şükela:  tümü | bugün
  • e l james’in en çok okunan ve tartışılan kitap serisi olan grinin elli tonu serinin son kitabıdır.
    arka kapak bilgisi:
    romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

    bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

    anastasia steelein ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı christian greyle tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. christianın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. onu yanında tutmaya kararlı olan christian, bunu kabul eder.

    şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. ana, greyi sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. anastasianın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden greyin yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, greyinse kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir.

    ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip ananın en korkunç kâbuslarını gerçeğe dönüştürür...
  • konunun ne kadar ergence olduğu, erkeklerin kadınlara tavrı, cinselliğe bakış tartışılır tabi ki ama serinin tüm kitaplarını okumuş biri olarak filmleri de izledim. serinin her filminde olduğu gibi bunda da hayal kırıklığına uğradığım film. kitapta da yer yer geçse de dakota johnson’ın bitmeyen saçma sapan gülmesi rahatsız ediyor. müzik seçiminin sahnelere uygunluğuyla dikkatimi çekmiş çerez diye nitelendirilebilecek film.
  • ülkemizdeki her kesimden bütün kızlar bdsm hastasıymış meğer. partnerleri en ufak bir farklılık istese yapmazlar hepsi christian grey aşığı. normal hayatta kezban olduğuna çok önceden kanaat getirdiğim bayan arkadaşlarım filme akın akın gittiklerine göre hedef kitle belli..
  • her yerde süzme kezbanların büyük ilgi gösterdiği ve bütün türkiye kızlarının bdsm hastası olduğunu söyleten kitaptan uyarlama filmlerin son serisi.

    kezban noktasında söylenenler maalesef doğrudur. ama ne olduğunu bilmediğim bir içgüdünün getirdiği etkiyle "abi türkiye kızları kezban yea" demiyorum; bu daha çok bir kezban hareketidir, kezbanlığın suçu da sadece o kızlara ait değildir.

    evet bu bir kezban hareketidir; bdsm hastası olmaları da hiçbir gerçekliği olmayan bir paravandır.

    x'in elli tonu serisi pırlantalar değerinde bir paravandır çünkü düşünün; kendinizi namuslu bir temiz aile kızı gibi gösteriyorsunuz, porno ve erotizm'le asla işiniz olmaz, zaten siz böyle bel altı zevklere meraklı olacak kadar ucuz değilsiniz, ama bu filmleri seyretmekte sınırsız özgürlüğe sahipsiniz çünkü bunlar film! siz de bunları seyrettiğinizde namusunuz asla bozulmuyor çünkü entellektüel bir insansınız ve bunları sadece film oldukları için seyrediyor, kitap oldukları için okuyorsunuz. yani bu seri türk kızına serbestçe porno veya erotizm seyretme, değerlendirme, yazma ve konuşma fırsatı verdi, e 40 kıllık kezban kaçırır mı bu fırsatı? tabiiki yapıştırdı voleyi. yani serinin ilgi görmesinin sebebi sadece kızların kendilerini tatmin etmesi değil, bunu tümüyle hayatlarına serbestçe giydirebilmeleridir de.

    tabii türkiye kızları sadece bu tiplerden ibaret de değil; her kesimden kızın bu seriye bu kadar ilgi göstermeleri hepsinin kendilerine göre yaşam şartlarının onları sürüklediği bir takım eksikliklerden kaynaklanıyor.

    her şeyden önce türkiye, hepimizin bildiği gibi cinsel açlığın sadece erkekler için değil, kızlar için de afrikasıdır. aile baskısı sebebiyle cinselliğini yaşayamayanların yanında; benim en çok gördüğüm, kendisine layık erkek bulamadığı için cinselliğini yaşayamayan piremseslerdir. biraz dikkat ederseniz her yerde rastlayabilirsiniz bu tiplere; bir kısmı görünürde son derece free takılıyor gibidirler, her fırsatta ne kadar modern ve açık görüşlü olduklarını belli etmeye çalışırlar, ve özellikle özgüven konusunda ve diğer bazı konularda çok abartılı fikirleri vardır, veya fikirlerini çok abartılı savunurlar. ama aslında o göstermeye çalıştıkları aşırı özgüven sahtedir, hiçbir zaman ne istediklerini kendilerine bile itiraf etmezler, her zaman kafalarında oluşturdukları kişi profili olmaya çalışırlar, ama bünyeleri o profile ait değilse kendi seslerini dinlemedikleri için sürekli bir şeylerin açlığını çeker, mutsuz olur ve hata yapmaya da devam ederler. bütün bunların sonunda da bünyeleri bir yerden patlak verir ve sıradan bir olay sonucunda yıkıma uğrarlar.

    diğer bir kısım da istediği cinselliği yaşayamayanlardır. bunlar her türlü ekonomik ve sosyal sınıfa ait olabilir. belki maddi, belki manevi imkansızlıklar sebebiyle hiçbir zaman istedikleri cinselliği yaşayamazlar, veya yaşayacak ortamı bulamazlar, e bu bulamama da onları sürekli yeni arayışlara iter. bu serii bu arayışlara kısa süreli bir tatmin ilacı gibi oldu. bdsm, porno, erotizm kesinlikle çare değildi, çünkü bunlar ayıptı, günahtı, iğrençti, mide bulandırıcıydı; ama bu seri öyle değil, bunlar kültürel...

    kitapların hiçbir edebi değeri yok, filmlerin hiçbir sanatsal yönü yok, bdsm açısından facia niteliğinde, felsefesiyle uzaktan yakından ilgisi yok, bir kaç kelepçeyle kırbaçtan ibaret, iki amatörün yüzeysel bir şehvet tatmininden başka hiçbir şey değil ama evet, türkiye'de kadınlar arasında çok büyük ilgi gördü ve görmeye devam edecek.

    bu kadar ilgi görmesinde eserlerdeki karakterlerin, işleyişlerin ve diğer hayat şartlarının mutlaka etkisi vardır. ama en büyük sebep benim gördüğüm bu paravan etkisi. türkiye insanı, ve kadını paravanını buldu mu yapamayacağı bir şey yok. cinayeti ölümüne kötüleyen adam cinayet işler, sorarsınız bu ne diye, e ama o da öyleydi böyleydi diye başlar anlatmaya; aldatmayı ölümüne kötüleyen kadın aldatır, sorarsınız neden diye, adamın siki küçüktü der. yani kendine göre haklı sebebini buldu mu affetmez türkiye erkeği de kadını da...
  • yok abi, estetik yok. sanat desen hiç yok. bdsm sıfır. git brazzers'tan üyelik al daha iyi. bu ne aptalca bir film olmuştu yahu..?
    ulan bunu ıphone 7'nin kamerasıyla çekerim. yazık bu filme harcanan paraya.

    tek gördüğüm şey: ''audi reklamını güzel yapmış.''

    imdb: 4.3/10

    buna para vermeyin gidin black panther'e.
  • muhtesem bir film. muzikler goruntuler ve tadinda erotizm ile bana iyi gelmis verdigim paraya degmistir. ben tatmin oldum .hatta ikinci yariya girmedim bile.