şükela:  tümü | bugün
  • düşünce özgürlüğü de depressive yapar insanı.

    bazıları okur, bazıları inanır hayatta. inanlar güdülmeye mahkumdurlar. kendi fikirleri yoktur, üretemezler. var olan empoze edilmiştir onlara. okuyan insan farklılaşır, görür, kavrar. neden sorusunu yöneltir hayata. aslında ölüme koşarcasına yaklaşıldığı, her saniyenin kişiyi ölüme sürüklediğini fark edince kapanır içine, depreşir.
  • birey ne kadar özgürse o kadar yalnızdır.. ayrıca düşüncelerinde özgür olan kişi, düşünceler arası her türlü bağlantıyı kurabilir..bu iki gerçek yüzünden kişinin gerçeklerle tek başına yüzleşmesi kaçınılmazdır.. bunlar da kişinin depresyon yönüne meyillenmesi sonucunu doğurur diyebiliriz...
  • özgürlükle depresyon iliskisi depresyon hırkasından ibarettir. özgür birey depresyon hırkasını giymiş bireydir.
  • herhangi bir konuda ozgurlugu kısıtlanan insan da depresif olur, duvarlar ustune gelir, kapana kısılmıs gibi hisseder kendini..
  • ozgurlukle depresyonun iliskisi kisinin ozgurlugunu kullanmasina baglidir. etrafindaki cogunluk ozgurdur, kimse onlari dusunme diye kisitlamaz ama onlar kendini guvende hissettigicundur surusunden ayrilmayan koyun gibi kendi alanlari disina cikmamayi kendi ozgurluklerini kisitlamayi tercih ederler. dusundukce kafalarini karistiracak sorular icin din, siyaset, ideoloji vb tasmalar takarlar boyunlarina ki bu tasmalar diger tasmalilari tanimada, taninmada, toplulugun parcasi oldugunu resimlemede kullanilir. depresyon insanin dogdugunda boynuna gecirilen bu tasmalarin sebebini merak edip, isyan edip onlari cikarmaya ugrasmasiylan tasmanin pasaportluktan cikmasiyla gruba girememesi ve sonuc olarak depresyon denen nesneye girmesi seklinde meydana gelir. boynunda tasma olan insansa ozgur olmadigindan depresyona girmiyor gibi bi durumda degildir ki ozgur olmayi istemek gibi bi amaci yoktur. amac ozgurluk degil guvenliktir.
  • özgürlüğü her istediğimizi yapmaktan ziyade istemediğimiz şeyleri yapmama durumu olarak tanımladığımızda bu iki kavram arasındaki ilişkinin oldukça yalın bir şekilde gün yüzüne çıkacağı kanaatindeyim. özgürlük, sırt çantana çadırını sıkıştırıp bir haftasonu kampa gitmekten ya da birkaç aylığına gezgin rolü oynamaktan çok daha fazlası çünkü.

    bir ömür sürecek istikrarlı bir özgürlük için belirli bir süre maddi ve manevi olarak birçok fedakarlıkta bulunmak gerekiyor ki bu da oldukça yıpratıcı bir süreç. dolayısıyla insan her ne kadar dirense de özgürlüğü elde etmeye giden o uzun süreçte depresyon da dahil olmak üzere birçok psikolojik sorunla muhatap olmak zorunda kalabiliyor.