şükela:  tümü | bugün
  • gece vakti ve soğukta en bi zevkle yapılan oyun, spor. karşı takım flashbang atmış kadar eğlenceli ve panikli oluyor, pusulara takılıp düşüyorsunuz bile.

    (bkz: buğu)
  • takımımda vurulmayan tek oyuncu olarak kalmışken rakip takımın 4 elemanının allah allah nidalarıyla ustume yurumesinin verdigi panikle 3 metre mesafeden hakemi kasıklarından vurmuslugum olan oyun. yazık oldu cidden..
  • silah değilde marker denilen, basınç ile boya topu gönderen ve maske takılarak oynan zevkli bir oyun cstrike manyaklarının seveceği tipten bişeylerdir.

    düzgün boya topu kullanıldığı zamanlarda acı vermemektedir. yanlız boya topu yerine bunların sensörlü olanları ile oynamak gerekir. bu sayede vuruldun, hayır vurulmadım tartışmaları direk çözülmüş olur.
  • takım elbiselerle oynanması gereken oyundur. türk stili.
    siyah takım ve beyaz gömlekten oluşan iş kıyafetleri ile mekana gidilir. elbette kravatsız.

    mekan sahibinin dağıttığı elbiseler ve maskeler kabul edilmez. kösele ayakkabılar ile sahaya çıkılır ve oyun başlar.
    elbette oyunun önemli kısmı ekiplerden birinin liderliğini yapan kişinin, esir alınan ya da sıkıştırılan eleman için vereceği sıkın kafasına emridir.

    takım elbisenizle kombo olacak biçimde bir renkli top sıraya girene kadar boşluğa atar sonra rakibin kafasına sıkarsınız.

    bir kurtlar vadisi aforizması olarak türk tarihine geçebilecek spordur paintball. şükürler olsun ki henüz tosuncuklar kitlesi tarafından keşfedilmedi de gidip harp oyunları yapabiliyor, taktik stratejik çözümlemeler ile stres atabiliyoruz.
  • işyerindeki singapurlularla aramda şöyle bir dialogun gecmesine sebep olmuş oyundur.

    - i am going to play paintball this weekend.

    - paintball? are you going to paint your ball?

    ayrıca:
    (bkz: ingilizceden turkceye cevrilemeyen dialoglar)
  • oynamayanların asla ne kadar keyifli olduğunu anlayamayacağı, oynayanların da büyük çoğunlulun bir daha bırakamadığı spor.

    aynı zaman da komik diyaloglara da sebebiyet verir. şöyle ki;

    yakın zamanda askere gideceğim için eğlencesine, biraz da ironik olarak paintball a gidilecektir ve babama paintball maçı olduğunu söylerim. babam bütün bilgeliği ile;

    -oğlum manyak mısın? 2 ay sonra silahların içine gireceksin daha ne paintball a gidiyorsun? der, moral aranan gariban bana iyice yüklenir.

    yine de keyifli olan, tavsiye edilesi bir stres atıcıdır.
  • oynadıktan sonra bir kır düğününde, takı merasimi bittikten sonra, havaya paintball silahı ile sıkarak ilerleme isteği uyandıran spor.
  • 13-14 yasindaki amerikan bebeleri bunu oyle bir oynuyor ki! 6 yetiskin 6 tane cocuga karsi isinma turu amacli bir oynayalim dedik arkadaslarimizi beklerken. adamlar tam kamuflajli, hedef kucultme, mesafe tahmini, kama duzeni falan oy oy.
    en siskosu bile kartal demirag'in komando surunmesi hareketini yapabiliyordu...
    2020'deki korfez savasi'nda araplarin mech warrior'lara ihtiyaci olacak.

    edit: ya da biz profesyonel bir takimin isinma amacli bir tur oynadigi loser'lar olduk. bilemiyorum, dusuncelerim karisik.
  • yıllar önce eğitimini alıp hakemliğini yaptığım bir spor dalıdır. şirketlerde takım çalışmasını, koordinasyonu geliştirir gibi safsatalarını bir tarafa bırakırsanız ki, herhalde birbirini iş düzeyinde tanıyan, başka hiçbir şey paylaşmamış bir insan grubu için takım çalışmasını ve koordinasyonu geliştirme gücüne sahip olamayan bir kaç spordan biridir paintball. basketbol, futbol hatta mümkünse piknikte voleybol faaliyeti filan takım çalışmasına ve koordinasyona daha fazla katkı sağlayacaktır. neyse asıl mevzu paintball eğlenceli, keyifli, hareketli, adrenalini yüksek bir spordur. güvenli olduğu iddia edilir ancak güvenliğini ne yazık ki, ekipmandan çok, insan bilincinin sağlamasından dolayı, iddia edildiği kadar güvenli değildir. rakibinizi ve takımınızı tanımanız, güvenmeniz başlıca güvencenizdir. zira tanımadığınız bir rakiple oynuyorsanız 10 cm'den kaskınızın ağız ve burun kısmına ateş edilebilir, ağzınız burnunuz boya ile dolabilir (boyalar gıda boyasıdır sağlığa sakıncalı bir madde içermez), siz ağzınızdaki ve burnunuzdaki boyayı savaş alanı içinde kaskınızı çıkarmadan hönkürmek ve kusmak biçiminde çıkarmaya debelenirken, 10 cm'den suratınıza ateş eden gerizekalı karı hakeme, vurdum ben ama "out" diye bağırmıyor şeklinde sizi şikayet de edebilir. ahmak mahluk, boya topunu ağzımın içinde patlattın, neremle bağırayım. bunun üzerine out diye bağırmadığınız için vurulduğunuzu idrak edemediniz zannıyla yine 10 cm'den bu sefer kolunuza kafanıza, yani ekipmanın korumadığı bölgelere atış yapıp 3-5 gün sürecek ağrılı bir morluğa neden olabilir. hakem yetişene kadar kolunuzun, bacağınızın daha fazla deşilmemesi için panik halinde hatuna sarılmanız, çelme takıp yere yatırmanız elinden silahını almanız ve akabinde, erkek arkadaşıyla papaz olmanız mümkündür. ayrıca kendi takım arkadaşınızın sizi vurma olasılığı rakipten kat kat daha fazladır çünkü oyuncular panik halindedir. hareket eden herşeye ateş etme eğilimi içindedir ve tabiyatıyla siz kendi takım arkadaşınıza sıklıkla rakipten daha yakın durursunuz. o da sizi ve lokasyonunuzu takip etmediyse, sizi gördüğünde vurmakta tereddüt etmez. gündelik yaşamınızda spor aktivitesi yapan bir insan evladı değilseniz, paintball oynarken panik halinde, yok bayrak kapacam, yok adam vuracam diye engebeli arazide koşuştururken düşerek eli, kolu, dizi parçalama ihtimaliniz oldukça fazladır. binadan rehine kurtarma gibi gelişmiş bir organizasyonu oynuyorsanız binanın birinci kat camından aşağı düşmeniz bile olasıdır, yaşanmıştır, ölü yok, yaralı vardır. kısaca paintball'un güvenli bir spor olması, oynayan insanların iq ortalaması kadardır. en keyiflisi takım arkadaşlarınızla en azından 10 maç bir arada yapmış bir takımsanız ve rakibiniz de böyle bir takımsa ortaya çıkan maçtır. bir de, iki takım da savaş alanını tanıyorsa tadından yenmez.

