şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'un fethinin anlatıldığı istanbul'un ve türkiye'nin ilk panoramik muzesi.dünya üzerindeki yaklaşık 30 kadar benzerinden farklı olarak üstü kapalı olan tek panoramik muze olarak dünyada bir ilk olma özelliğini de taşıyor. haşim vatandaş koordinatörlüğünde 8 ressamın çalışması ile oluşturulmuş resmin başlangıç ve bitiş yeri olmadığı ve küresel biçimde şekillendiği için resim üç boyutlu olarak algılanıyor.resimde yaklaşık 10 bin civarında figür kullanılmış ve resimdeki her ayrıntı tarih danışmanlarının süzgecinden gecirilerek hazırlanmıştır.
    29 mayıs 1453 sabahı osmanlı askerlerinin şehre girmeye başladığı anı tasvir eden resim ile gezilen alanı sınırlandıran bolum arasında aslına uygun olarak, gerçek boyutlarında barut fıçıları,kılıçlar,toplar, oklar,yaylar,havan topları, fatih sultan mehmet'in döktürdüğü 80 cm. çapındaki şahi toplarının imitasyonu* yerleştirilerek fetih anını hafızanızda çanlandırmayı daha da kolaylaştırmış ve önemli bir eser olmuştur. ayrıca daha açılışı yapılmadan görmüş olmamdan dolayı sadece top seslerini duymuş olsamda ses sistemi ile mehterin* olduğu yerden mehter marşları,topların olduğu yerden top sesleri,at kişnemeleri,çığlıklar,tekbirler ve özel ışıklandırma sistemi ile desteklenerek daha da gercekçi olacağına şüphem yok.

    gözlemlenebilinecek bir çok ayrıntının olduğu mekanda ilk bakışta ulubatlı hasan'ın elinde sancak arkasında ok saplanmış hali,rumateşi* olarak adlandırılan ve karışımı hala bilinemeyen sıvısı ve su ile sondurulemeyişi ile yarattığı dehşeti,bizanslıların çift başlı kartalsembolu,mehteran takımı, arka kısımda sıralanmış yeniçeribirlikleri göze çarpmaktadır.

    fatih sultan mehmet'in savaş sırasında 22 yaşında olması nedeniyle bellini'nin fatih'i 40 lı yaşlarda gösteren portresinden* esinlenilerek 22 yaşında resmedilmiş ayrıca her ne kadar görmek icin biraz caba sarfetmek gereksede bulutlarda saklı olarak bellini'nin orjinal portresi de yerini almıştır.

    topkapı sehir parkında eserin bulunduğu binanın girişinde istanbul'un fethi üç aşamalı olarak haritalar ile canlandırılmış ve döneme ait bilgiler verilmiştir ve merdivenlerden inerken( yerin 2 veya 3 kat altına inilerek resmin bulunduğu bölüme ulaşılıyor.) gemilerin karadan çekilmesi, rumeli ve anodolu hisarı kabartmaları yer alıyor. ayrıca padişahın yanındaki kişilerden birinde (solundan ikinci kişi,elinde kılıç ile duran) binanın yapımı sırasında düşerek vefat eden işçinin yüzünün de yaşatılması amacıyla kullanılarak vefa borcunu ödemek amaclanmış olduğunu öğrendim.
    planlar dahilinde ağustos ayında hizmete girecek olan mekanın tarih merakı olan herkesin görmekten zevk duyacağı izlenimini bende bırakan mekana açılışından sonra elimde fotoğraf makinesi ile tekrar gitmek uzere ayrılırken oldukça turist çekeceğini düşünüyordum.
  • planlanan zamana göre açılışı epeyce gecikmiştir*. yarın başbakan recep tayyip erdoğan* tarafından açılışı yapılacaktır.
  • acilmasiyla buyuk gurur yasatan muze. lakin su linki vermekten kendimi alamadim... http://www.bourbakipanorama.ch/de/index.html
  • işin teknik boyutlarını bilmesem de, tüyleri diken diken eden bir benzeri için (bkz: anitkabir ataturk ve kurtulus savasi muzesi).
    tv'de göründüğü kadarıyla 1453 tarih müzesi de mükemmel olmuşa benziyor.
    anıtkabir'deki müzeden farkı, anladığım kadarıyla, müzenin üstünün de kapalı olması.
    panorama 1453 tarih muzesi ile yabancı arkadaşlarımızı götürebileceğimiz nadide bir mekan portföyümüze eklenmişe benziyor.
  • gün itibariyle girişinde izdihamın yaşandığı, 13.00 da girişinde bulunup 15.00 da çıkabildiğim ancak beklediğim her anına değen muhteşem sanat eseri.her yaştan insanın geldiği muhteşem alana girdikten sonra ayakların yere çakılmasına sebep olan görsel mucize.gidin görün...
  • tema seciminin hepimizi dusundurtmesi gereken muzedir. yoksa su sehr-i istanbul'u tekrar ve tekrar fethetmelerde iyi niyetle bakinca ciddi bir kompleksin izlerini, kotu niyetle bakinca da "turk'un muhtesem gucu karsisinda nasil da inledi rum" tadindan, "ne mozaigi, mermer!" tadina dogru evrilen, korkunc bir milliyetcilik goren bir tek ben miyim?..
  • yağmurlu bir istanbul günü ziyaret etme fırsatı bulduğum müze. öğrenci-öğretmen 3 tl,tam 5 tl.sıra çok olsa da fazla beklemeden girebiliyorsun. daha merdivenlerden çıkar çıkmaz gökyüzünü görünce dumur olmamak elde değil. güvenliğe 'abi bulutlarda fatih'in silüeti varmış,nerde' diye sorunca o da 'ya burda 10 bin figür abi boşver' dedi.sonra yanımdaki teyze buldu, ben de çok aradım mamafih bulamadım. gidip görülmeli,o heyecan tadılmalıdır.en fazla 10 dk izin veriyolarlar yoğunluktan dolayı sanırım.
  • fırsatı olanlar mutlaka hafta içi gidip geniş geniş gezip görmeli zira pazar günleri abartısız 1000 kişiden fazla sıra oluyor. müzenin teknik, taktik, simetrik özellikleri bir yana ilk adım atıldığı anda büyülenmemek elde değil. panoramanın izleneceği platforma alttan ve karanlık merdivenlerden çıkılıyor. ilk dönemeçten sonra muhteşem bir mavilik yüzleri aydınlatıyor.

