1. engelli insanlara, inatla özürlü diyenlere söylenebilitesi olan söz. bu insanların özür dilemesini gerektiren bir özrü bulunmamaktadır. yalnızca engelleri vardır.
  2. özürlü sözcüğünün insanlar tarafından hakaret olarak kullanılması yüzünden engellilerin kullanmayı tercih ettiği sözcüktür, ama ne yazık ki devlet inatla özürlü sözcüğünü kullanmayı tercih ediyor, zaten engelli vatandaşlara bakış açıları da hakaret gibi.

    (bkz: gözlerin görmüyor sana iş vermişiz)
  3. gereksiz, anlamsız, şekle yönelik bir uyarı tümcesi. her "özürlü" diyenin art niyetli olduğu önkabulü de cabası.. örneğin, özürlü eleman alıp hakkını yemeyen bir işveren varsın "özürlü" kelimesini kullansın yani ne fark eder, ağzı öyle alışmış demek ki ama niyeti düzgün amk.. vice versa, daha en baştan ayrımcılık yapıp "engelli pozisyonuna genel başvuru" ilanı vererek sakata "engelli" deyip de olayı kitabına uydurmak için asgari ücrete engelli istihdam edenin de anasını sikeyim.

    (bkz: engelli yerine özürlü demek/@quantumfluctuations)

    zaten ötekine, ötekiliği dolayısıyla bir ad konularak kategorize edilecekse, yani, mesela, iki bambaşka ve parmak izi gibi eşsiz* insan salt hastalıkları, eksikleri, dezavantajları ortak paydasına indirgenerek "engelli bilmemnesi" (engelli indirimi, engelli istihdamı, engelli okulu, engelli sınıfı, engelli otobüsü, engelli pozisyonu falan filan) diye kategörize edilip aynı torbaya, aynı sınıfa, aynı departmana, aynı okula, aynı otobüse konacaksa bunu yaptığın anda olay bitmiştir ama, illa bir ad konacaksa da en güzeli dezavantajlı veya sakattır arkadaşım, beş yılda bir kafaya ve zevke göre icat çıkarmanın alemi yok.
  4. (bkz: kız değil kadın yurdu) ve (bkz: zenci değil siyahi) gibi yapay ve anlamsız bir uyarı. sanki özürlü ile engelli arasında çok bir fark varmış gibi. özürlü kelimesine alınan engelli kelimesine de alınır. ayrıca toplumda hiçbir insanın özürlü derken aşağılama niyetiyle söylediğini de sanmıyorum. birileri çıkıyor, çok zeki olduğunu zannedip kendi kendine "özürlü kelimesi hakaret biçimini almıştır, bundan sonra engelli denilecek" diyor, yarım akıllı insanlar da onu takip ediyor. gerçekten yazık.

    bakın size şunu da söyleyeyim, özürlü kelimesinin bir başka anlamı da "mazeretli"dir. yani "mazereti olan kimse" demektir. ne kadar ince bir anlam değil mi? lugat bilgisi olmayan adam tabi işin bu yanını da düşünemiyor.
  5. özürlü kelimesinin iticiliğinden kaynaklı bir uyarıdır. hayırdır lan pazarda ki defolu kazağı mı gördün de özürlü filan diyosun. itici bir kelime işte.

    edit: neye kime sinirlendim lan böyle. ortada bir durum yok.
  6. doğru bir uyarı cümlesi. sen sağlam doğdun ya da talih eseri başına herhangi bir kaza/bela gelmedi diye başkasına kabahat bulurmuş gibi özürlü demek hoş değil. onlara sanki bu topluma yüklermiş ama idare ediyormuşuz, göz yumuyormuşuz gibi özürlü demek hoş değil.

