şükela:  tümü | bugün
  • yetişkin olarak düşününce gerçekten de olağan bir durum.
    bu tür masallar ciddi manada sağlıksız.
    çocukların bilinç altına saçma sapan şeyler yerleştiriyor.
    bir nevi şu sinemada yapılan 25. kare mantığı gibi bir şey.
    sapıkça tabi btk. ölmüş karıyı öpmek nedir? nekrofil değil mi ulan?
    7 erkek cüce ve bir kadın var ama hiçbir gönül ilişkisi yok ama zengin, prens gelince ilişki başlıyor.
    madem öyle niye cüceler öpüp uyandırmıyor mesela?illa prens olacak, cüce erkek değil çünkü.
    gerek sınıfsal gerek sosyo ekokomik gerek cinsel gelişim olarak sağlıksız.
  • bence de sağlıksız. öldü diye tabuta konulan kızı öpmek ki hatta elmanın çıkabilmesi için “vakumlamak” bildiğin nekrofilidir.

    buna 100 yıl uyuyan kızı öpmek de dahil.
    kokmuştur bu yatak yarası olmuştur içi geçmiştir demiyor kızı öpüyor
  • asıl tehlike masalda bir prenses ve prens bulunması, büyüyünce herkes kendini prens ve prenses sanıyor. orta çağ'da mıyız lan ? feodalizm türk'ün genetiğine ters.
  • demek bir de pamuk prenses'in müptezel olduğunu bilseniz.
  • anne karnında 24. haftadan itibaren sesli olarak okuduğunuz hikayeye tepki veren ve hisseden çocuklar elbette 5-6 yaşlarında yetişkin tarafından 7-10 yaşları arasında ise kendi okuduğu kitaplardan etkileniyorlar.

    pamuk prenses ve 7 cüceler kitabı okunduğu dönem itibariyle çocuklarda iyi çocuk eğiliminin başladığı zamanlara hitap ediyor. çevre tarafından pekiştirilmeyi bekliyorlar.
    içerik olarak özellikle kız çocuklarını onlara ait olmayan seçenekler ile donatmış, öz güvenlerini kırmış, bu kitaplar ataerkil yapıyı da aşılıyor . sonra kız çocukları gelinlik içinde prenses olacaklarını ve kurtuluşun illaki bir prens sayesinde gerçekleşeceğini düşünüyor.
  • grimm kardeşlerin derlediği tüm eski alman ve avrupa masalları zaten sağlıksızdır, ki derlerken aslında yumuşatmışlar öyküleri.

    uyuyan güzel öyküsünde rumpelstilzchen ilk doğana göz koyar, ki bu ortadoğu dinlerinin kökeninde de vardır ve malumunuz kurban geleneği ile de bağlantılıdır. kızı alamayınca lanetler, böylece parmağına sembolik olarak fallik bir obje olan "iğne" batıp da "kan çıkınca" (ki bu ergenlik kanıdır) kız bayılıp 100 sene uyur ve yine bir prensin öpmesiyle hayata döner. ama orijinal masalda tabii prens baygın kıza tecavüz eder. prenses ikiz çocuklar dünyaya getirir, sonra çocuklardan biri parmağındaki iğneyi emerek çıkarınca prenses uyanır. çocukların babasını bulduğunda adam başkasıyla evlidir ve eşi uyuyan güzel'in ikizlerini pişirip akşam yemeğinde servis etmek istemektedir.

    pamuk prenses de hain üvey anne tarafından öldürülmesi için gönderilir, sonra yedi cüceler cüce olduklarından kızın iffetine zarar vermezler (tyrion lannister da cüceydi ama ancak uçanla kaçan kurtulurdu). o arada üvey anne kızı bulup kadın cinselliğinin en bariz sembolü olan kırmızı bir elma ile uyutur. sonunda bir prens gelip kızı yine öperek uyandırır. bunun prens kızı atının terkisine yüzükoyun atınca elmanın fırladığı veya prens camdan tabutu kırınca yüzükoyun yere düşen kızın ağzından elmanın fırladığı iğrenç versiyonları da vardır. aslında her iki masaldaki kızı öperek hayata döndürme olayı masalın halk arasındaki halinde cinsel eylemdir ve tabii ikisi de bilinçsiz bir kıza rızası olmadan uygulanır.