    müzedeki efektler o kadar güzel ki zerre kadar kulak tırmalamıyor. hatta bir çoğu direk bilinçaltına hitap ediyor. normal şartlar altında (kalabalık olmadığında) duvarlardaki resimler ve minyatürlerle beraber kronolojik olarak aktarılan anektodlar da çok bilgilendirici. müze çıkışında yer alan hediyelik eşya bölümü kapitalizmin eseri gibi dursa da panoramanın çeşitli boyutlardaki tablolarını, magnetlerini, yeniçeri askerinden oluşan satranç takımı, tuğra vb. onlarca hoş ürün bulmak mümkün.

    negatif tarafları da yok mu? var tabii ki, bin yıldan beri uyguladığımız batı kafasıyla düşünüp şark kafasıyla yönetmekten vazgeçemiyoruz. oluşan izdihamı bertaraf etmenin kolay olmadığı aşikar, yalnız herşeyin olduğu gibi onunda bir çaresi mutlaka vardır. ikinci husus müzenin toprakla kaplı bölümünde yer alan boş pet şişe, burada işletmecinin bir kabahati yok elbette. belki o çöpü çocuk atmıştır ama o an bir düşündüm ben çocukken o çöpü atmış olsaydım annemden yiyeceğim şepeşille ile en az 3 saat kendime gelemezdim (çocuk dövmek kötü bir şey ama annelerin orantılı güç kullanmasında herhangi bir sakınca görmüyorum).

    market bölümündeki poşetler ürünlerin boyutlarına uygun değil ayrıca çok sıradan, saklanabilecek bir tasarıma sahip olsa özellikle şehir dışından gelen ziyaretçiler için hoş bir anı olabilirdi.

    ayrıca çanakkale savaşı sonrasında anzaklara duyduğumuz saygıyı, istanbul' un fethindeki bizanslılara da göstermemiz gerekli. istanbul' un fethini bir devri kapatacak kadar ihtişamlı yapan %51 osmanlı ise %49 da bizansdır.

    müzede bir sultan ii. mehmet' e, bir fatih sultan mehmet' e baktım, onun yaşını ve fatih' in istanbul' u fethettiği yaşta ne yaptığımı düşündüm. kopenhag' da arsenal maçı vardı onu izlemiştim. o da bir nevi fetihti.
  • istanbul ulaşımı zahmetli bir kent. metrobüsle, tramvayla ulaşılabilen bir yere müzeyi inşa etmek güzel bir fikir. lakin; sadece 10 dakika 3 boyutlu alanı görmek nedir yahu? bir de elektrik kesilsin mi? boynunda kültür a.ş. kimliği asılı -yetkili- kişinin söylediğine göre ışıklar çok ısındığı için elektrik kesilmiş. elektrik kesilince biran insana bak güneş doğacak sesler ve efektler nihai saldırıyı gösterecek-yaşatacak diye düşündürüyor. meğer jenaratorun devreye girmesi bekleniyormuş. yavaş yavaş ışıklar yanmaya başladı. haftasonu olduğu ve kuyruk uzadığı için (bir de elektrik kesintisi zaman aldığından) aynı anda ziyaret eden grubu dışarı kovaladılar.

    istanbul bir marka olacaksa, nacizane uyarım,

    1)müzenin tanıtımı kendi içinde bir değil, bütünün parçası değil, uyumsuz.
    tanıtım broşürlerinde kullandıkları panorama 1453 yazı karakteriyle müze girişinde kullanılan karakterler farklı.

    2) yabancılar için panoramik görsel öncesinde sergilenen tanıtıcı/bilgilendirici görsellere kulaklık ve ses sistemi bağlanarak, başka dillerde(seçmeli olacak şekilde) yayın yapılması hoş olur. fransız , ingiliz ya da arap vs. turistler için döneme, şartlara ve gelişmelere ait bilgilendirme yapılırsa istanbulun fethinin ihtişamı ve tarihte yarattığı etkisi daha iyi aktarılır.

    son not: hafta içi gidip geniş geniş görülesi süper bir müze.
  • çarpışma anındaki güllelerin surları parçalaması, kızgın yağ kazanlarının akışı, surlardan atılan ve düşen askerler, yaralıların taşınması gibi sahnelerin başarılı şekilde canlandırıldığı ve derinliğinin şehrin öbür ucundaki ayasofya'yı ve kara surlarının edirnekapı'dan yedikule'ye kadar kısmını arka tarafta da bayrampaşa civarını gösteren sonsuz panoramik çalışma.

    ayrıca müzenin bir özelliği de çevre manzarasının gerçek yere çok uygun olması. yani canlandırılan sahne aslında tam nokta olmasa bile oraya çok yakın bir yerde olmuş bu da ilginçliği katlıyor.

    gökyüzüne diğer panorama örneklerindeki gibi kesilip pencere açılmamış. 3 boyutlu figürler ise biraz göz yorucu ve magazinel.