şükela:  tümü | bugün
  • öyle bir hikâye, yalnızlığın yarattığı insan, alemdağı'nda var bir yılan ve panco'nun rüyası isimli sait faik abasıyanık öykülerinde yer alan hayali kahraman. olric'in babası olabilir.
    yalnız bu kahraman zaman zaman okuyucu yerine de geçer. sait faik, bütün hikayelerini panco'ya anlatmaktadır. geceleri sokakta dolaşmasının nedeni de odur. “panco hep kabahat sende. sen ettin bu işi bana. gece yarısı senin hesabına dolaşıyorum. sen ettin bu işi.” anlaşılan o ki insanın hayal gücü varsa yine de yalnız kalmıyor pek.
  • (bkz: #28202636)
  • yakası kürklü pardösü sahibi.
  • sait faik abasıyanık'ın bireysel godot hesabı. ben hikayelerinde panco'yu tam olarak bir yere koyamadım. kimi zaman, geceleri yatağının altında kendisini bekleyen sevimli bir köpek; kimi zaman ellerini sımsıkı sıkmak istediği bir sevgili, kimi zaman ise birlikte maç izlediği sokak arkadaşı. aslında hiç kimse olmayıp sait faik'in açığa çıkan bilinçaltı bile olabilir. bazen panco diye seslenirken, bana seslendiğini zannettiğim bile oluyor. biz gaipten hişt! sesleri duyan adamlarız ne de olsa.
  • panco her şey, demincek üstelik. parmakları var nefesi var harfleri var. bir sesin karşılığı panco. bir karşılığın ses hali. bence lacivert gecede teknenin alnına vuran deniz feneri. bilmiyorum. bilmediğim her güzellik için gizli kahraman olabileceğini hissediyorum. sokakta dolaşırken iç cebimizdeki gizli bölme ya da.

    sait faik’in bize armağanı. belki de sait’in taa kendisi. kim bilebilir bunu ? rüyasını görenler bilebilir.
  • sait faik'in yalnızlığına verdiği isim.
  • hegel'e göre tanrı kendisindeyken, kendisine yabancılaşarak, kendisini ancak kendisinden farklı şekilde önüne koyarak oğul'da nesneleşebilmişse; ve kendine dair bilincine ancak oğlu üzerinden kendini düşünerek ulaşıyorsa (kutsal ruh'un kendisi bu bilinç); panco da sait faik 'in kendinden çıkardığı öteki'si. bu öteki şekilden şekle giriyor, bir orada bir burada çıkıyor karşımıza. bazen bir köpek oluyor, bazen okuyucu oluyor, bazen en iyi arkadaş oluyor, bazen ulaşılamayan bir sevgili oluyor. oluyor da oluyor ama sait faik'i asla terk etmiyor, onun yalnızlığına eşlik ediyor.
  • yakası kürklü pardösü giyer, futbol sever, yanağında bir çıban izi vardır, fakirdir, aylaktır, umursamazdır, maşuktur. ama en çok "ukte"dir panco.
  • sait faik'in birçok hikâyede yer verdiği hayali karakter. köpek mi, arkadaşı mı, kendisi mi, okuyucu mu, sokaktaki kimsesiz adam mı... yakası kürklü kıyafeti zihnimde, bir de meşhur çıbanı.

    sait faik'in zincirlerini kırıp sürrealist hikâyeciliğe yüklendiği zamanların imzası panco.
  • tam olarak kim olduğunu, ne olduğunu, nasıl olduğunu ben de bilemiyorum. bilmemek hoşuma da gidiyor. ancak benim takıldığım çok daha basit bir şey: bunun adı nasıl okunuyor? panco mu, panko mu, panço mu?
hesabın var mı? giriş yap