuşuruz, olur mu?
  • "korkuyorum pat diye geleceksin bir gün
    ev dağınık, ben ölü
    mahçup olacağım sana. "