şükela:  tümü | bugün
  • en ufak bir rahatsızlık için girmediğiniz cihaz, olmadığınız tahlil, test kalmaz. sonra da ağrı kesici yazıp yollarlar ise kurtuldunuz demektir.
  • bildiğiniz diyabet ölçümünün (bize bile maliyeti 50 kuruş falan, hastanelerde sıfıra yakındır artık herhalde) bildiğiniz 20-30 tl arasından yapılması.

    yatan diyabet hastası bir kişinin günde birkaç kez bu ölçüme ihtiyacı olacağı düşünülürse ben buna bildiğin düdüklemek derim. bak ne güzel uydu.
  • gerçekte var olmayan bir hastalığınızı tespit edip, ultrason, mr allah ne verdiyse sokmaları, sonra ilaç yazmaları ve sık sık kontrole gelmenizi istemeleri. doktorun karşısında ağlıyorsun da hastayım diye, adamın umrunda olmuyor. para hırsı bürümüş hepsinin gözünü. mutlaka başka bir doktora görünmek lazım, nerdeyse ameliyattan dönmüş biri söylüyor bunu.
  • burun ameliyatı için bile mr istemek.

    edit:
    bazı arkadaşlar bunun gerekli olduğunu mesaj yoluyla paylaşmışlar ama bu olay başıma geldiği, aynı şekilde bunun gerekli olduğu bir hastanede bana söylendiği zaman gittiğim bir devlet hastanesi doktoru da bunun gerekli olmadığını ifade etmiş, üstüne üstlük sadece kamera ile bana her kış nezle olduğumda tıkanıklık çilesi çektiren ve gözardı ettiğim deviasyonu tespit etmiş, şekil bozukluğu ile birlikte o da pek güzel düzeltilmiştir.* şahsımın bunu bir gereksizlik olarak görmesi bundandır. ama kimisi farklı düşünebilir, o kendi takdiridir.
  • hastadan istedikleri normalden fazla fark ücretini belgelememek için fiş/fatura vermemek, kredi kartı kabul etmemek.
  • bir bardak suyun hesabını yapmak, ultrason için idrar kesesini doldurması gerektiğinden su isteyen hastaya yarım litrelik pet şişe suyu 1,5 tlye satmak, hasta yatağında yatarken ücreti tahsil etmek.
    (bkz: alman hastanesi)
  • son düzenlemelerden sonra* en sık yapılanı şudur sanırım, size işlemleriniz bittikten sonra çıkış yapmanıza gerek olmadığı söylenir. siz o çıkışı yapın, nihayetinde çıkacak yer yine bizim cebimiz.
  • birkaç sene evvel bir abim el bileğini incitti top oynarken ve bizde meşhur bi özel hastaneye gittik.
    film falan derken doktor yarım alçı yapıcaz dedi. neyse böyle bi paket aldı açtı, şekil verdi falan sonra hemşireden su istedi, suya elini daldırdı ve parmaklarını yarım kepçe yaparaktan suyu aldı, peşine elindeki suyu böyle parmaklarını sallayarak pakete dökmeye başladı ama görcen tripleri sanki çeliğe su veriyo mk. neyse doktur suyu verdi pakete.
    (paket dediğimde bildiğin alçıymış yani, janjanlı ya mk hadise)
    derken şekil verilen paketin ele sargılanmasına geldik, hemşire şak dedi dolaptan naylon paketli makas aldı açtı alçının sargısını için bezi kesmeye başladı.
    eli alçılanan abiye döndüm "aha dedim sikiş başladı", abla naylondan çıkardı makası kesti etti falan, dayanamadım sordum "hanfendi neden naylon paketli makas kullandınız" dedim. yanıt hemen geldi "hijyen için şart" dedi.
    ulan açık yara değil bişi değil bildiğin alçı mk, neyine hijyen...üstelik sargı bezi yani az sonra alçıyla sıvancak yani.

    neyse bizim iş bitti, gittik kasaya ki o esnada bizim müdahale sürerken bir abiye de tam boy alçı yapıyorlardı ayağına...(başında 2 koruma bekliyor bu arada)
    gittik vezneye...
    bize dedi 735lira "oha" dedim sesli olarak, döküm istedim, abiye en az 1000 çıkar derken vezneci kız 1545lira dedi, abi ayağı alçıda yanda 2 koruma, abi rakamı duyunca bastı atarı "ulan 1500liraya araba mı alıyoz lan, eve saten alçı yaptırsam bu kadar tutmaz, 500liradan kuruş vermem, çağır müdürünü" dedi.
    müdür geldi, biz ödemeyi özel sağlıktan yaptık 75lira ödedik, abi biz ayrılırken müdürün suratına attı 600lira para ve "götün yiyosa polise şikayet et sana da yaptırtayım bi alçı" dedi.
    bizde o esnada çoktan kapıdan çıkıyorduk.

    demem odur ki özel hastanede tedavi olacaksanız naylondan makasa hazırlıklı olun.. ha bu arada fiyatı o dönem 83tl idi...
    yaklaşık 4sene önce...

    devlet hastanesi olsa hem abi hem bizim işe gram para vermez çok çok alçıyı yapan hastabakıcıya 20lira el hakkı ateşlerdik...
  • lüzumsuz yere hastalara acil ameliyat edilmeniz gerekiyor demek suretiyle insanları bunalıma itmek. çevremde bu durumu yaşayan kişilerin sayısı o kadar çok ki artık olayın bir yanlış tanıdan ibaret olduğuna inanamıyorum.

    - özel sağlık sigortanız var mı?
    - evet var? .... sigortadan ... tarihinden beri sigortalıyım..
    - hımmm! şimdi şunu söylemem lazım. durum ciddi. birkaç gün içerisinde kitleyi alıp incelememiz gerekiyor..

    ahmet rasim küçükusta yıllar önce bu ülkede yapılan ameliyatların %70'i gereksiz, insanlar bıçak parası uğruna kurban ediliyor dediğinde tepki çekmişti, şimdi görüyoruz ki durum belki dediğinden dahi ciddi..
  • (bkz: #25552594)