şükela:  tümü | bugün
  • 1800lerde ilk kez sirk kurup insanları yanıltarak "her yol mübah" felsefesiyle para kazanan ve halkla iliskilerin üc gelisim döneminden(yanıltma-bilgi verme-iki taraflı iletisim kurma) ilkinde büyük rolü olan kisi.
  • (bkz: barnum etkisi)
  • genelikle uydurma haberleri ile ünlü olmuş tarihin en tanınmış basın ajanlarından.
    örneğin zamanında george washington'a hizmet eden zenci hizmetkarın 160 yaşında olduğunu iddia etmiş ve değişik adlar kullanarak gazetelere gönderdiği mektuplarla abd basınını uzun süre meşgul etmeyi başarmıştır.hizmetkarın vefatından sonra yapılan otopside aslında 80 yaşında olduğu anlaşılmıştır.
  • tam adı phineas taylor barnum olan bu kişi büyük bir dehadır. aynı zamanda hayat hikayesi çokta bir eglencelidir. halkla ilişkileri yaratıcı bir şekilde kullanan ilk amerikalı diyebiliriz. "living wonders" adı verdiği müzesiyle ünlü olmuştur. müzenin içinde sergiledikleri adeta bir freak show sirkidir. içinde devler, çingeneler, cüceler, siyam ikizleri gibi abidik gubidik yaratıkları sergilemektedir.
    mesela namı deger parmak çocuk dedigimiz "tom thumb" adını verdiği 5 yaşında olan bir cüceyi 11 yaşında diyerek turneye çıkarır, gittiği her yerde gazetelere çıkar, dünya çapında ünlü olur. herkesler görmeye gider. öyleki lakabı general olan tom thumb 4 kraliçe tarafından öpülmüşlüğü bile var, o kadar meşhur olmuştur. daha başka mesela "jumbo" adında dünyanın en büyük fili olduğunu iddaa ettiği fili sergiler müzesinde. brooklyn köprüsü bittiğinde jumbo'yu köprüden geçirerek ilk köprü denemesini yaptırır. öyle orjinal fikirler bulurki halkı kendi hakkında konuşturmasını ve müzesine çekmeyi çok iyi başarır. bu başarılı yılları sonunda müzesinde yangın çıkar ve bütün yaratiklarla beraber kül olur. daha sonra kurduğu 3 müzesi daha yanar. şanssızlık işte. ilginç büyük bir adamdir kendisi.
  • 'biz insanlarin ne kadar kolay kandiklarini degil, kandirilmaya ne kadar merakli olduklarini kesfettik' demis bir halkla iliskiler ustadidir kendisi.
    (bkz: ahu ile meric)
  • 1850li yıllarda amerikada düzenlediği gösterilerle ve özellikle freakshowlar ile adından pek çok söz ettirmiş şahıstır. kendisinin biyografisini yazan arkadaş tarafından şov dünyasındaki yaratıcılığı şöyle açıklanmıştır :
    'take a mildly interesting object that had been around for some time and to puff it almost overnight into an earthshaking 'event.''
    'bir süredir ortalıkta olan biraz ilginç bir nesneyi alır ve neredeyse bir gece içerisinde yeri yerinden oynatacak bir olay'a dönüştürür.'
  • "there is a sucker born every minute." cümlesiyle sosyal psikolojide tanınan adam.
    konu ise bu cümlenin herkes için geçerli olabilmesidir, yanlışlanamaz (falsifiability).
    ve bu tür cümleler burç yorumlarında da görülebilir. cümleyi kime yorsanız geçerli olur.
  • "hâlâ erdoğan’ın ve akp yetkililerinin kabataş hezeyanlarını duydukça p.t. barnum’u hatırlıyorum.

    size de bahsetmek isterim abd’li işadamı barnum’dan.

    asıl adı phineus taylor barnum.

    abd tarihinin en büyük şarlatanıdır barnum.

    “dalavereciler prensi” olmakla övünmüştü.

    dahası “dünyanın en ünlü dalaverecileri” adlı bir kitap yazmış ve halkın kendisine “alçak, sahtekâr, şarlatan” demesine kızacak yerde keyiflenmiştir.

    “dünya enayilerle doludur ve her dakika bir enayi dünyaya gelir” diyen barnum, halkı aldatmaktan çok hoşlanırdı.

    bir keresinde eşi bulunmaz bir atı olduğunu ve bu atın kuyruğunun başında, başının ise kuyruğunda olduğunu iddia etmişti.

    halk öbek öbek merakla toplandı bu tuhaf yaratığı görmek için.

    tabii içeri giren herkesten giriş ücreti olarak 25 sent aldı barnum.

    yakıcı bir merakla içeri koşup atı görenler şoke oldu.

    yemliğe kuyruğundan bağlanmış bir at vardı sadece.

    bir başka seferinde kiraz renginde kedi göstereceğini ilân ederek halktan hayli para toplamış ama siyah renkli kedi göstermiştir.

    para verip içeri girenler kızgınlıkla söylenmeye başlayınca “evet, bu kedi siyah renklidir ama siyah renkli kirazların bulunduğunu da kimse inkâr edemez” deyip işin içinden çıkmıştır.

    reklâm yapmak için bridgeport demiryolunun yakınlarında bir tarlayı sabana taktığı bir fille sürdürürdü. fil sürücüsüne tren tarifesini vermiş, tren geçeceği zaman işe koyulmasını emretmişti.

    barnum bir ara bütün ingiltere’nin öfkeyle hareketlenmesine sebep oldu.
    shakespeare’in doğduğu evi satın alarak new york’a getirmeye ve broadway’de yeniden kurarak halka göstermeye kalkıştı.

    daha ilginci din bakımından hayli sofu bir adamdı barnum.

    sarhoşluktan başkaldıramayan adamların ahirette çekecekleri azabı açıklayan bir vaaz dinlemişti.

    içki içmek ise 20 yıldır onun yaşam tarzıydı.

    derhal eve koşmuş, şampanya şişelerinin hepsini kırmış, bir daha içki içmemeye yemin etmişti.

    arkadaşlarına içki içmenin zararlarını heyecanla anlatarak onları da tövbeye zorlamış, bir gecede 20 tanesini ikna ederek içkiyi bıraktırmıştı.

    ama işte bu adam amerika’nın en büyük şarlatanıydı.

    “her yol mubah” felsefesiyle para kazanan barnum çok zengin ve dünya çapında ün sahibi oldu.

    amerikan müzesini satın aldı. onu ve gösterilerini izlemeye gelenler arasında charles dickens, henry james ve galler prensi 7.edward gibi ünlüler bile vardı.

    “halk aldatılmaya çok meraklıdır” diyen barnum, “benim başörtülü bacımı…” diye yalana başlayan kara gölgelerden ve gazeteci görünümlü kabataş sahtekârlarından üstündür ve erdemlidir.

    neden?

    çünkü başkalarına iftira atmadı.

    çünkü bunca caka ve gürültüye rağmen barnum, ara sıra şüpheye düşmekten, ümitsizliğe kapılmaktan da kendini alamazdı.

    liverpool’da bulunduğu sırada cesareti kırıldığı için oteldeki karanlık odasında koltuğa çökmüş, acı acı ağlamaktan kendini alamamıştı.

    ölümünden sonra barnum, halkla ilişkiler ve reklam sektörünün önemli figürlerinden biri haline geldi.

    bilhassa “yanıltma” konusunda.

    sanırım en samimi takipçileri akp ve havuz medyası."