şükela:  tümü | bugün
  • hiçbir yere doğru yapılan gece yürüyüşleri, geceleri çok sarhoş olup evin yolunu bulamamak, gece vakti nöbetçi eczane aramak, geceleyin bir bankta yalnız başına oturmak, geceleri dışarıda yapılan her şey.
  • kimse yazmamış ama rahat rahat öksürebilmek.

    yav yemek yiyorsun ya da ne bileyim, boğazın kuruyor, gıcıklanıyor. genzini temizlemek istiyorsun, belki gerçekten öksürmek ve rahatlamak istiyorsun fakat millet seni virüslü sanar diye öksüremeyip içine atıp iyice panikliyorsun, ateş basıyor.

    geçen boğazıma su kaçtı öksürmek istedim, korkudan öksüremeyip üstüne biraz daha su içtim. çivi çiviyi söker diye düşündüm. yanlış düşünmüşüm. tuvalete gittim orada öksürdüm doyasıya.

    ulan bir yarasa yüzünden düştüğümüz hale bak.
  • kesinlikle yurtdışı gezisi.

    tam da sezonun bittiği bu ekim dönemlerinde sırt çantasını alıp bir dünya şehrinin caddelerinde, sokaklarında, vitrinlerinde kaybolmayı özledim. benim için telefonu kapatıp başka bir dünyaya, başka bir boyuta geçmek gibi bi şeydi. terapi gibi oluyordu, işten ve tempodan uzaklaşmak.

    pandemi elbet son bulur da, euro'yu ne yapacağız o da ayrı bir merak konusu tabi.
  • konser. deli gibi konsere gidesim var, festival de olur. çimlere-kumlara uzanıp müzik dinlemek...
  • (bkz: seyahat özgürlüğü)

    öyle çok gezen biri değilim ama son zamanlarda kapana kısılmış gibi hissediyorum. özgürce ve pandemi stresi olmadan kafama göre bir yerlere gidip farklı bir hava almak ve uyandığımda yeni bir ufka bakmak iyi gelirdi.
  • sarılmak.
    bir senedir ne anneme, ne babama, ne de mesela uzun zaman sonra görüştüğüm herhangi birine sarılamıyorum.
    meğer ne kıymetliymiş bazı şeyler.
  • kesinlikle istenilen saatte eve girebilme özgürlüğü. ne büyük bir nimetmiş.
  • en doğal hakkımız olan nefes almak, sanırım yolda yürürken, koşarken maskesiz doyasıya içime çekmek temiz havayı.
  • özlemediğimiz bir aktivite kaldı mı ki? çoğumuzun yaptığı tek aktivite market gezmek oldu zaten.
  • sinemaya gitmek.