şükela:  tümü | bugün
  • hoş ders anlatımı ve hafızada kalan yenilikçi örnekleri ile ders vaktinin iyi geçmesini sağlayan, insanı sıkmayan nadir itü hocalarından bir tanesi..nitekim bol keseden not dağıtıyor mu artık bilemiyeceğim, dönem sonu göreceğiz ama yine de itüde ekonomi dersi için tercih edilen hocaların başında gelmesi gerektiğine inanıyorum..
  • koc üniversitesi'nde yaz döneminde verdiği econ 201-microeconomy dersindeki gözlemlere dayanarak, dersleri muhabbet havasında geçtiğinden pek çok öğrencinin "bu adam çok kafa" şeklinde nitelendirdiği hoca.

    dersler hakikaten kahve muhabbeti şeklinde geçer, her ders en azından iki kez "biz teknik üniversitede.." şeklinde başlayan ya da kendisinin meşguliyetinin boyutlarını anlatan hikâyeler dinlersiniz.
    slaytlar ingilizce olduğu halde sürekli türkçe konuşur ve bu durum bazen dersi daha yorucu hale getirir. ingilizce konusunda sıkıntı yaşayanlar için bulunmaz nimet gibi görünse de, koç üniversitesi gibi tüm derslerin ingilizce okutulduğu bir okulda, öğrencilerin belli bir seviyede olmaları gerektiğinden ve çoğunlukla da bu sağlandığından, bu uygulamanın mantıklı bir yanı olmadığı düşüncesindeyim.

    dersle ilgili bir diğer sorunsa sınavlardı. yaz okulunda vize ve final sınavları arasında az zaman bulunduğundan sınavların test olması pek anormal bir uygulama olmasa da, içerik sıkıntılıydı. sınav sorularının bir kısmı, her konuyla alakalı ortalama 100 test sorusundan oluşan bir soru havuzundan geldi. bu durum iyi not almayı kolaylaştırsa da, kitapta anlatılan ve derste üstünde durulan konuların, ayrıntı açısından bu test sorularıyla örtüşmemesi dersi verimsiz hale getirdi. dersten iyi notla geçmek konuları ve mantığı öğrenmekten ziyade soruların cevaplarını öğrenmeye - bir nevi ezberlemeye - bağlı hâle geldi.

    bu iki temel sebepten dolayı, her ne kadar dersler sıkıcı olmasa da, dersle ilgilenip hemen her derste bulunduğum ve yüksek notla geçtiğim hâlde, dönem sonunda malesef ki dersin bana çok da bir şey katamadığı düşüncesindeyim.
  • zamaninda aldigim derslerinden bir tanesinde benden fazla devamsizlik yapan hocamdi kendisi, 14 haftalik donemin 7 haftasi ders yapmamistik.. kendisi cana yakin, sevilen bir itu hocasidir.
  • "bana 50 milyon dolar verin borsayı yerinden oynatayım."

