• birisini aldatırken bunun kapalı kapılar arkasında yapılması, bunun da dolaptan ya da ordan bir yerden kameraya çekilmemesi gereğidir.
    kısaca; yaptığın legal olmayan birşeyi başkalarının bilmemesini isteme hakkıdır. yani genelde bu manada kullanıldığını görüyoruz ortamlarda. ben yaparım, sen bakmadır.
  • özellikle son bir kaç yıldır bizzat devlet ve devlet olanaklarını kullanan türkiye'yi saran fesat şebekesi tarafından, 82 anayasasındaki ilgili maddenin* istenildiği yere çekilebilecek fıkrasının insan haklarının gelişimine aykırı biçimde yorumlanması marifetiyle gizli veya alenen ihlalleri artan temel hak.

    anlaşılan o ki çoğunluk böyle bir hakkın anayasadaki varlığından habersiz. hukuk adamları bile en azından bu hakkın evrensel gelişimine ve bağlayıcı nitelkteki uluslararası kanun metinlerindeki haline yabancı. böyle bir hakkın, sahip çıkılması bir kenara, kulluk anlayışı gereği "ne yani, devlet suçluları dinlemesin mi" seviyesinde alışıldık algıyla hiçleştirilmiş olması son derece vahim. demokrasi mavallarıyla kendini bile kandıramayan fesat şebekesinin kontrolü ele geçirmesinden önceki aşırı otoriter militarist idare zamanındaki "vatandaşından korkan devlet zihniyeti*"nin değişmediğinin hatta daha kötüye gittiğinin kanıtı bu aynı zamanda.

    yeni anayasada bu temel hakkın mümkün olduğunca insani bir biçimde yeniden ele alınması lazım. ancak anayasayı yenileyecek zihniyetin kurduğu polis devletini kutsallaştırma eğilimi, insan haklarına hassasiyetle yaklaşan çevrelerde hiç de iyimser bir beklenti oluşturmuyor.

    yandaş basın ve boyalı basında bolca yer alan gizlice kaydedilmiş video, ortam dinlemesi, telefon konuşmaları, fotoğraf ve bunların yazıya dökülmüş halleri, vahim dediğimiz noktanın sayısız örneklerini teşkil etmektedir. ne idüğü belirsiz bir uygulama olan gbt ile kamuda "şeffaflık" ve "güvenlik" adı altında özellikle o kuruluştan hizmet alanların mahremiyetlerine direk saldıran kameralar ve bu yolla yapılan kayıtlar da meselenin tartışılması gereken başka boyutları. ancak dediğimiz gibi, kulluk anlayışı ve diğer etiketler, insan haklarının bir bir yok edilmesinde, tıpkı burada olduğu gibi sürekli başrolde. ve insan insan olduğunu farkedene kadar da böyle gideceğe benziyor.
  • insanın kendine yakışanı gizlemesidir. öyle büyük paralarla jammer falan almanıza gerek yok. hiç gizliliğiniz yoksa facebook hesabınızı gizleyin tanımadığınız kişilerden.
  • internet uzerinde, siz istemediginiz surece ifsa olmayan gizlilik.

    ha devlet devlettir. devletligi tutarsa, bilgilerinize ulasir tabii, iste o zaman ifsa olur. bu durumda hangi sitede oldugu farketmez bilgilerinizin.
    mesela sozlukte yazmak, public bir facebook hesabina sahip olmaktan daha cok ifsa eder ozel hayatinizi.

    mesela;
    sozlukte yazdiginiz her entry, baskalarinin sizin hangi saatlerde bilgisayar basinda oldugunuzu(denemek isteyen, birini badi liste eklesin, o kisinin entry girdigi saatleri 1 ay kontrol etsin, uyku saatine kadar, sictigi bokun rengine kadar bilgi sahibi olursunuz), hangi konulara merakli oldugunuzu, hobilerinizi ve diger butun bilgileri ogrenmesine yol acar. facebook'ta gorecegi en fazla 2 fotograf olur, bi' de gecen cumartesi gittiginiz bar'a check-in yaptiginiz arkadaslariniz. ki, o tarz sitelerde istediginiz insani engelleme sansiniz var. sozlukte sadece mesajlarini engellersiniz, sizi takip edebildigi gercegini degistirmez.

    yani, tekrar demem odur ki, internet uzerinde, siz istemediginiz surece ifsa olmaz bu gizlilik.
  • ulkemizde hakimlerin, savcilarin ve medyanin "sikerler oyle yasayi" diyerek mutemadiyen irzina gectigi gizliliktir.

    hakikaten ulkenin adaletine ve medyasina doyum olmuyor...