şükela:  tümü | bugün
  • 80'lerin ikinci yarısı manchester'dan fırlamış gibi müzik yapan grup. bizim ülke için oldukça yeni ve orjinal bir müzik. bu sene one love festival'de çalıyorlarmış.

    edit: kalbimdeki bıçak parçalarının ana ritim gitarı the cure'un erken dönemine götürüyor insanı. sanki seventeen seconds vb. dinliyormuş gibi. albümün geri kalanında ise yer yer the smiths ama genel olarak yoğun the stone roses atmosferi hakim. müziğin temelinde ise post-punk çok net hissediliyor. öte yandan herhangi bir grupla direk bağlantı kurulabilecek bir tür taklit de yok. etkilenim her grup için geçerli, yeni bir grubu eskiyle benzerlikler kurarak tanımlamak doğal ve dinleyicinin yapmaktan hoşlandığı bir şey zaten ama bu tamamen yeni bir müzik. aslına bakılırsa tam bir 80'ler revival grubu.
  • ya sen kilink gibi bir gruptan buraya nasıl geldin kardeş ? o zamanlar ben de izmir'de liseli bir rock müzik grubunda idim ve bu kilink'le içten içe kıllaşırdık. o sıralar izmir'de punk grupları daha çok sahne alabiliyordu ve bizi biraz öteliyorlardı. e biz de sinir oluyorduk haliyle.

    ama şu palmiyeler'de ne kadar da olgunlaşmış ve kendine has bir hal almış müzik ortaya koymuşlar inanamadım. yani lisede abi ilerde kilink'teki adamları döndüre döndüre dinleyeceksin deseler, hasiktir amk ergenleri derdim sadece.

    o dönemden (bizim grup da olmak üzere) bir çok grup yok oldu gitti. kendilerini bu denli ilerlettikleri için, türkçe liriklerle devam ettikleri için teşekkür ederim. genelde duygusal, ön yargılı bir adam olarak hala şaşırarak dinliyorum.
  • hafiften the smiths'i ve stone roses'ı anımsatan grup. sevdik.
  • mayıştırıcı özelliğe sahip müzik yapan grup.

    bulunca ilginç birşey keşfetmişim gibi oldu.
  • türk olmayan başka bir grup, bir diğeri de awaydays'dir.

    karbeyaz diye müthiş bir şarkıları yeni yayınlandı, klibi de şahane.

    "sonunda bitti yaz, gidiyordu karbeyaz. tutmuyordu elimden, bıraktı beni yüksekten!"

    (bkz: dinlenildiğinde genç olunmak istenen şarkılar)
  • bu grup bence isminden dolayı bile sevilir. ne bir kasıntılık var ne marjinal olma çabası. tamamen doğal.
  • hurşid yenigün ve grubunun günümüzdeki halefidir. yaptıkları müziğin "ah o gemide bende olsaydım"dan zerre farkı yoktur. dertsiz, tasasız, zahmetsiz, canını sürüyen, mıymıntı bir müzik. girebileceği tek playlist gsflilerin ‘seks playlistleri’ olabilir. gsfli dedimse izzet baysal’ın gsflisi falan değil tabii, resmi hipster yuvası olan mimar sinan ve anadolu üniversitesi gsflisi olması şart. mertcan kardeşim (eskişehir gsf) ve tarık kardeşimin (mimar sinan gsf) kelle kulak yerinde. allah var. kızlar bayılıyor. oyster club’taki dayılar gibi de cantiler. gitarları da en pahalısından. anneleri almış. barış biraderim ise biraz gariban kalmış. 9 eylül gsf’den olduğu içindir belki. oysa hurşid yenigün ruhunu bir tek o layıkıyla kavrayabilmiş gibi duruyor. şapka bile aynı.

    make hurşid yenigün great again!
  • utanmadan güzelim kıza davul çaldıran grup. yeni albümde rüzgar, deniz çok iyi.

    bu arada tüm istanbulluları 1 eylül’de nayah‘a bekliyorlarmış.
  • keyifli grup, keyifli bir albüm yapmış. akdeniz albümünde derine şarkısı bağımlılık yaptı. spotify'a teşekkürler
  • ll (venus) adında albümlerini çıkarmış indie tadında grup.
    karbeyaz'a da yer vermişler albümde.
    genel olarak sakin, huzurlu fakat kesinlikle iddialı değil. bu da kendilerine has bi' tarz.
    başarılı buluyorum.

    12 şubat 2017'de kadıköy - dorock xl'da adamlar ve büyük ev ablukada öncesi pas attıracaklardır, önerilir.

    edit: beklentinin üstünde bi' performans oldu. aynen devam!