    şubat 2011, kadir has üniversitesi
  • dersi eğlenceli anlatan ve bol bol güldüren, not konusunda cimrilik yapmayan, ellerinden öpülesi ekonomi hocası. dersi sabahın köründe başladığı için pek devam yapamadım ama bana verdiği harf notunu görünce ağzım açık kaldı, en iyimser tahminimden bile çok daha iyi bir not. kendisine teşekkürlerimizi sunuyor, dersini almayı düşünenlere de öneriyoruz efendim.
  • kadir has üniversitesinde yaptığı ilk vizede optik kağıda işaretleme yaptırmasıyla öğrencileri öss dönemine götürüp nostalji yaptırmış ekonomi hocası.
  • çok bilgili ve iyi niyetli bir profesör, ekonomi konusunda bana çok şey kattığını düşünüyorum, dersleri eğlenceli geçmekle beraber insanı yormaz ve akılda kalıcı örnekler verir. not konusunda ise hiç cimri değil sağolsun, vizede aldığım düşük not ve resmen batırdığım finalle kalmayı kendi gözümde garantilemişken gelen harf notumu gördüğümde ağzım açık kaldı, ben bile kendime o notu vermezdim herhalde, ne ders veriyorsa alın dostlar pişman olmazsınız hem içerik olarak hem de not olarak.
  • itü işletmenin efsane hocalarındandır. nasıl diyeyim, biz daha hazırlıktaydık ve kendisinin ismi efanevi bir şekilde dolaşırdı aramızda. "özgür hoca bitanedir" diye.
    genel öğrenci mantığıyla "notu boldur" diye bakmadık biz ona hiç bir zaman.
    o, özgür hocadır, hocadır, olması gerektiği gibidir.
    hani arada titreler olmasa, abidir, babadır. öyle bir saygı duyarsınız kendisine, öyle seversiniz.
    anlatılmaz, yaşanır derler ya; gerçekten de öyledir ve işletme fakültesinde kendisinden ders aldığınız için kendinizi şanslı hissedebileceğiniz yegane hocalardan biridir.
    size ekonominin abcsini öğretirken öyle kolay benzetmelerle terimleri yerleştirir ki hafızanıza; o terimi bir kere daha duyduğunuzda gözünüzün önünde o terimi ilk duyduğunuz an canlanıverir. yabancı sermaye hans'tır örneğin. kapalıçarşı'dan gelip kilim almalarıdır. çikolatalı dondurmayı çok seversiniz bir top size yeter ama ikinci top fazla gelir. akşam maç vardır, ertesi sabah dersiniz; hangisini tercih ederseniz edin ödeyeceğiniz bir bedel vardır. taksim'deki dönerci lavaşı dönere değdiriyor diye -ki bunun bir hareketi vardır- diğer fast foodçular arasında fark yaratır. hava bedava diye daha fazla nefes almaya çalışmazsınız.
    bilen birine göre bu örneklere gerek yoktur belki... fakat hiç bilmeyen birine göre bu örnekler öyle anlamlıdır ki...
    bu yüzden siz dersi türkçe işlese dahi, misal kullanılan terimin ingilizcesini duyduğunuzda durup düşünmezsiniz.
    papağan gibi ezberlemezsiniz çünkü hiç bir şeyi.
    ezberlemenizi istemez zaten. kitaplar elinizdedir, kütüphane oradadır. yazılı olan her şeyi okuyabilirsiniz, fakat onun tecrübesini dinlersiniz.
    siz, kendiniz dahi farkında olmadan, ders bitiminde anlattığı her şeyin mantığını kavramışsınızdır.
    fedakardır. geri geri çıkmaya çalışan araba hafifçe kendisine çarpmıştır, dönüp evine gitmek yerine, topallaya topallaya gelip telafi dersini yapmıştır.
    bir saati aşkın süredir ders anlatmıştır, ara vermiştir, bizden daha fazla ara vermek hakkıyken, sınıfı terk etmek yerine sorularınızı yanıtlar. öğretmek ve anlatmak için vardır.
    gider boruları patlamıştır "bununla da ben mi uğraşıcam" demeden koşturmuştur ders öncesi. öylesine kendini katmıştır işletme binasına. seneler evvel izbe diye geçmeye korktuğunuz koridor, şimdi farklıysa onun da emeği vardır orada. tarihi kapıdaki vitrayları o anlattıktan sonra fark etmeye başlarsınız belki de. ve öylesine benimsetir size itülü olduğunuzu, itünün sizin olduğunu, sizin itünün oluşunuzu.
    günceldir. "ben oldum" deyip kalmamıştır bir yerlerde. araştırmaları, okumaları hiç bitmez. kahveyi sever örneğin, kahveyi araştırır...
    onun araştırdıklarını siz de öğrenirsiniz, çünkü derste ekonomiyle bütünleştirir bu bilgileri.
    siz sadece ekonominin alfabesini öğrenmezsiniz işte kendisinden.
    o, özgür hocadır, hocadır, olması gerektiği gibidir.
    siz, öğrencisisinizdir, sınav kağıdı üzerindeki not olmadığınızı bilir. sizin oraya yazdığınız cevaplardan ibaret olmadığınızı da bilir. çünkü sizinle sürekli iletişimdedir.
    her bir öğrencisini gerçekten de tanıyan nadir hocalardandır. neyi ne kadar bildiğinizi, nereyi anlamadığınızı, canınızın sıkkın olup olmadığını siz tüm ders boyunca tek kelime etmeseniz dahi anlar.
    o, size bilgisini, tecrübesini, cömertçe verir; bunları nasıl, ne şekilde ve ne kadarını kendinize katıp yanınızda taşıyacağınız sizin cömertliğinizle sınırlıdır işte.
    3000 kişinin girip çıktığı ve belki de tarihi hakkında bilgisi olmadığı için hoyrat davrandığı o "tarihi kapı"dan ilk girdiğiniz andan, son çıktığınız ana kadar yanınızda olacağını adınız gibi bildiğiniz ve güvendiğinizdir.
    özgür hocadır, bitanedir.
  • geçen gün üstümden geçen, dümdüz eden sınavın hocası, tesadüfe bakın iki gün sonra sitesi hacklenmiş*

    link