• artık devlet üniversitesinde yüksek lisans yapmaktan farkı yok. neticede ikisindede parasını verip yüksek lisans yapabiliyorsun.
  • - abi bozuk yok, yüksek lisans yapsanız?
  • parayla tez hocasına tez yazdıran öğrencilerin varlığının konuşulduğu bir ülkede bakkaldan sigara almak gibi normal karşılanır.
  • lisansüstü çalışmalarda üniversiteden ziyade tez danışmanı önemlidir. fen bilimleri ya da mühendislik gibi alanlarda danışmanın yanında ekip ve laboratuar koşulları da önemlidir. ha, tabi sadece belli bir üniversitenin etiketini taşımak amaçlanıyorsa ya da yüksek lisans askerden kaçmak gibi sebeplerle yapılıyorsa durum başka tabi...
  • devlet üniversitesine kabul edilmeyen, haliyle sözkonusu özel üniversitede** yüksek lisansını burslu yapacak yeterlilik seviyesiyle uzaktan yakından alakası olmayanlara kötü koyar.
  • genelde zorunluluk sonucu ortaya çıkan durum. şu anda aklıma gelen çok iyi bir özel üniversite yok. bilkent'i derseniz o parayla yüksek lisans öğrencisi almıyor, lisansüstü öğrencilerinin hepsi burslu bildiğim kadarıyla.
    devlet üniversitesinde yüksek lisans yapmak için ya sağlam torpilinizin olması ya da çok çok başarılı olmanız gerektiğini artık ezberlemiş olmalısınız. bu iki grupta da yer almıyorsanız özel üniversitelerde denersiniz şansınızı. türkiye'nin en gelişmiş ilk beş şehrindeki üniversitelerden birinde(istanbul veya ankara değil) lisans öğrenimini bitirmiş, benim gibi ales'i 90'ın, dil puanı(kpds) da 70'in üstünde biri olmanıza rağmen ortalaması 2 ila 3 arası olan tembel bir öğrenci iseniz içiniz yana yana verirsiniz o parayı. sizinle beraber yl yapanların çoğu muhtemelen aynı okuldan mezun olmuş ve not ortalaması 3'ün hatta 3.5'un üzerindeki insanlardır. ahan yandık dersiniz sınıfta en kötü not ortalaması benim olacak, derste akademik sohbetler edilecek, bütün öğrenciler çok iyi falan...sonra bi bakarsınız ki o not ortalaması 3.50 olan adam sizin yanınızdan geçemiyor. derste şakır şakır döktürüyorsunuz. birinci dönem bitmiş not ortalamanız 4'e yakın bir şey. sonra o lisansta yaptığınız 2 küsür not ortalamasıyla önünüzdeki bütün kapıların kapandığı biri olarak dertlenirsiniz. kim bilir şişirme not ortalamalarıyla şu an sizin olmak istediğiniz yerde (akademsiyenlik) olan kaç kişi var. lisans bittikten sonra okul ortalamanız kötüyse atomu da parçalasanız bu sistemde sadece tembel, işe yaramaz, dört sene boyunca gezmiş tozmuş, okula uğramamış bir serserisinizdir. mai ve siyah'ı, aşk-ı memnu'yu okumadığınız için siz bir işe yaramazken hayatında umberto eco'yu, orwell'ı, marquez'i duymamış ama işte 3.5 ortalamalarla gezen "edebiyat" mezunları vardır. bir de bin kitap da hatmetseniz işe yaramaz bir "siz" varsınızdır.