şükela:  tümü | bugün
  • koşan gezgin adıyla koşu ve bisiklet organizasyonları düzenleyen, zeytin koşuları organizasyonuna* kayıt yaptırma gafletinde bulunduğum, yaptığı organize olamayış ve sportmenlik dışı tavrı sebebiyle güven kaybını ziyadesiyle yaşatmış, itibarı ve sporcu ahlakı zedeli şahıs. koşu bloğunu burdan inceleyebilirsiniz ama itibar etmeyiniz.
  • 18 mart 2017 yılında bu şahıs tarafından izmir'in selçuk ilçesinin şirince köyünde düzenlenen (bkz: 18 mart zeytin koşuları efes ultra maratonu) organizasyonuna katılma hatasında bulundum. aynı gün aynı ilçede düzenlenen başka bir organizasyon daha vardı. katılımcılardan duyduğuma göre bu organizasyon, katılan her koşucuyu tatmin etmiş. iki koşuyu karıştırmama için bunu söyleme ihtiyacı duydum.
    şimdi koşu ile ilgili söyleyeceklerim var; koşunun başlamasına dakikalar kala insanlar ısınma hareketlerini tamamlamış, startı beklerken jandarma geldi. meğer adam jandarmadan, kaymakamlıktan, sağlık müdürlüğünden vs hiç bir yerden izin almamış organizasyon için. jandarma koşmanıza izin veremem. başınıza birşey gelirse ben sorumlu olurum zaten ambülans bile yok. ambülansın hazır beklemediği koşu organizasyonu mu olur dedi. herkes adamı arıyor, kimse ulaşamıyor. telefonları açmadı adam. bir organizasyon düşünün ki o organizasyonu düzenleyen adam o dakikada ortalıklarda yok, bildiğin arazi... neyse yurtdışından gelen koşucular var. adam kalmış isveç'ten hollanda' dan gelmiş, bari bu adamlara rezil olmayalım minvalinde yarım saatlik yalvarmadan sonra jandarmayı ikna etmeyi başardılar jandarmayı ikna etmeyi ve koşu başladı.
    kayıt öncesi internet sitesinde yer alan parkur ile alakası yok koştuğumuz parkurun. tamamen bambaşka bir parkur koştuk. yol üzerinde işaretler ya hiç yoktu ya da inanılmaz yetersiz seviyedeydi. az çok koşmuş olanlar bilir. normal bir organizasyonda 2,5/3 km aralıklar ile su istasyonu olur. hadi organizasyon biraz zayıf diyelim, en kötü 5 km aralıklar ile su istasyonu kesin vardır. bu koşunun 15 kmlik parkurunda bir tane bile su istasyonu yoktu. 7,5. kmde yani koşucuların geri dönmek zorunda oldukları noktada geri dönün işareti olarak çöp poşeti vardı. evet ağaca asılmış naylon bir çöp poşeti koşunun tam yarısına geldiğimizi ve geri dönmemiz gerektiğini belirten uyarıydı. bu dakikan sonra zaten yarış geyiğe sardı. önce insanlar rezilliği belgelemek için durup o poşetin önünde hatıra fotoğrafları çektirdiler. sonra motivasyonlar düştü yürüyüşler, geyikler durup durup şirince manzarasında poz vermelere döndü. allahtan köy yolu çok güzeldi de en azından seyir olarak günün güzel geçmesine vesile oldu. kimsenin başına birşey gelmemiş olması da büyük şans. zira yukarıda da belirttiğim gibi ortalıkta ambülans filan yoktu.
    ben karşıyaka' dan kalkıp gittiğim halde sinirden ölecektim. bir de istanbul'dan, ankara'dan gelenleri düşünün. isveç vardı ya isveç. adam isveç'ten gelmiş koşacağım diye. bir su tutanı yok koşu boyunca rezilliğe bakın. neyse demem o ki bu adamdan ve organizasyonlarından uzak durun. pişmanlıktır.
    peki neden bir yıl bekledin bunu yazmak için derseniz, anca yazar oldum odan. (burada gülücük var)
    tanım; organizasyonları hayal kırıklığı yaratan kişidir.