şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kısıtlanması gereken bir özgürlüktür. özgürlüğü kısıtlama özgürlüğü kısıtlananların özgürlüğümüzü kısıtlıyorsunuz diye çığırma özgürlüğü de kısıtlanması gereken özgürlükler kapsamına girer. özgürlüğü kısıtlama özgürlüğünü kısıtlayanlar da ötekileştirmeyle, faşizanlıkla, dayatmayla vesaireyle suçlanır. ayırca özgürlüğün bokunu çıkarmada benim tarafımdan atılan bir adımdır.
  • anlaşılması zor bir olaydır. olmaması gerekir. ben seni serbest bırakınca senin başkalarının özgürlüğünü kitlesel baskıyla elinden alacağını biliyorsam bu özgürlüğü sana verir miyim? vermem arkadaşım. niye vereyim? benim yaşadığım ülke özgürlük ülkesi olacak. özgürlükler hem kısıtlanmayacak hem de başkalarının özgürlüklerini kısıtlamada kullanılmayacak. sen köle olma özgürlüğünü özgürce yaşayabilirsin. tüm hayatını kölesi olduğun allah'ın emirlerine göre yaşayabilirsin. kendine göre dinini en doğru yaşayan ve "olması gereken" de olabilirsin. bu özgürlüğünü benim toplumuma sıçrattığında dini örgütlenmeyi arttırırsan, dini siyasete karıştırmada önemli bir adım atarsan, dini senin "olması gereken" dediğin biçimde yaşamayanları dışlarsan, ben de bu özgürlüğünü her yere sokmana izin vermem. sonra sen istersen beni jakoben olarak da fundamentalist olarak da nitelersin. lakin ben senin yediğin ve yemekte olduğun bokları gördüğümden ne nitelemelerine ne suçlamalarına ne çarpıtmalarına bakmam. toplumsal gerçek deyip işin içinden çıkman da o kadar kolay değil. laik devletin amacı sekülar toplum yapısını oluşturmaktır. senin yaptığın laikliğe aykırı değilse laik devletin amacına aykırıdır. zaten belirli bir çoğunluğu elinde bulunduran ve ülkemin çeşitli yerlerinde, maruz kaldığı baskıyı özümseyip, baskı yapmaya devam eden sen, özgürlüğünü kötüye kullanmaktasın halihazırda. hak ettiğinden fazla zaten senin özgürlüklerin. daha neyin özgürlüğünü istiyorsun anlayamadım.
  • yıllardır yaşadığımız, daha da kötüsü yaşamaya alıştırıldığımız, artık şaşırmadığımız, tepki vermediğimiz hayali özgürlük. birilerinin özgürlüğü elinden alındıkça seviniyoruz; bir yerde inandığımız şeylerle doğru orantılı olduğu, doğruluğuna yürekten inandığımız için. başkalarının çok daha fazla işine geldiğini bilmemize rağmen 'evet' diyoruz.

    sırf içinde 'özgürlük' geçiyor diye, iş işten geçene kadar alkışlamaya devam edeceğimiz 'özgürlükler bütünü'.
  • "özgürlüğün, benim özgürlüğümün başladığı yerde biter."