şükela:  tümü | bugün
  • özürlü kelimesinin iticiliğinden kaynaklı bir uyarıdır. hayırdır lan pazarda ki defolu kazağı mı gördün de özürlü filan diyosun. itici bir kelime işte.

    edit: neye kime sinirlendim lan böyle. ortada bir durum yok.
  • görme engelli bir vatandaş bankaya gittiğinde atm üzerindeki tuşlarda braille alfabesi var ise o vatandaş hiç bir sıkıntı çekmeden bütün işlemlerini orada görebilir.yani herhangi bir engeli yoktur.
    insanlara engelleri yaratan bizleriz.yürüme engelli insanlar için özel yollarımız yok, görme engelliler için yazılmış kitaplar yok vs vs.bu insanlar engelli olmasınlar.bırakın özürlü olsunlar. bizler de onları engelli yapmayalım. engelleri kaldıralım ve onlar için daha yaşanabilir bir hayat kılalım.
    özürlü kelimesi de halk agzında hakaret amaçlı kullanıla kullanıla, aşağılayıcı bir anlam kazanmıştır. özürlü kelimesi bir hakaret degildir. özürlü olmak da secilebilen bir şey olmadığı için bunla yerinmek ya da aksi durumuyla övünmek cok akıllıca değildir.
    o insanlar özürleriyle gayet mutlular bence.onlar için tek sorun engelli olmak. eminim iki kelime arasındaki farka da cok fazla takılmıyorlar. sadece hayatlarını daha kolay hale getirebilecek düzenlemeler istiyorlar özürlü vatandaşlar.
    engelli olmak onları özürlü olmaktan daha cok yaralıyor.özürlü olmayı onlar seçmediler. ama engelsiz bir dünya yaratmak için bir şansımız var.ve onlar o dünyayı yaratmadığımız için daha cok üzgünler.
  • birkaç durumdan dolayı çok normal bir uyarı cümlesi. bunun en öncelikli sebebi, özürlü kelimesinin hakaret anlamında kullanılması halk içinde. bir sözcüğü hem hakaret anlamında kullanıp hem başka bir insanın sıfatını belirlemede kullanıp sonra da iyi niyetten bahsedemezsiniz, kötü niyetli olduğunuzu da varsaymıyorum ancak en iyi ihtimalle düşüncesizsiniz. muhtemelen, henüz tanıştığınız bir insanın uzuvlarında bir anormallik gördüğünüz zaman hiç üzerinize vazife olmamasına rağmen "aa yüzüne/koluna/ çenene vs. noldu?" diye sorabilecek bir kapasiteye sahip meraklı insanlarsınız. karşınızdaki belki bahsetmek istemiyor, belki engelinin çat diye dikkat çekmesinden rahatsız. anlatmak isterse anlatır zaten. bunlar, engeli ortadan kaldırmaz ama sizi düşünceli bi insan yapar. düşünceli insan olmaya giriş dersi vermeyelim isterseniz?

    ikinci sebebi, birisine kusurlu veya özürlü derseniz, bu söz konusu kişiyi doğrudan ikinci sınıf insan durumuna düşürür. engelsiz insanları kusursuz ve özürsüz, engelli insanları ise size karşı özrü olan insanlar olduğu algısı yaratır. bu çok tehlikeli bir algıdır. çünkü, sosyal hayattaki her şeyin engelsiz insanlara göre düzenlemesinin altında yatan sebebin sembolik bir yansımasıdır. "bizler kusursuzuz bu nedenle rampalara, braille alfabelerine, tid öğrenmeye / öğretmeye ihtiyacımız yok, eğer kusursuz insanlarla iletişime geçmek istiyorlarsa onlar kendi başlarının çaresine baksınlar." bu yüzden görme engelliler için yapılan yolların ortasına direkler, masalar ve kasalar konuyor, bu yüzden trafik işaretleri sessiz yapılıyor "şimdi karşıya geçebilirsiniz" uyarısını duyduğunuz zaman kıçınızla gülüyorsunuz, sanki uyarmasa biz bilmeyeceğiz diye. eğer, trafik ışığını göremeseydiniz, sesli uyarı olmazsa bilemezdiniz.
    engeli olan insanın, duymaya, görmeye, yürümeye veya düşünmeye engel olan bir durumu vardır. bu durum engelli insanların, engelsiz insanlara karşı yürüyemediği, duyamadığı veya düşünemediği için bir özürü olduğu anlamına gelmez.

    sembolleri hafife almayın. davranışların empoze edilmesinde sembollerin önemi vardır. birine özürlü yerine engelli derseniz onun engelini kabul etmiş olursunuz. özürlü derseniz, hem hakaret anlamında kullanılan bir sözcüğü çirkince sarf ederek düşüncesizlik etmiş olursunuz hem de bilinçaltında size karşı, toplumun "sağlıklı(?)" bireylerine karşı bir özrü olduğu anlamı yerleşir. önemli bir ayrımdır bunu yapmak. "aman canım noolcak..." eğer bir şey olmayacaksa ben de sizlere hayvan diye hitap edeyim, kötü bir niyetim yok ve geniş anlamda düşünülürse insan hayvanlar alemine ait bir varlıktır. veya iş arkadaşlarınızla konuşurken "ben bir tuvalete/lavaboya gideyim" cümlesi yerine direkt "ben sıçmaya/işemeye/sümkürmeye gideyim" diyin sonuçta kötü bir niyetiniz yok.

    işte bunlar hep uslup, hep düşünce.
  • olması gereken bir değişim.
    o insanların hayatları zaten gereğinden fazla zor ve çileli. özürlü yerine engelli desen ne kaybedersin. farkından olmadan söyleyenler uyarılmalı, farkında olup sallamayanlar şunu unutmasın; her sağlıklı insan bir engelli adayıdır
  • özürlüler federasyonu başkanı engelli sözcüğünü kabul etmiyoruz dedi. biz bunu engel olarak kabul etmiyoruz demişti. haberiniz olsun.
  • aynı tartışma ingilizce'de de sürdürülmekte. handicapped veya disabled kullanımı yerine differently abled tanımlaması daha olumlu anlamlar taşıması ve aşağılayıcı, küçümseyici bir vurgu yapmaması aksine var olan başka bir pozitif gerçekliği ön plana çıkartması sebebiyle tercih ediliyor.
  • (bkz: engelli değil özel)

    özel çocuk öğretmenliği yapan bir arkadaşım, onlara özel çocuk dediğim için ağlamıştı *. nasıl dolmuşsa artık. o insanlar özel insanlar. engel sensin, özür de sana girsin *
  • allah aşkına, ya da her neye inanıyorsanız onun hatrina; engelli bir insana/canlıya karşı özürlü kelimesini kullanmayın ve hatta lügatınızdan o kelimeyi çıkarın!
    bir özrü yok, engeli var; ki ruhen farklı bir insan olduğu anlamına gelmez.
    bunu söyleyen sağlıklı insanda bir engelli adayıdır. hayatın ne getireceği hiç belli olmaz.

    kullanmayin..
    bedenindeki eksikliği birde kalbinde acmayin..