şükela:  tümü | bugün
  • otonom.
  • özerk...
    ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme yetkisi olan hede hödö
  • bir erkek ismi.
  • muhtar.
  • dikkatimi çeken bir şey var. yaklaşık son yirmi senedir, ne kadar "özerk" olduğu iddiasını taşıyan kurum varsa, bu kurumların tamamı neoliberal politikaların ya mahfazası, ya uygulayıcıları ya da aktarıcıları/uyarlayıcıları olmuşlar. hatta öyle ki, bir kurum ne kadar "özerk" olduğunu iddia ediyorsa, o ölçüde neoliberal siyasi iktisadi tasarılara tabi bile diyebiliriz. siyaset'in iktisat'tan kopmuş olduğu/kopması gerektiği gibi bir safsatanın söylem düzeyinde yeniden üretilmesiyle de koşut bu süreç tabi ki.

    istedikleri kadar bu sözcüğü itham etsinler: "angaje"ler yani.
  • (bkz: özerklik)
  • yönetim bakımından belli koşullarda bağımsız hareket edebilen kurumların sahip olduğu nitelik.
  • "bilinçli zihin kendisinin bir papağan gibi eğitilmesine izin verir, ama bilinçdışı vermez - aziz augustinus da bu yüzden tanrıya, kendisini rüyalarından sorumlu tutmadığı için şükretmiştir. bilinçdışı, özerk ve psişik bir varlıktır; onu çalıştırmak için görünüşte başarılı, ama bilinç için zararlıdır. doğanın ve onun sırlarının ne geliştirilebileceği ne de bozulabileceği bir alanda öznel kontrolün ulaşamayacağı, dinleyebileceğimiz ama karışamayacağımız bir yerdedir ve orada kalacaktır." carl gustav jung - rüyalar