şükela:  tümü | bugün
  • sebzeli bulgur pilavıyla alakası olmayan, ana malzemesi pirinç olan yemek.
  • haşmet babaoğlu'nun bir kitabında adı geçen yemek türü. yalnız ve mahsun bir kadın bir ispanyol restoranında oturur vaziyette etrafındaki çiftlere bakarak iç geçirmektedir. pek sonra garsonu çağırır ve bir paella sipariş eder. garsonun cevabı kadına son darbeyi vurur ''üzgünüm efendim, tek kişilik yapamıyoruz paella'yı''. haşmet abi de bağlar hikayenin sonunu ''anlamıştır kadın, hayatta yalnız yapılamayacak şeyler vardır: sevişmek ve paella yemek gibi''
  • bu yemeğin, taa endülüs zamanından kalma olduğu söylenir. ziyafetlerden kalan yemeklerin bir kapta karıştırılarak fakirlere dağıtıldığı zamandan. hatta paeya kelimesinin arapça, artık, kalan anlamında olan, bakiye kelimesinden geldiği rivayet edilir.
  • paeya okunur.
  • sariligini icindeki safrandan alir. kirmizi et ve beyaz et cesitleri ile de yapildigina, katalonya bolgesinde rastlanmistir. sangria ile iyi gider. (bkz: sangria/7)
  • bulgurun adıyla birlikte anılmaması gereken, geleneksel ispanyol pirinç yemeği.

    envai çeşit katkıyla zenginleştirilir ancak bir risotto ile karşılaştırınca daha bir zayıftır kanaatimce.
  • ispanyol deniz maklubesi.
  • sebzeli bulgur pilavını bilmediğimi bana öğretmiştir. herşeyden ders çıkartmak lazım. sebze olarak en sık karides, yengeç ve kalamar kullanır ispanyollar bunu yaparken, iyisini bulursan yemelere doymazsın. yanına da buz gibi ayran yok yine karıştı.
  • midpointte ki seafood paella oldukça lezzetli tavsiye edilir.

    komşu editi: midpoint derken, her köşe başına benzer yabancı isimli tabelalar asarken, sorun yok da
    paella gibi yine türkçe olmayan bir ifadeyi tanımlıyor olmaz sıkıntı yaratmazken ,seafood dendiğin de türkçe gönüllüsü olmamız ayrı bir ikiyüzlülük diye düşünüyorum.
  • bugün yurttaki barcelonalı bir kızın yapıp ikram etmesiyle deneyimlediğim yemek. dediğine göre pek tam yapamamış. pilavın rengi tam sarı olmamış ama ben yine de beğendim. bizimkinin içinde deniz mahsülleri yerine tavuk ve buna ilaveten kırmızı ve yeşil biber vardı. yemek yapmayı pek beceremediğimden sürekli makarna yiyordum. bu paella denen şey ilaç gibi geldi. afiyetle yedim.