şükela:  tümü | bugün
  • başbakan’a bağlı, tüzel kişiliği olan, özel bütçeli bir kuruluştur. görevleri arasında, özelleştirme yüksek kurulu’nun kararlarını uygulamak ve özelleştirme ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek yer alır.
  • özelleştirme kapsamındaki işlemleri yürüten, bu kapsama alınan kitleri yöneten idare. başbakanlığa bağlıdır

    kapısında muhtemelen
    t.c.
    başbakanlık
    özelleştirme idaresi başkanlığı

    tabelası bulunmaktadır
  • geçtiğimiz günlerde açtığı konkur sonucunda güzel sanatlar saatchi & saatchi ile çalışma kararı almasıyla yine dikkatleri üzerine çeken kuruluş..
  • (gerizekalıca demeyelim) oldukça hatalı yönetilip zararda olan olmayan tüm kamu kurum ve kuruluşlarını parça parça ne idüğü belirsiz çokuluslu (çoğu da bu topraklarda yüzyıllardır gözü olan) ve çok ortaklı yabancı sermayeye yok pahasına satan türkiye'nin laneti kurum.

    stratejik kurumları hiçbir batı ülkesi böylesine paldırküldür satmazken devletin böyle şeylerde eli eteği olmaz tavsiyeleri ile bağlı oldukları üst kademelerden aldıkları emirleri yerine getirerek herşeyi satan, sattıkları kurumları da neredeyse o kurumun bir yıllık karına satan ya da ödemeyi kurumun kendi bütçesinden yapacak olanlara satan (hadi vatan hainleri demeyelim de) ülkesinin geleceği için hayırlı işler yapmayan insanlar topluluğu.

    bilgi için: http://www4.gazetevatan.com/…2&categoryid=4&wid=108
    bilgi için: http://www.radikal.com.tr/…=154221&tarih=30/05/2005
    bilgi için: kafanızı kaldırıp bakın.
  • türkiyenin en büyük kamu iktisadi teşebbüsüdür.
  • (bkz: kit)
  • akp'nin özelleştirme hızına istinaden yakında muhtemelen elden çıkarılacak kurum.şöyle ki;
    (bkz: ozellestirme idaresinin ozellestirilmesi)
  • özelleştirme idaresi'nin çalışma prensibinde şu şekilde bir hıyarlık var kanımca.

    özelleştirmelerin hedefindeki kurumlar kamu işletmesi olduğundan doğası gereği atıl çalışan, kar etse bile karı belli bir seviyede kalan, çalışanlarının bağırarak çağırarak öyle ya da böyle kazandığı haklara sahip olduğu yerler. işletmenin özelde veya kamuda olduğu durumdaki process, gelecek yatırımlar, büyüme hedefleri gibi faktörlere olan bakışı bir kenara bırakıyorum. esas değinmek istediğim nokta şu. özelleştirme politikasında özelleştirilecek kurumun işçileri için genel olarak şöyle bir hakim yaklaşım vardır. bir kişinin yapacağı kişi 5 kişi yapıyor, yata yata para kazanıyorlar, şöyle şöyle güvenceleri yüzünden kuruluş kar edemiyor. özelleştirildiğinde yerine gelen işçiler sendikalı olmayan, tek başına 5 kişinin işini yapan adamları sokunca ortalık güllük gülüstanlık olacak ya.

    yahu peki pek sevgili komprador, heybetli, yağlı ballı kaymaklı özelleştirme idaresi memuru abiler. siz işinizi gerçekten iyi biliyor musunuz? sizin idarenizde de bu tanıma giren adamlar yok mu? kpds'den 60.01 puan aldınız diye maaşınız 2ye katlanmıyor mu? yurtdışı gezilerde 4-5 yıldızlı otellerde kalmıyor musunuz? tüm bunların üstüne yapmanız gereken işi beceremediğinizden bilimum "özel" danışmanlık şirketinden danışmanlık hizmeti alıp tüm işi onların üstüne yıkmıyor musunuz? bu tribiniz kime, yok 1 kişinin işini 3 kişi yapıyormuş da, çok fazla tazminatları varmış da? ulan sen kendi işini yapamayıp tüm işini milyon dolarlar karşılında danışmanlara yaptırmıyor musun?

    esprisi yapılmış ama özelleştirme idaresi çoktan özelleştirilmiştir, içindeki bir kaç memur da işin kaymağını yiyenlerdir.

    ulan bu kadar kızıyoruz, o danışmanlığı da almasalar iyice yüzlerine gözlerine bulaştıracaklar ya bir de bu yönü var işin.
  • kamu işletmelerinin ve hele kâr etmekte olanların "programa ya da kapsama alma" yoluyla özelleştirme idaresi'ne bağlanmasındaki neden, o idarenin mensuplarını kit yönetim kurullarına üye yapıp ek geçim yolu sağlamak mıdır? gerekçe kit'leri düzeltmek ise bunun tek çaresi yönetim kurullarına komiser gibi girmek midir?

    kamu işletmeleri ekonomideki yerleri ve rolleri unutulup "ehven fiyat"la koyun pazarına çıkarılmak üzere mi kurulmuştur ki kurbanlıklar gibi satıştan önce bir süre semirtilip sırtlarına kınalar yakılmaktadır?
  • sözde bir hukuk devletinde hukuksuzluğun dik alasını yapan, söz konusu kendi adamları olunca "ben verdim oldu" mantığını sonuna kadar güden ve mahkeme kararını dahi takmayan bir süper güç. 8 sene önce bilirkişi raporunda 52 milyon dolar değer biçilen balıkesir seka fabrikasını sadece ve sadece bir milyon dolara islamcı kanal 7 ve yeni şafak'ın sahibi olan albayrak grubuna peşkeş çeken bu yapının sözkonusu peşkeşi, mahkeme tarafından "kamunun yararı gözetilmediği gerekçesi ile" iptal edilmesine ve sonrasında da özelleştirme idaresi başkanlığının tüm talepleri 6 defa daha reddedilmesine rağmen balıkesir seka fabrikası 8 yıldır yandaş albayrak'lardan geri alınmamış ve tüm bu gayrihukuki sürece göz yumulmuştur.

    tüpraş ve petkim ile ilgili yargı kararlarını gemen uygulayıp yeni ihaleler düzenleyen ö.i.b.'nin sıra yandaşlara gelince neden bu hukuksuzluğu yaptığını merak etmemek (!) ve şaşırmamak (!) mümkün değil; ama bence kesnilikle gözlerinden kaçmıştır. yoksa 9 yılda tüm yolsuzluk hortumlarını kesen bir iktidar varken böyle bir şeyin olması mümkün mü?

    http://www.medyatava.com/haber.asp?id=87464