şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu nedenle rezil olmamak için kafasında kurup düğümlediği sorusunu soramayanlar vardır, gereksiz heyecandır.
  • panelde soru sormak üzre ayağa kalkan kişiye herkesin başını çevirip çevirip bakmasıyla meydana gelen olay. ne bakıyosun soru soruyorum dinle sorumu mutlaka tipimi görmen mi lazım? hayır mutlaka kafalar kurmalı oyuncak gibi çevrilir kimsede boyun fıtığı yok galiba. soracağı soruyu unutan kişiler oldu kaç kere. müsade isteyip ayağa kalkıyorlar tam soru soracaklar bin tane göz üstlerine dikilmiş. sahne korkusu başlıyor doğal olarak.

    panel yöneticisi: buyrun sorunuzu alalım
    (tüm gözler çevriliyor başlar namazda selam verilirmiş gibi aynı anda dönüyor)
    barbadi: isterseniz ben bi şarkı söyleyim hazır herkes yüzüme bakıyo?
  • örneğin kongredeyim, seminerdeyim hatta bunlara da gerek yok küçük bir toplantıda kös kös oturuyorum ve bir bloga yorum yazmak için o küçük pencereyi açmış bile olabilirim. aklıma bir soru geliyor, soru aklımda evrilip çevrilirken heyecan dalgasına kapılıyorum. soruyu soracağım anı ve söyleyeceklerimin güzelliğini düşündükçe içimde bir gürültü, patırtı kopuyor. kelimelerimi sıraya sokamıyorum, ellerim soğumaya, kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor.

    hadi sor sorunu, hadi kaldır elini, “i’m wondering if”, “what if”le başlayan cümleler kur ya da direkt sor sorunu. atını sakinleştirmeye çalışan seyis edasıyla okşa şu içinde zangırdayan düzeneği (akciğer, karaciğer, mide filan) eğer durdurmazsan ölümün iç organlarının rezonansından olacak.

    ben o sorularımı, o zeki sorularımı, o bekleyiş anında tüylerini okşarken bir süre sonra farkında olmadan sıkmaktan canlarını acıtmaya başladığım sorularımı hiç soramadım. oturduğum yerden bol keseden harcadığım bunca heyecan, bunca duygu, bunca düşünce, evrende hiçbir etkiye ve tepkiye sebep olmadan nereye gitti?

    hepimizin bildiği gibi enerjinin korunumu diye bir şey var. benim bu olur olmadık zamanlarda nükseden iç enerjim, beynimin gri hücrelerinin duvarlarında, omurilik soğanımın oralarında bir yerlerde sürtünme kaybına uğruyor. geriye gün ışığına çıkmadan eprimiş sorularım ve terli, soğuk ellerim kalıyor. en azından bunun açıklamasını yapabiliyorum, buna da şükür.
  • üretmeden soramazsın. otur oku yaz üret. sonra sor. gerçek soruyu bilgisi taşanlar sorar.
  • işte o an herkesi çıplak düşüneceksin. ama etrafta ayna olmamasına özen göster, yoksa laaak diye geri teper.

    (bkz: jeff murduck)
    (bkz: coupling)
    (bkz: sex, death and nudıty)