şükela:  tümü | bugün
  • özel okullara teşvik politikası kapsamında k12 seviyesinde kâr amacı güden eğitim kurumları son 16 yılda katlanarak arttı.

    milli eğitim bakanlığı bütçesinden karşılanmak üzere bu sene de 75.000 kadar öğrenciye özel okul teşviki adı altında maddi yardım yapılacak.

    2017-2018 akademik yılı için meblağlar şurada verilmiş:

    https://m.mymemur.com.tr/…tleri-ne-kadar-88471h.htm

    görüldüğü üzere bu dönemde özel okul ücretleri senelik ortalama 20-30 bin lira. devletin bu konuda vatandaşa sunduğu yardım miktarı ise yılda 3 ila 4 bin lira.

    * aldıkları deve yüküyle paraya rağmen 3 kuruş maaş ödedikleri çalışanlarına köpek muamelesi yapan, zaman zaman sigortalarını yatırmayan, kırtasiye ödeneklerini elden geri isteyen,
    * yetmediği gibi çalışanların örgütlenmelerini, sendikalaşmasını türlü baskılarla engelleyen,
    * pazarlama yalanlarıyla velilerin ebeveynlik duygularını sömüren,
    * eğitimin insanilikten ve evrensellikten uzaklaşıp ticarileşmesi ve ruhsuzlaşması anlamına gelen

    kâr amaçlı özel eğitim sektörüne senede 20-30 bin lira gibi fahiş fiyatları vermeye razı gelmiş bir sürü adam var bu ülkede ne yazık ki.

    peki kamunun her kesiminden toplanan vergiler gerçekten de bu adamlara yüzde 15-20 civarlarında "küçük bir indirim" sunmak, bu esnada devletin vermesi gereken kaliteli hizmeti sunarak köşeyi dönmeye çalışan para babalarını ihya etmek için mi kullanılmalı?

    ziya selçuk'un deyimiyle, okulları arasındaki başarı farkı açısından oecd ülkeleri arasında en büyük uçurum bizde. özel okul teşviki ise bu şekliyle sadece bu uçurumu büyütmeye yarıyor. kamu eğitimi çatırdıyor. üstelik bu yeni bir olay da değil. manisa davası olayına bakalım lütfen.

    ölümüne liberal olsanız da okul sisteminin özelleşmesini istemenin özellikle türkiye'nin temellerini dinamitlemek, toplumsal ayrışma yangınına benzin dökmek anlamına geldiğini anlamalısınız. türkiye'nin özel öğretim gibi bir lüksü yok, hiç olmamıştı.

    konuyla ilgili cahil kelamınızı belirtmeden önce rıfat okçabol ve kemal inal'ın konuyla ilgili yayınlarını incelemenizi, şu kitaba bir göz atmanızı:

    https://www.seckin.com.tr/kitap/227488655

    veya hiç değilse ziya selçuk'un ya da batuhan aydagül'ün birkaç makalesini okumanızı öneriyorum.
  • teşviğin üstüne ekliyorlar teşviği ücretten düşmüyor sikik kapitalistler...
    ek: başlığa am göt meme yaz ekşicilerin daha çok ilgisini çeker
  • işin daha vahimi , teşvik hakedene değil üçkağıtçıya , vergi kaçırana, kara para aklayanlara veriliyor.
    teşvik'te yanlış bir puanlama sistemi var. yasal yoldan para kazananlar , vergisiz çok daha fazla para kazananlara göre cezalandırılıyor.
    özel okula çocuğunu gönderen ailenin aylık geliri 10.000 tl'den az olamaz. beyaz yakalı iki kişi maaşla çalışan ailelerin maaşı 10.000 tl'yi geçtiği için düşük puan alırken, kuyumcu, doktor, avukat gibi serbest meslek çalışanlar asgari ücret beyan ederek teşviği alıyor. sonra bakıyorsun bunlar çocuklarını okula bırakmaya gelirken en az 300.000-500.000 liralık arabaları kullanıyorlar diğerleri şanslı ise şirket arabaları yada 40-60.000 tl'lik orta sınıf araba ile geliyor.
    kimse demiyor ki asgari ücretle sen nasıl bu okulun parasını ödüyorsun.
    biz kredi kartından 9-12 taksit okulun parasını ödemekte zorlanırken ( o'da kredi kartı limiti olanlar için) bunlar yasak olmasına rağmen elden 20-30.000 tl'yi peşin okula veriyor.
    teşvik başlı başına zaten yanlışken bir de onu da haksız kişilere dağıtıyorlar.
    çocuğu benimki ile aynı okula giden ( farklı sınıflar ) arkadaşıma teşvik çıktı. ( altında mercedes araba var, karısında ayrıca araba var, 2 tane evleri, 1 tane yazlıkları var.) serbest çalışıyor.
    ben ve eşim özel sektörde yönetici olarak çalışıyoruz. toplam 10-15000 tl gelirimiz var. 2+1 evimiz var kirada 1.300tl , biz işe ve çocukların okuluna yakın olsun diye 2.500 tl kirada oturuyoruz.
    teşvikler bizim gibilere değil, arkadaşımız gibilere gidiyor.
  • şimdi şöyle bir düşünelim. bir öğrencinin yıllık devlete maliyeti ortalama 4 ila 5 bin tl. bina hariç. bu rakam az da olabilir fazla da olabilir. şimdi devlet teşviği neden veriyor? sırtındaki yükü atmak için önayak oluyor. birkaç veliyi destekliyor. birkaç okulu desteklemiş oluyor ki temeli atsın, devamı zaten veliler sağolsun birbirine reklam yapıp özele kayıyorlar. bu iş devletin giderini azalttığı için devlet bu teşviği veriyor. he gittiği okul mu? belli kuralları dışında pek de önemsenmiyor.
    tanım : herkese verilmeyen düşük miktardır.
  • öğrenciyi eğitmek gibi bir amaçları yok inek gibi sağmak için kurulumuşlar aynı kafada insanlara dönerci dükkanı gibi şube veriyorlar.beş para etmez sistem.patronları arabalar evler zenginledi çoktan.
  • kendini bağkurlu esnaf gösteren ya da gelir vergisinde zarar yazan kuyumcu, müteahhit, tüccar, avukat vs den ana baba bordro mahkumu olup zar zor çocuğunu özel okula gönderenlere sıra gelmeyen, devletin de bunu bir türlü düzeltmediği teşviktir. her sene aynı umut aynı hayalkırıklığı aq.
  • sbs ve teog varken daha fazla sayıda öğrenci anadolu ve fen lisesi kazanabiliyordu. en kritik dönem ortaokuldu ve özele göndermek adeta şarttı iyi bir lise için. yeni sınav sisteminde ise öğrencilerin sadece yüzde 10'u nitelikli lise kazanıyor. bu niteliklilerin içindeki imam hatip ve meslekleri de atarsanız yaklaşık yüzde 5-6 civarı iyi bir liseye gidebiliyor. oldukça zor. özetle liseye kadar özel okula hiç gerek olmadığını bir eğitimci olarak söyleyebilirim.
  • alanların dişinin kovuğuna gidecek, çerez parası gibi bir şeydir, zira bu teşvikler çoğu emekçi anne-babanın şahit olduğu gibi altında lüks arabalarla, lüks içinde yüzen ailelere ancak yetmekte, o parayla geçimine katkıda bulunacak, ihtiyacı olan ailelere hiç sıra gelmemektedir. hep dolar o kontenjanlar. bir nevi üçkağıtçılık primi olarak düşünüyorum ben, madem işini biliyorsun al sana ödülü deniyor herhalde. kümesteki kazlar alamaz.