şükela:  tümü | bugün soru sor
  • öncelikle kaynak şurda dursun. habertürk yazarı ahmet kıvanç bugün kaleme almış.

    tanım: sadece öğretmenleri değil, özelde okuyan öğrencileri ve onların anne babalarını da ilgilendiren bir karardır.

    --- spoiler ---

    özel okullarda 150 bin dolayında öğretmen görev yapıyor. özel öğretim kurumları kanunu’nda yer alan bir cümle, özel okullarda görev yapan öğretmenlerinin iş güvencesini ortadan kaldırdı. yargıtay içtihadı birleştirme büyük genel kurulu’nun, söz konusu yasa hükmüne dayanarak aldığı karar uyarınca, özel okullarda görev yapan öğretmenler, sözleşmelerinin yenilenmemesi durumunda işe iade davası açamayacak, ihbar tazminatı alamayacak.
    --- spoiler ---

    herhangi bir çalışan kendini işine veremiyorsa, bir türlü motive olamıyorsa o kişinin bir takım sıkıntıları vardır. bu kimine göre sahip olunan korkulardır (geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, hayallerini gerçekleştirememe, özgür hissedememe), kimine göre ise duygusal buhranlı dönemden geçiyor olmaktır.
    hangi mesleğe sahip olursa olsun kafası rahat olmayan insandan üstün hizmet beklemek zaten mümkün değildir. işini asgari yapar ama üstüne koymaz yani. o da profesyonellik gereğidir flan. durum öğretmenler açısından ele alındığında biraz daha farklıdır çünkü öğretmenlik sosyal etkileşime pozitif anlamda aç bir meslektir. ruhsuz bir modda yapılamayacak bir iştir. hepimiz şunu biliriz ki en çok sevdiğimiz öğretmenlerimizi düşündüğümüzde bu insanların hep işini severek yapmış olduklarını hatırlarız. bir öğretmenin kafasının meşgullüğü sınıfındaki öğrencilerin memnuniyet ve performansından anlaşılabiliyor. yani o kafa ne kadar rahatsa öğrenci de o kadar iyi öğrenir. öğretmenin öğretmeme lüksü yok ama ne kadar ekmek o kadar köfte mantığına girilirse geçmiş olsun. eskiden öğretmen sayısı azdı, özel kurumlar öğretmenlerine sağlam haklar verirdi. şimdi her yer eğitim mezunu, her yer formasyonlu öğretmen adayı kaynıyor. bu yüzden özel öğretim kurumları vuruyor beline öğretmenlerin. sevmezsen başkası damlar düşüncesindeler. zaten koşullar kötü bir de bu ortaya çıkan olumsuz gelişme hiç iyi olmaz. devlet büyükleri öğretmen adaylarını devlet yerine özele yönlendirmenin derdindeler. ama hem devlete alımı azaltmayı planlayıp, hem özeldeki şartların öğretmenin aleyhine dönmesine izin verirlerse olmaz bu iş.
    yeterince öğretmenler açısından empatimi kurdum, şimdi kendi açımdan bakıyorum. ben çocuğumu nereye göndereyim? şehirde yaşıyoruz. buralara atananlar yüksek hizmet puanlarından dolayı deneyimli diyebileceğimiz kişiler ama enerjileri ne kadar müsait, buna verilen cevap değişir. hadi enerjisi yüksek kişilere baksam özel kurumlardalar. çoğu yeni mezun. hem enerjili hem deneyimli kişiler doğunun veya anadolu'nun bir köyünde, en fazla ilçesinde hizmet puanı kasmakla meşguller. benim asıl hedefimdeki öğretmen kadrosu bunlar işte. e bu durumda çocuğu gönderdiğimiz okul tamamen bir şans işi olmuş oluyor. ben çocuğunun geleceğini şansa bırakmak istemeyen biri olarak nereye gönderirsem göndereyim çocuğumun sağlam eğitim almasını isterim. bunun için iyileştirme çalışmaları yapılacağı yerde öğretmenlerin durumunu daha da zorlaştıran bu kararın mantıklı olmadığını düşünüyorum.