şükela:  tümü | bugün
  • "pafta=bir karton
    ebadi degisir..
    benim kiler ya 70 cm ye 100 cm
    ya da 70 cm ye 50 cm
    annadin?"
    "1 de inşaatlların orda yazar 8-10 pafta diye, o da mı aynı şey?"
    "pafta haa
    ama iste boyut degistigi icin yani tam bilemessin
    ayi gibi de olabilir"
    "anladım"
  • evet bir karton demisim ama karton olmak zorunda degil.. kagit, aydinger felan da olabilir.. bunlara pafta diyoruz.. cumle icinde kullanimi: "3. pafta'ya bakarsak sectionlarda bu duvari daha iyi algilayabiliriz.. " "
  • bir dönem milliyetin fiks promosyonu olan türkiye karayolları haritasının dağıtılış formatı.
    öen:bugünkü paftada iç anadolu bölgesi
  • üzerine çizim yapılır, mesela iç mimarlar kullanır.
    cümle: içmimar paftayı at... at içmimar at
  • mekanikte: dişi veya erkek vida (hatırlayamıyorum) yapma aleti. karşıtı kılavuz. amacı helis oluşturmak.

    şehir ve bölge planlamada: parselasyon esnasında kullanılan bir terim. bilmemney parsel, bilmemney ada vs. deniyor ya.

    teknik resimde: a0 ebadındaki kağıtları ozalit şeklinde kopyalıyosunuz. böyle lila rengi bi hal alıyor proceler. o zımbırtılara pafta diyosunuz.
  • bir bölgenin kadastral durumunu gösteren değişik malzemeler üzerine yapılmış parselasyon çizgilerinin bütünüdür..
    (bkz: pafta numarası)
  • bu ne tesadüftür diye düşündüren, hali hazırda incelemekte olduğum dava dosyasında yanında "yeşil dosya" denen hede ile birlikte bol miktarda geçen, insanı canından bezdiren, "pafta, pafta, gel götümde patla" şeklinde saçma bir tekerlemeyi akla getiren, etimolojik olarak kökeni merak edilen kelime bozuntusu.
  • silindir şeklindeki metal çubuklara vida formu vermek için kullanılan el aleti ve bu aletin uçları. her bir ebat çubuk için 4 adet uç ve bu uçları çevirmeye yarayan özel tasarlanmış bir koldan oluşmuş sete de pafta takımı denilir. çalışma prensibi kılavuzla aynıdır. sadece iç diş yerine dış diş açar. uçlar da vida şeklinde değil somun şeklindedir.
    (bkz: dis acmak)
    (bkz: kılavuz)
  • - büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri.
    - yivaçar.
    - süs için at takımlarına veya başka yerlere takılan metal pul veya çakılan iri başlı çivi.
    - büyük benek, leke.

    tdk