    sinirlendim.
  7. görme engelli bir vatandaş bankaya gittiğinde atm üzerindeki tuşlarda braille alfabesi var ise o vatandaş hiç bir sıkıntı çekmeden bütün işlemlerini orada görebilir.yani herhangi bir engeli yoktur.
    insanlara engelleri yaratan bizleriz.yürüme engelli insanlar için özel yollarımız yok, görme engelliler için yazılmış kitaplar yok vs vs.bu insanlar engelli olmasınlar.bırakın özürlü olsunlar. bizler de onları engelli yapmayalım. engelleri kaldıralım ve onlar için daha yaşanabilir bir hayat kılalım.
    özürlü kelimesi de halk agzında hakaret amaçlı kullanıla kullanıla, aşağılayıcı bir anlam kazanmıştır. özürlü kelimesi bir hakaret degildir. özürlü olmak da secilebilen bir şey olmadığı için bunla yerinmek ya da aksi durumuyla övünmek cok akıllıca değildir.
    o insanlar özürleriyle gayet mutlular bence.onlar için tek sorun engelli olmak. eminim iki kelime arasındaki farka da cok fazla takılmıyorlar. sadece hayatlarını daha kolay hale getirebilecek düzenlemeler istiyorlar özürlü vatandaşlar.
    engelli olmak onları özürlü olmaktan daha cok yaralıyor.özürlü olmayı onlar seçmediler. ama engelsiz bir dünya yaratmak için bir şansımız var.ve onlar o dünyayı yaratmadığımız için daha cok üzgünler.
  8. birkaç durumdan dolayı çok normal bir uyarı cümlesi. bunun en öncelikli sebebi, özürlü kelimesinin hakaret anlamında kullanılması halk içinde. bir sözcüğü hem hakaret anlamında kullanıp hem başka bir insanın sıfatını belirlemede kullanıp sonra da iyi niyetten bahsedemezsiniz, kötü niyetli olduğunuzu da varsaymıyorum ancak en iyi ihtimalle düşüncesizsiniz. muhtemelen, henüz tanıştığınız bir insanın uzuvlarında bir anormallik gördüğünüz zaman hiç üzerinize vazife olmamasına rağmen "aa yüzüne/koluna/ çenene vs. noldu?" diye sorabilecek bir kapasiteye sahip meraklı insanlarsınız. karşınızdaki belki bahsetmek istemiyor, belki engelinin çat diye dikkat çekmesinden rahatsız. anlatmak isterse anlatır zaten. bunlar, engeli ortadan kaldırmaz ama sizi düşünceli bi insan yapar. düşünceli insan olmaya giriş dersi vermeyelim isterseniz?

    ikinci sebebi, birisine kusurlu veya özürlü derseniz, bu söz konusu kişiyi doğrudan ikinci sınıf insan durumuna düşürür. engelsiz insanları kusursuz ve özürsüz, engelli insanları ise size karşı özrü olan insanlar olduğu algısı yaratır. bu çok tehlikeli bir algıdır. çünkü, sosyal hayattaki her şeyin engelsiz insanlara göre düzenlemesinin altında yatan sebebin sembolik bir yansımasıdır. "bizler kusursuzuz bu nedenle rampalara, braille alfabelerine, tid öğrenmeye / öğretmeye ihtiyacımız yok, eğer kusursuz insanlarla iletişime geçmek istiyorlarsa onlar kendi başlarının çaresine baksınlar." bu yüzden görme engelliler için yapılan yolların ortasına direkler, masalar ve kasalar konuyor, bu yüzden trafik işaretleri sessiz yapılıyor "şimdi karşıya geçebilirsiniz" uyarısını duyduğunuz zaman kıçınızla gülüyorsunuz, sanki uyarmasa biz bilmeyeceğiz diye. eğer, trafik ışığını göremeseydiniz, sesli uyarı olmazsa bilemezdiniz.
    engeli olan insanın, duymaya, görmeye, yürümeye veya düşünmeye engel olan bir durumu vardır. bu durum engelli insanların, engelsiz insanlara karşı yürüyemediği, duyamadığı veya düşünemediği için bir özürü olduğu anlamına gelmez.

    sembolleri hafife almayın. davranışların empoze edilmesinde sembollerin önemi vardır. birine özürlü yerine engelli derseniz onun engelini kabul etmiş olursunuz. özürlü derseniz, hem hakaret anlamında kullanılan bir sözcüğü çirkince sarf ederek düşüncesizlik etmiş olursunuz hem de bilinçaltında size karşı, toplumun "sağlıklı(?)" bireylerine karşı bir özrü olduğu anlamı yerleşir. önemli bir ayrımdır bunu yapmak. "aman canım noolcak..." eğer bir şey olmayacaksa ben de sizlere hayvan diye hitap edeyim, kötü bir niyetim yok ve geniş anlamda düşünülürse insan hayvanlar alemine ait bir varlıktır. veya iş arkadaşlarınızla konuşurken "ben bir tuvalete/lavaboya gideyim" cümlesi yerine direkt "ben sıçmaya/işemeye/sümkürmeye gideyim" diyin sonuçta kötü bir niyetiniz yok.

    işte bunlar hep uslup, hep düşünce.
  9. söyleyenin niyetine önyargılı yaklaşan aşırı duyarlılık göstergesi.

