şükela:  tümü | bugün
  • özgürlükten yana olan.
  • (bkz: liberter)
  • insanlara özgürlükçü olduğunuzu belirttiğinizde veya tutumlarınız bu yönde olduğunda, sınırlarını sikerek aşma konusunda birbirleriyle yarışıyorlar. tıpkı sinirlendiğinizde susmayı tercih etmeniz ve bunun yenilen lafları yuttuğunuz anlamına geldiği sanılıp, iyice üzerinize gelinmesi gibi. ya da iyi niyetinizi sık sık salaklıkla karıştırmaları gibi.
    herhangi bir sosyolojik veya psikolojik altyapısını irdeleyecek yetkinlikte değilim ama ampirik bir gözlemle söyleyebilirim ki; çok da özgürlükçü takılmamak gerekiyor zira toplum buna hazır değil. tepenize işiyorlar sonra. ne zaman ki iyi niyet salaklıkla karıştırılmaz, özgürlük mefhumunun içi karşınızdaki tarafından da idrak edilir, işte anca o zaman tam kapasiteyle çalışmak/çalıştırmak lazım özgürlükçü kafayı.
  • her taraftan kullanıla kullanıla epey folloş olmuş bir kavram.

    (bkz: pvv)
  • genelde uygarlık karşıtı, kapitalizm karşıtı, devlet karşıtı, din karşıtı ve/ya hayvan-insan-doğa özgürlüğünden yana olan insanların sahiplendiği sıfat.

    bu anlamıyla bakıldığında yabancı dillerdeki karşılığı, liber- köküyle başlayan değildir; çünkü o liberallerin kapitalizm için kullanmasıyla içini boşaltmıştır. ingilizcesi emancipatory almancası ise emanzipatorischtir.

    özgürleştirmek içinse (bkz: #31991584)
  • kendimi en iyi ifade etme biçimim. zaten belirli bir ideolojiye ait olmadım hiçbir zaman. ne biliyim kendime özgürlükçü dedikçe daha da özgür hissediyorum. bana kalırsa özgürlükçü olmak bazen hiçbir anlam ifade etmese de bazı durumlarda da esneklik sağlıyor insana. herkesin kendine ait bir özgürlükçü tanımlaması olabilir. doğru bildiğini, dünyayı kendine sınırlar çizmeden algılamakta buna dahil.
  • azınlıkta kalanlardan çıkar. çünkü normlara bağlı çoğunluk özgürlükçülüğe uzaktır.