şükela:  tümü | bugün
  • 1844-1908 yillari arasinda yasamis ispanyol besteci.
  • konser salonlarinda eserleri klasik muzigi gercekten sevenler ve hatta az sevenler tarafindan bile zevkle dinlenilen kemancilara cok is cıkartan besteci
  • aynı zamanda olağanüstü bir keman virtüözü de olan ispanyol besteci.
  • sarasate, pablo de - (1844-1908) ispanya'da pamplena şehrinde doğmuş, öğrenimini paris konservatuvarında yapmış, keman virtuözü. sekiz yaşında ispanya kraliçesi isabella'nın huzurunda verdiği konser sonrası kraliçe tarafından bir "stradivarius" kemanı ile ödüllendirilmiştir. sarasate öğrenimini bitirdikten sonra avrupa'da turneler yapmış, 1870'de amerika'ya giderek konserler vermiştir. fransız bestecisi edouard lalo, birinci keman konçertosunu ve "symphonic espagnole"unu onun için bestelemiş, max bruch bir keman konçertosu ile "scotch fantasia" adlı keman eserini ona ithaf etmiştir. sarasate çalgısı için pek tanınmış "zigeunerwelsen - çingene havaları" adlı parçasını, "navarra" adlı kaprisini ve ispanyol danslarını bestelemiştir. fransa'da biarritz şehrinde ölmüştür.
  • ortaokul lise dönemi, radyoda bir parça çıktı. muhtemelen trt 3. gece, yatıyorum belki. yıllar öncesi, hatırası bulanık ama 25+ yıl öteye kalabildiğine göre hala güçlü. melodi yok, yitti dinledikten sonra ama parça çalarken ben ispanya'nın bir köyünde bir pazar yerinde insanların arasında yürüdüm. tezgahlara baktım, konuşmaları dinledim. kolunda sepetle yürüyen, kabarık etekli elbisesi olan esmer bir kız* geçti yanımdan. bahar güneşi vardı havada, ama nisan değildi. ispanyollar neredeyse nisan boyunca bayram yapar. normal bir pazar günü ve pazar yeriydi işte.

    şarkı bitti, odama geri döndüm, bestecinin adını duydum, koydum kafanın köşesinde bir yere.

    yıllar geçti. internet girdi hayatımıza. mp3 diye bir formatla tanıştık. birbirimize kaset çeken, radyodan kayıt yapan bir nesil iken yeni şarkılar bulduk, dinledik, arşivledik. o dönemde sarasate yine geldi aklıma. "var mıdır acaba" diye şüpheyle aramaya başladım. audiogalaxy, napster beni tanıdı, olsa dükkan senin dediler. bir ara 1-2 parçasına ulaştım, onlarda da o ilk gezdiğim pazarı bulamayıp bıraktım peşini.

    nice zaman sonra, sarasateyi dinlediğim ya da aradığım yıllarda hiç hayal etmediğim bir şey oldu. o pazarlarda gezdim, sohbet ettim, keçi peyniri bile aldım. şarkıyı bulamasam da hissini yaşadım. bugün o şarkıyı tekrar aramaya başlayacağım.

    bu mühim sefere hazırlanmak için yazdığım bu yazıda bana eşlik eden parça ise original prankster. düşmanıma dilemem böyle kafa karışıklığını.
  • sarasate isimli nadide bir şiir de vardır ki kimseler. bestelerinden ilhamla yazılmıştır.

    "
    kağıt yırtar gibi yırtılıyor şimdi kulak zarım
    ve bütün kasaplar bıçaklarını tam da şuanda bileliyor
    yine gece yine karanlık
    yatağın öte ucu varla yok arası
    salınmakta diğer yarısı kucakta
    yine gece yine dolunay yarım
    eksik tamamlanmamışlıklarla dopdolu bir gece
    ve inleyen bir kadın
    evhamlı bir kız kurusu
    gece karabasanlar halinde çökmüş kimisine
    yataklar derli toplu hiç sevişilmemişler gibi
    cesareti olanlar uykuya daldılar
    yırtarak cellatlarının gölgelerini
    var güçleriyle ufka vardılar
    keskin bıçak uçlu delici bir gece"
  • lalo birinci keman konçertosu'nu ve symhonie espagnole'u ; max bruch ikinci keman konçertosu'nu ve scotch fantasia'yı ; saint-saëns concertstück, rondo capriccioso ve si minör keman konçertosu'nu ; maç kenzie piproch-suite'i, sarasate'nin tekniğine göre yazmışlar ve kendisine adamışlardir.