şükela:  tümü | bugün
215 entry daha
  • güzide okulum. seviyorum. bölümümü ve hocalarımı daha çok seviyorum.

    ancak benim için en can sıkıcı şey "online yoklama sistemi" oldu. basitçe: telefonunuza ya da tabletinize yüklediğiniz paü uygulaması ile sınıf içerisindeyken yoklamanızı dijital ortamdan alabilmenizi sağlayan bir teknoloji (gps, bluetooth ve herhangi bir internet bağlantısının aktif olması şartıyla). akademisyen kendi cihazından yoklamayı başlatıyor, siz de kendi cihazınızı açarak bağlanıyor, alıcı cihaz tarafından sınıfta olup olmadığınız otomatik olarak kontrol ediliyor ve yoklamaya dahil oluyorsunuz. rektör (bkz: hüseyin bağ) bu sistemin gerekçelerini kısaca şöyle sıralıyor:
    -akademisyenlerin görevlerini yerine getirdiğinden emin olmak.
    -öğrencilerin kendi adlarına başkalarına imza attırmalarını önlemek.
    -devamsızlıkların tek ve düzenli bir sisteme oturtulması.

    kulağa hoş geliyor. ben de ilk duyduğumda aslında sevinmiştim. benim bölümümde derslerini işlemeyen ya da gelmeyen akademisyenler neyse ki yok. hepsinden memnunum ancak elbet bir yerlerde böyle insanlar mevcut. bu anlamda tertipli ve düzenli bir sistem. yozlaşmış kişileri eleyecek bir sistem. ancak öyle değil. en büyük sebebi ise devamsızlıkların akademisyenlerin elinde değil, sistemin elinde olması. yani bu, eğitmenlerin sizin için haklı dahi olsanız bir şey yapamayacağı anlamına geliyor. daha da açmak gerekirse, o an görevli yoklamayı açmakta, siz yoklamayı almakta sıkıntı yaşamış olmanız veya gerçekten okula gelemeyecek bir mazeretiniz olması durumunda ne olursa olsun yok yazılmanız demek oluyor. mesela bu dönemin ilk derslerinde sistem sıkıntısı nedeniyle hiçbir görevli yoklamayı başlatamadı ve o dersten birer saat yok yazıldık ve görevlinin yapabileceği hiçbir şey yok. bilmem anlatabildim mi. diğer sebep gps, bluetooth ve internet bağlantınızın açık kalması gerektiği. internet hali hazırda çoğumuz açık kullanıyoruz ancak diğer ikisinin de açılmasıyla artık telefonun şarjı dayanmaz oldu. "rektör" bey açık bırakma zorunluluğunun olmadığını, bir kez açıp katılarak kapatılabileceğini söyledi ancak uygulama aynısını söylemiyor. eğer yoklama sırasında bu üçünden birini kapatırsanız uygulama size tekrar bağlanmanız gerektiği ile ilgili bir uyarı veriyor. kendimden örnek verirsem; ben, ders sırasında bu üçünden birini bile hiç kapatmadım. herhangi bir sorun da yaşamadım. neden kapatmıyorum derseniz, sınıfımda katılım sağladığı halde uygulamadan kontrol ettikten sonra yok yazıldığını gören arkadaşlarım olduğundan. herkes bunu yaşamamış ancak dediğim gibi yaşayanlar oldu. ve dersi çakışanlar da var tabii. üstteki entryde söylendiğine göre "çok zeki ve kredisi yeten" arkadaşlar zorlanıyor doğal olarak. lafı "dersten kalmayacaksın"a getirmenin daha edebi yolu sanırım. herkesi aynı kefeye koymamayı da düşünmek gerek sanki değil mi? tembelliğinden ya da gerçekten ciddi gerekçeler yüzünden kalanları biz bilemeyiz sonuçta. ayrıca kimse isteyerek dersten kalmıyor. okulu ben de seviyorum ama eğri oturup doğru konuşmak lazım.

    aslında çok güzel düşünülmüş bir sistem. gelecek vadettiğini düşünüyorum. ancak görevli teknik ekibin ve ekipmanların yetersizliği bariz. üstüne öğrencilerden çok, işini hakkıyla yapan görevliler için daha büyük bir işkence olduğunu da bilmek gerek.

    bu yetersizlik şimdi de uzaktan eğitimde ortaya çıktı. dersi izlemek için sisteme giriyoruz ve bir de ne görelim? sistem çökmüş. allah allah... rektörün durumla ilgili açıklaması şöyle: "sevgili öğrencilerimiz, sisteme yoğun giriş yapıldığı belirli zamanlarda sistem hatası yaşanmaktadır. aynı anda dersi olan ve sisteme giriş yapması beklenen öğrenci sayısı 10 bin kadardır. ancak bugün bir saat içerişinde 103 bin oturum açıldığı görülmüştür." ama bana garip gelen kısım ise diğer bir açıklamasında: "toplam öğrenci sayımız 52 bin iken 103 bin sayısı normalin çok üstündedir." ya kendi öğrenci sayımızı bilmiyoruz, ya da herkese çifter hesap dağıtılmış. emin değilim. entry'yi girdiğim tarihte canlı yayın sistemi geçici olarak devre dışı. akademisyenler bildiğiniz boş duvara karşı konuşacak ve sistem tekrar açılınca videoları yükleyecekler. özellikle eğitmenlerin çoğunun karşılıklı ders verme sistemine alışık olduğunu düşünürsek kendileri için çok feci bir durum bu.

    diğer bir sorun ise yemekhanedeki rezervasyon sistemi. yahu restorana mı gidiyorum, yemekhaneye mi? neden rezervasyonsuz 10 liraya yemek yiyorum? neymiş yemek yetmiyormuş, e, o zaman "sekreter" parasından kısıp ona göre yemeği fazla ya da az yapsak olmaz mı? olmaz herhalde.

    sonuç olarak, gereksiz aksiyonlara imza atan okuldur. eldeki imkanı en iyi duruma getirmedikçe ya da bu hevesten vazgeçmedikçe de gereksiz kalacaktır.