    ha, biraz da küçük ve pratik ipuçları vereyim;

    - oyuna başlamadan önce kaskınızın kafanıza uygun ayarlandığından emin olun çünkü savaş alanında uçup gidebiliyor. bu da ciddi bir risk, gözünüzle boya topu yer değiştirebilir.

    -başlama düğüyle birlikte silahınızın emniyetini açmayı unutmayın. (ben unutuyorum oradan biliyorum, hiç hoş olmuyor)

    -oyuna baslamadan önce kaskın camını içerden ıslak mendille ya da mümkünse bir elmayı ortadan ikiye kesip elma suyuyla temizleyin, buğulanmasını engeller. bu sayede oyun alanında kaskınızı çıkarıp buğu temizlemek zorunda kalmazsınız. zaten hiçbir şart altında oyun alanında kaskınızı çıkarmayın. vurulup oyun dışı kalmak, her halikarda kör olmaktan iyidir.

    -oyun başlamadan önce silahınızı ters çevirip namludaki topu top haznesine düşürün ve ters vaziyette 3-4 kere tetiğe basın. karbon tüpünün doluluğunu kontrol etmiş olursun. tüp doluysa her seferinde sekme şiddeti ve silahtan çıkan ses aynıdır. sesi ve şiddeti azalıyorsa tüpünüzü doldurtunuz. hatta bunu siz yapmayınız hakeme kontrol ettiriniz.

    -savaş alanında yardımcı hakemlerin durduğu yerlere dikkat ediniz çünkü mutlaka yakınlarında bir yerde bir pusu kurulmuştur. menzile girmenizi bekleyen bir rakip oyuncu mevcuttur. hakemler her ne kadar oyuncunun yerini belli etmemek üzere debelenip uzak duruyorlarsa da, mutlaka hakemin baktığı yönün büyük ihtimalle zıt tarafında bir oyuncu vardır.

    -sınırsız topla oynamıyorsanız ki, genel olarak 10 top limitli oynanır, yaptığınız atışları sayınız. zira oyuncuların vurlumadan önceki son sözleri sıklıkla "allah kahretsin kurşun bitmiş" olmaktadır.

    -lütfen lütfen hakemlere ateş etmeyin, dikkat edin biraz zor değil. hiçbir paintball oyuncusu, eğer hollanda milli takımı ile maç yapmıyorsanız, turuncu fosforlu elbiseler giymez ya da sarı fosforlu yağmurluklar giyip karşınıza kabak gibi dikilip beklemez. elinde silah varsa bile, o başka bir oyuncunun silahıdır, tamir etmek için almıştır.

    -bir de şöyle bir şey var; gerçi kaç kişinin başına gelme ihtimali var bilemiyorum ama benim geldi, dikkat edin diye söylüyorum. maçınızı bir tv kanalı paintball tanıtımı diye çekiyorsa iki kat dikkatli olun. ben sote bir bölgeden rakibin bayrağını alacam diye bir gaz depara kalktığımda peşime tv kameramanı ve muhabiri takıldı. abi gelmeyin peşimden yerimi belli ediyorsunuz diye dert anlatmaya ve bir yandan da koşmaya çalışırken takılıp parende attım. kask bir tarafa, silah bir tarafa gitti. kafamda kask yokken üzerime toplar yağdı. suratıma gelen top yüzünden 2 gün elmacık kemiği mor ve şiş gezdim. yetmedi akşam ana haberde, paintball türkiye'de diye sunuldu. yere kapaklanma figürüm rayting aldı. siz siz olun etrafta kameraman ve muhabir varsa, ya oynamayın, ya da pasif oynayın, savunmada kalın. ha bunların hepsi başınıza gelirse de, kesinlikle "abi o bölümü keseriz, yayınlamayız, sen korkma." yalanlarına inanmayın. kaseti alın imha edin.
  • izmir'de onlarca kez ayarlamaya çalışıp bir türlü yapamadığımız, biri ayarlarsa koşa koşa gideceğim güzel aktivite.*
hesabın var mı? giriş yap