    rapunzel'e gelince, onun orijinal halinde de kız saçlarını sarkıtarak kuleye prensi çektikten sonra hamile kalır. üvey annesi elbisesinin daraldığını fark eder, bunun üzerine kızın saçlarını kesip kızı ormana atar. orada rapunzel ikizlerini tek başına dünyaya getirir. o arada üvey anne rapunzel'in yerine geçerek prensi kuleye çağırır, prens gerçeği görünce üvey anneyle beraber olmaktansa kendini kuleden aşağı atar, ama düştüğü yerde gözüne dikenler batınca kör olur. rapunzel ile prens ormanda buluşur, rapunzel o kadar ağlar ki gözyaşları prensin gözlerini iyileştirir, mutlu son.

    külkedisi masalında ise hain üvey kardeşler kristal ayakkabıya ayakları girsin de prensle evlenebilsinler diye ayak parmaklarını ve topuklarına keserler. ama güvercinler bunu prense bildirir ve sonra külkedisinin düğününde güvercinler üvey ablaların gözünü oyar.

    hele kırmızı başlıklı kız belki de en felaketidir, çünkü masaldaki kurt kızın büyükannesini öldürüp pişirir, sonra büyükanne kılığına girip eti kıza yedirir, beraberinde şarap içen kız sızınca da tecavüz eder.

    hansel ve gretel masalında da çocuklar yeterince yiyecek olmadığı için üvey anneleri tarafından cadıya gönderilir, ama cadının niyeti çocukları önce semirtip sonra yemektir. sonra çocuklar cadıyı canlı canlı kazanda yakar, evini talan eder, annelerinin yanına dönerler ama anneleri o arada açlıktan ölmüştür.

    istek üzerine edit: pinokyo da az sapkın bir masal değildir. pygmalion'dan çalıntı ana temasıyla hikaye aslında bir trajedi olarak yazılmış. tahtadan oyulan pinokyo hiçbir ahlaki değeri olmayan bir kukla, orijinal masalda "hayırsız, uğursuz, rezil oğlan" filan diye tanımlanıyor. özgür kalır kalmaz da önce kendisi gibi hayırsız bir kurt ve bir kediyle arkadaş oluyor, sonra da onlarla zıtlaşıyor. kendisini doğru yola çevirmek için uyaran ağustos böceğini çekiçle dümdüz ediyor, altın hırsızlığına karışıyor ve sonunda kurtla kedi boynuna ilmiği geçirip asıyorlar el kadar kuklayı. sonrasında bu sonu beğenmeyen editör yazara baskı yapmış da adam iki bölüm daha yazmış, sonunda peri gelip pinokyoyu gerçek bir çocuğa dönüştürsün diye.

    kibritçi kıza hiç girmeyeyim, onun son hali bile vahim. bir noel gecesi aç bilaç karların üzerinde kibrit satmaya çalışan kibritçi kız satmaya çalıştığı kibritleri yakarak ısınmaya çalışır ve bu arada hayaller görmeye başlar. ertesi sabah da karların üzerinde çevresi yanmış kibritlerle çevrili, yüzünde bir gülümsemeyle donmuş halde bulunur. ölümü bile "artık üşümeyecek, açlık çekmeyecek" diye güzel bir şeymiş gibi sunulur.

    kısacası, geleneksel avrupa masalları bayağı sapkın zihinlerin eseri. yumuşatılmış halleri bile çocuklara çağdışı mesajlar veriyor. öte yandan hepsi batı kültürünün parçası, her yerde geçen referansları. o yüzde de "ebeveyn denetiminde" okunmaları gerekiyor.

    kaynak: (bkz: http://www.filmstarts.de/nachrichten/18492712.html)

    edit: başlığı açan kaçıp gitmiş. bu masalları sağlıksız bulduğu için kızıyla oynarken sonunu değiştiren bir doktorun tweet'ini paylaşıp eleştirmişti.
  • doğru bir tepkidir. pamuk prenses ve diğer klasik masalların orijinalleri korkutucu, yumuşatılmış halleri ise sıkıcıdır. ana karakterin pamuk prenses; ama hikayede hiçbir iradesi yok, kim nereye çekerse oraya gidiyor, sonra da uyuyor zaten. uyuyan güzel de aynı şekilde. aksiyonun büyüğünü, mücadeleleri prens yaşıyor. ben çocuk halimle bundan sıkılırdım, prenses de bir şeyler yapsın, savaşsın, dövüşsün, birilerini kurtarsın isterdim.
    disney falan da şimdiki remakeleriyle biraz bunu yapmaya çalışıyor, prensesleri biblo olmaktan çıkarıyor; çünkü aklın yolu bir. benim de çocuğum olsa ben de bu masalları olduğu gibi anlatmazdım, karakterlerin mücadelelerini görsün isterdim.