şükela:  tümü | bugün soru sor
  • pancur diye yanlısı bilinen, fransızca gün engelleyici, ışık sokmaz anlamıdaki kelime.
  • dilim dilim yatay plastik malzeme ile inşa edilmiş, dış cephe pencere soyutlama malzemesi.
  • bunlarin tepelerinin kus yuvasi olarak kullanilmasi mumkunmus. bizim salon penceresinden butun gun vikvik sesleri, asagiya sarkan saman parcalari bunu gosteriyor, ancak izinsiz kiracilarimizi gormek mumkun olmuyor. belki telefonu uzatip resimleri cekilebilir.
  • eskiyince, acma ve kapama esnasinda harcccc, gurcccccc, hirssssss seklinde sesler cikarmaya baslayan, temizligi pek zor pencere ortme malzemesidir. apartman yasamina adapte olamamis yurdumuz insani bunu da insanlari maksimum rahatsiz ederek kullanma yolunu bulmus bir donem pancur adini verdigimiz bu plastik ortuler hortumlarla fosur fosur ses cikarmak suretiyle, alt katlarin guzel ortamini bozarcasina* yikanmistir. 90larin sonundan itibaren apartmanlarin cephelerinden sokulerek bertaraf edilmislerdir.
  • bir dönemin zenginlik göstergesidir. ha belki zenginlik değildir de iç güveysinden hallicelik göstergesidir.

    on küsür sene öncesinde tası tarağı toplayıp istanbul'a göçmüş idik ailecek. ondan evvelsinde iç anadolu'nun şirin mi şirin, bıdık mı bıdık, amanin mi amanin ilçelerinden birinde ikâmet etmekteyiz. o şehirde, o dönemlerde panjur tek tük evlerde görülmekteydi ve bu evlerde oturan aileler de şehrin doktorları, hakimleri, özel ders manyağı olmuş öğretmenleri, zengin esnafları kısacası kaymak tabakanın elemanlarıydı. çocuğuz, başta telefon olmak üzere her türlü elektronik, mekanik aletin tuşlarıyla, kollarıyla oynamak için çılgın bir merak var içimizde. tutup oynayamadım tabi panjurla. açılıp kapanma sesi bile sabahları mahallemize tatlı bir huzur verirdi ama. bakkal abdullah emmi, manav hüseyin dayı, muhtarın kızı fadime. kadın, erkek, genç, yaşlı, küçük, büyük, ihtiyar, kızlar, delikanlılar ve sevimli çocuklar. herkes yerini alsın, bizim dizi başlıyor. sanki gerçek hayatta bu mahalle yaşıyor. beni temel gibi düşünün burda. yok aslında anlatmak istediğim bu değil. çok kısa.

    neyse, biz göçtük gittik bu şehirden. geldik istanbul'a. aradan birkaç ay geçti. bizim diyzeoğlunun bizi ziyaret edesi gelmiş. atlamış şirin mi şirin, bıdık mı bıdık, amanin mi amanin şehrimizin tekel kıvamındaki otobüs firmasının son model otobüsüne, esenler'de inmiş. babam gitti getirdi bunu otogardan. kapıdan girdi, hoş geldin, beş gittin cart curt... sinsi bir gülüş var sıfatında imansızın. "neeoo len" dedim. "lan" dedi, "şuraya gelinceye kadar birsürü panjurlu evin önünden geçtik, aha dedim bunların evinde de panjur var heralde. milyon tane evin arasında gene panjursuzunu bulmuşunuz" dedi. balkona çıktım, bi sigara yaktım. yaş küçük olduğundan öksürttü. babam görecek diye attım hemen telaşla. teyze oğlu geldi, elini omzuma attı. beraberce izledik bu şehrin panjurlarını. üstteki ip çekince mi açılıyor yoksa alttakini çekince mi diye düşündük. ben o gün hiçbir şeye yemin etmedim. panjurlara da içlenmedim. teyzoğluna gıcık oldum sadece. ülen kaç saatlik yoldan gelmişsin, aylardır görmüyoruz birbirimizi. ne maddiyatçı insanmışsın arkadaş sen! hem, doğalgaz var mı olm memlekette he? bizde var ama? niye kombiyi sormuyorsun?

    yıllar sonra o evden taşındık. sonraki evimizde panjur vardı. ama çoktaaan tarihin tozlu raflarındaki yerini almıştı panjur. kaldırdık, pimapen taktırdık hacı. oh mis. yazın serin kışın sıcak. efil efil.
  • hava aydınlıkken gece havası yaratmada üstüne yoktur.bu yüzden saygıyla yaklaştığım bir buluş olup dikkatli kullanılmadığı takdirde uyku düzeninde kalıcı hasar bırakabilicek delikli ve aslen garip görünümlü şeydir.
  • bu seylerden boston'a da getirmek lazim. her gun sabaha karsi gunes ile beraber uyanip sonra tekrar uyumaya calisiyorum. neymis efendim blindlarimizi kapiyacakmisiz. blind dedikleri sey de beyaz bir kumas parcasi. panjur dedigin isigi kestigi gibi sesi de azaltacak, ruzgarli gecelerde ugultu cikarip hayata biraz aksyon katacak. bu adamlar hicbirseyden anlamiyor yahu.
  • ışığı önlemesi ve yağmur damlalarının çıkardığı sesi duyurması nedeniyle pek severim.biraz melankolikseniz bu nedenlerle tavsiye ederim.
  • kar yağınca normal çocuklar poşet, leğen bulur onunla kayar. biz panjurla kayardık. kayak takımları dışında hayatımda gördüğüm en ideal araçtı bu iş için. yalnız 10 sene boyunca nerelerden nasıl edinildi o panjurlar bilmiyorum, 20-25 çocuğa yetecek kadar panjur olurdu etrafta. muhtemelen o yıllarda sağlam beddua yedik.
  • her yıl kış/sonbahar'ın ilk aylarındaki etkili yağmur ile annelerin temizleme fırsatı yakaladığı bir acaip şey.