şükela:  tümü | bugün
  • bir ofiste tchibo cafissimo tabletlere büyük paralar veren kahve müptelası hamster misali çalışanlarken bir gün bir arkadaşın oze kahve'nin french vanilla'sını hediye etmesiyle dünyamız değişti. şöyle ki, cafisimo tabletler de brasil beleza ve ethiopia hastası olup sert kahveleri seven bizler, herhangi bir filtre kahvenin tadından tatmin olmuyorduk. hani filtre kahve içene nescafe nasıl gelir ise, bize de filtre kahve öyle geliyordu. ancak bir brasil tablet (tek içimlik) 84 kuruşa denk gelmekle bizce çok pahalıydı. arada kampanyadan 1+1 falan düşürdük ama, sanırım belirli bir müşteri hacmine ulaşınca o işleri bıraktılar. neyse efendim ne diyordum? oze kahve kahve işinin çok da yaygın olmadığı ülkemizde bu işe kaliteli kahveleriyle soyunmuş gözüküyor. bize gelen french vanilla 500 gr'lık pakette geldi ve iki haftadır 3-4 kişi içmemize rağmen henüz bitmedi. bu da 3 kişinin iki haftalık kahve maliyetini oldukça düşürdü. kardeşim bu kadar maliyet manyağıysan git ofisin nescafesinden iç diyebilirsiniz ama valla içilmiyor bu kahvelerin tadına vardıktan sonra.

    oze kahve'den demin bir chocolate rapsberry ve guatemala siparişi verdim. internet siteleri de fena durmuyor. deneyin derim. kahve meraklıları bu kıyağımı kahveden içince anlayacaklar. reklam kokan hareketler gibi algılanabilir, ama bugüne kadar ekşi sözlüğü eleştiri amacıyla sık sık kullanan ben, bu kadar yüksek kalitede kahve üreten bir türk firması hakkında olumlu düşüncülerimi de yazmam gerektiğini düşünüyorum. buyrun linki
  • ciddi anlamda kaliteli kahve markası. aromalı filtre kahve ihtiyacını başka başka firmalardan karşılıyordum, tavsiye sonucu gittim buraya. ankara'daki üretim yaptıkları, onların "mutfak" diye adlandırdıkları yere. öncelikle çok naif, nazik şekilde buyur edip, tüm aromaları denememi sağladılar. "ürün bu, hangisini alırsan al" tarzındaki firmalardan çok farklı şekilde yaklaşıp, daha kahveyi almadan gönlümü kazandılar. 5. bardak kahveden sonra istediğim aromaya karar verdim, çok da uygun bir fiyata aldım ve çıktım. velhasıl, -hemen hemen tüm markaları denemiş bir insan olarak söylüyorum- kahveleri çok çok kaliteli ve uygun fiyatlı. içim zevki tatmin edici. üstüne, nazik ve işinin ehli insanlar tarafından yönetiliyor. şiddetle tavsiye edilir. (bkz: daha ne olsun)
  • daha önce bu firmanın internet sitelerini yapan ajansta çalışıyordum. o zamanlar günde 6-7 bardak vanilyalı kahvelerinden içiyorduk tüm ofis olarak .. farklı bir işe geçtikten sonra starbucks'ın ve kafeingo gibi yerlerin neredeyse tüm kahvelerini denedim. biraz geç de olsa yine french vanilla siparişini verdim sonraki gün siparişim elime geçti. gerçekten böyle bir tad yok. aromalarına kadar kendi üretimleri olduğunu öğrendikten sonra daha fazla şaşırıyor insan. şiddetle tavsiye edebilirim.

    ankara'ya gittiğimde ilk ziyaret edeceğim yerlerden bir tanesi olacak kesinlikle.
  • bugün benim için vefa günü.

    o yüzden size aslında uzun zamandır kahve kavuran ve kahveye dair her limanda gemisi bulunan, piyasadaki pek çok mekânda bugüne dek bilmeden kahvelerini içtiğimiz oze kahve hakkındaki izlenim ve düşüncelerimi aktaracağım. ama her hikâye anlatıcı gibi lafı azıcık uzatacağım ki ilgi artsın.