    11 yaşında kör olmuş, hukuk fakültesini birincilikle bitirmiş, altı nokta körler derneğinin kurucularından olan gültekin yazgan'ın bir makalesinden alıntı:

    "özürlü olmayı seçtim, engelli olmayı reddediyorum.

    okul, dernek, vakıf adlarında; gazete haberlerinde, radyo ve televizyon yayımlarında; dahası kendi konuşmalarımızda bazen özürlü, bazen de engelli sözcüklerinin kullanılmakta olduğunu duyuyor, okuyoruz. bu iki sözcük karşısında bir takım sorular takılıyor kafama:

    -şu veya bu sakatlığın yükünü sırtımızda taşımakta olan biz körler, biz kolsuzlar, biz sağırlar, dilsizler, biz felçliler biz, biz ... evet, bizler özürlü müyüz, engelli miyiz? yoksa hem özürlü, hem de engelli miyiz?

    -engelli ile özürlü sözcükleri eş anlamlı mıdır da birbirlerinin yerine kullanılmakta?

    bu sorulara duygusallıktan uzak, nesnel bir yanıt bulmak için özürlü ve engelli sözcüklerinin genel anlamları üzerinde durarak konuyu irdelemek istiyorum.

    özür sözcüğü, bir şeyde veya bir insanda bulunması olağan niteliklerden ve özelliklerden bir veya birkaçının eksikliği anlamına gelen bir terimdir.

    kendisinde özür sayılacak bir eksiklik olan kişiyi anlatmak için "özürlü" sözcüğünü kullanırız. engelli sözcüğüne gelince, ilkin bu sözcüğün türetildiği "engel" sözcüğü üzerinde durmak uygun olacaktır. gerçek anlamda engel, bir şeyi yapmayı, bir şeyden yararlanmayı veya bir şeyin meydana gelmesini önleyen etkendir, diyebiliriz.

    bu tanımlamaya bakarak, körlüğü veya sağırlığı ya da topallığı bir engel sayanlar; bundan dolayı "engelli" sözcüğünün kullanılmasının doğru olduğunu ileri sürenler çıkacaktır.

    bu yorumu benimseyecek olursak, engellerle çevrilmiş olmanın kaynağının kendimizde bulunduğunu kabul etmiş olmaz mıyız?

    unutmayalım ki, sakatlığımızı bize bir engel gibi gösteren kaynak çevremizdir. başka deyişle engeller dışımızdadır. üstelik bir sakatlığı, söz gelimi körlüğü, engelliliğin kaynağı olarak kabul ettiğimiz zaman, ne olduğu aşağı yukarı belirli ve değişmeyen bir durumu değişken bir durumla karıştırmış oluruz. o zaman karşılaştığımız engelleri aşmaktan veya temelli kaldırmaktan nasıl söz edebiliriz? özürlülük tanımlanabilen, kapsamının ne olduğu belirli olan bir durumdur. bireyden bireye değişen anlamlar taşımaz.

    engellilik ise kapsamı ve derecesi kişiden kişiye değişen bir durumu anlatır. bundan dolayı anlamı, özürlülük gibi genel değil, bireyseldir. alnımıza engelli etiketini yapıştırırsak, değiştirmek için çaba gösterdiğimiz bir durumu, değiştiremeyeceğimiz bir duruma dönüştürmüş oluruz. özürlü gruplarının çağdaş hedefi; engelleri azalta azalta her insan kadar engelsiz bir yaşama kavuşmak değil midir?

    bireysel seçimlere kimse karışamaz. özürlü olmak yerine engelli olmayı tercih edenler tabi ki olabilir; ama binlerce özürlü kardeşim gibi, ben de özürlü olmayı seçtim. engelli olmayı reddediyorum; çünkü körlükten kurtulmamın çaresi yoktur ama karşılaştığım engelleri aşmanın çaresi olduğuna inanan ve bu yönde çaba göstererek normal yaşama kavuşmuş bir insanım; çünkü engelli sözcüğü ile elimi kolumu bağlamak, umutlarımı söndürmek istemiyorum; çünkü mutluluğumuzun dışımızda engelleri aşmaya veya yok etmeye bağlı olduğuna inanıyorum."

özürlü değil engelli hakkında bilgi verin