şükela:  tümü | bugün
42 entry daha
  • belli başlı facia davranışların özrü yoktur. misal, insan öldürmek, yaralamak, fiziksel işkence, eziyet, yağma, iftira, şantaj gibi. ancak özrü olmayan davranışlar çok çok azdır. en ufak ya da standart bir hata nedeniyle dilenen özrü kabul etmeyen kişinin kendisi sorunludur belki de sorun büyük boyutlardadır. bu kişiler en ufak şeyden kırılabilir veya kindar olabilir ya da mutsuz olmaktan çevresindekileri mutsuz etmekten keyif alabilir. bu tür şahıslar özrü kabul etmedikleri gibi, muhtemelen kısa bir süre sonra karşı atağa geçip, fazla fazla misilleme yapacaklardır. hakaret ederler, beddua ederler, taciz ederler. sadist, mazoşist, melankoliklerdir. kendilerinin hiçbir zaman hatalı davrandıklarını kabul etmezler. her türlü şeyi yapmayı kendilerine serbest görürler. ortalığı yakıp yıkmayı severler, hatta ortada böyle bir şey yoksa, böyle bir şeyin olması için bizzat çaba gösterirler. bir hatanın geçmişte kalması, şimdi ve gelecek için yapıcı davarnma gibi bir şey onların lügatında yoktur. onlara göre, bir hatanın etkileri sonsuza kadar devam etmelidir. bir insanın özür kabul etmemesi için kendisinin herşeyi doğru yapan hatasız, kusursuz biri olması gerekir. ne gariptir ki, böyle bir şey imkansız olduğu halde kendilerini böyle görürler. bencildirler. zehirli insan çeşididir. genetik olarak çok yakınım olan birinden biliyorum. özür kabul etmeyen kişiye karşı yapılacak şey, özrü geri almak, bir daha o şahıstan özür dilememek ve o şahısla irtibatı kesmek.
  • konfüçyus’un ikili ilişkilere dair muhteşem uyarısı; “sizi iki defadan fazla üzen birine güvenmeyin. ilk seferinde bu sizin için uyarıdır. ikincisi ise dersti. ve bundan daha fazlası saygısızlıktır. size gerçekten değer vereni ayırt edin.” hata, en fazla bir kere affedilir. buna karşılık bukowski diyor ki; “hatalarını telafi etmeye çalışan birine geçmişteki hatalarını hatırlatmayın. bu, düştüğü yerden kalkmaya çalışan birini tekmelemekten farksızdır.” insan, hata yapar. yapılan hatayı sürekli hatırlatmak, telafi etmeye çalışanın emeğine saygısızlıktır. yapmamalı!
  • karakter yapısı ve yaşa bağlı olarak affediciliğin düşmesidir.

    kuralcı, güvensiz, septik vs. yapıdaki insanlar da karaktere bağlı olarak affedicilik düşük olabilir.

    yaşa bağlı olarak gelişen de, zaman içinde defalarca affettiği olayları tekrar tekrar yaşamasından sonra düşen düzelme inancı ve tolore ile alakalıdır.

    geçen günlerde nereden baksan 15 yıllık arkadaşım ve aynı zamanda komşumla saçma sapan bir sebeple gerildik, bakın kavga bile yok, o sırada arabadan yeni inmiştik, aslında yemek yemeğe gidiyorduk, tepem attı, onu orada bıraktım, arabama atladım ve gittim. yarım saat sonra aradı, telefonu da açmadım.

    zaman içinde tükenen tahammüller bırakın özür kabul etmeyi o özrü diletmeye bile fırsat verdirmiyor.

    pişman mıyım, hayır.
    üzgün müyüm, hayır.
    özlüyor muyum, hayır.

    demek ki iyi yapmışım.

    özür kabul etmek öyle aman aman çok da iyi bişi değil, kendinizi üzmek için zemin yaratmayın, gerekiyorsa yollayın gitsin.
  • kabahatine göre değişir. insan ol da gel. kabul etmeyip sildiğim insan olmuştur.
  • kabahat ve kişiye göre değişebilir. ancak özür kabul edebilmek bir erdemdir ve herkes de bulunmaz. hiçbir şekilde özür kabul etmeyen insanda bir şeyler terstir. uzak durulmasını tavsiye ederim...
  • aldatma, yalan söyleme gibi hataların özrü olmaz zira bunlar zaten hata değildir, bunlar tercihtir... aldatan bir kişinin özrünün kabul edilip edilmemesini geç özrünün kaideye bile alınmaması gerekmektedir bana göre, unutmayın 1 kere yapan her zaman yapabilir