    müsaadenizle önce bu firmayla nasıl tanıştığımdan başlayayım. bir gün ankara pipo cemiyetinin birkaç üyesi ile birlikte, bir mimar dostumuzun hususi mekânında mesai sonrasında buluşmuştuk. bu arada piponun da, pipoyla ve özellikle de virjinya bazlı pipo tütünleri ile en güzel uyum sağlayan içeceklerden biri olan kahvenin envai çeşidinin de yıllardır bağımlısı olduğumu mübalağa etmeksizin burada belirteyim. velhasıl, mekânda pipolar yakıldı, plak müziği açıldı, kahve demlendi ve etrafa tütününkini de bastıran eşsiz bir kahve kokusu yayıldı. hemen bir yudum aldım ve... bugüne kadar içmediğim bir kahve tadı. asiditesi yüksek, ama damakta bıraktığı his ilginç şekilde bayıcı değil. aksine, içtikçe içesim geldi. hemen gidip ambalajı inceledim, 500 gramlık teneke ambalajdı. evveliyatını sorunca öğrendim ki, kahveyi üreten, bu firmaymış. genellikle kafelere iş yapıyor demişti abimiz, bireysel tüketici olan bendeniz nakata da o gün keyfini çıkarmış sonra es geçip devam etmiştim.

    aylar sonra, mayıs sonu gibi yeniden karşıma çıktı bu firma ve kahveleri... ve öğrendim ki, meğer e-ticaret sayfası ve dikmen şeftali sokakta bulunan dükkanından bireysel tüketicilere de hizmet veriyormuş. o mimar abimizle birlikte bir gün gittik dükkanlarına. dükkan diyorum ama tesisi gezince gördüm ki alt katı koca bir kahve tesisi; soğutma ve dinlendirme odaları, depoları, kavurma odaları, öğütme ve paketleme kısımları falan var. alt katta çalışan arkadaşlar hijyene son derece önem veriyor, galoşsuz eldivensiz çalışmıyorlar.

    kahve çekirdeklerini dolar endeksli almalarına rağmen fiyatları gerçekten lezzetine göre çok uygun olan firma, yarım kilo ürününe genelde yeşil logolu büyüklerin istediğinin yarıya yakınını istiyor. ve single origin olanından harmanına, espresso'sundan salebine ve sıcak çikolatasına kadar hangi ürünü alırsanız alın lezzet bakımından sizi pişman etmiyor. (ne aradığını bilmeyenler hariç.)

    salebi için anadolu’nun en güzel orkide köklerini menşeinden tedarik edip kendi formülüyle harmanlayıp toz haline getiriyorlar mesela. sıcak çikolatalarına da ayrı bayıldım ve öğrendim ki adamlar sırf daha iyi kakao çekirdeği bulmak için ekvador'a (ülke olan) keşfe gitmişler. bitki çaylarının (adaçayı, ıhlamur, kış çayı vs.) içeriklerini bölgelerinden mevsiminde toplatıp satın alarak hazırlıyorlarmış. yani sözün özü yerli ve milli sermayeyle, işini son derece ciddiye alarak yapan bir firma olduklarını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

    en sevdiğim beş ürünlerini de sayıp sözlerime son vereyim:
    1- en sevdiğim bölgesel - single origin filtre kahveleri: kenya.
    2- en sevdiğim bir diğer bölgesel - single origin filtre kahveleri: guatemala.
    3- en sevdiğim aromatik filtre kahveleri: (üstelik normalde aromatik sevmememe rağmen) hazelnut.
    4- sıcak çikolatalarına hastayım. bilhassa bu günlerde her akşam evdeki amatör espresso makinemin buhar çubuğunun başına geçiyorum bu günlerde. salep mevsimi gelince saleplerine de dalıcam ama şimdilik ilk beşimde değil.
    5- sade türk kahvesi. arkadaş bir türk kahvesinin kokusu, tadı bu kadar mı güzel olur?

    inşallah ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar onları etkilemez de kaliteden ödün vermezler.

    bir şeyler yiyip geleyim de ankara'daki bir diğer sevdiğim kahveciyi, grano'yu anlatıp öveyim.

    edit: linki burada.