şükela:  tümü | bugün
  • ülkemizde pantolon paçası ölçüsü'nün bir türlü alınamaması ve de özellikle kot pantolonlar için gittiğiniz ve kapılarında "orijinal pantolon paçası yapılır" ibaresi bulunan terzilerin charlie chaplin tarzı pantolon paçasına olan düşkünlükleri yüzünden öğrenilip evde yapılmasında fayda olan işlem. bir de üretilirken yanlışlıkla biri diğerinden uzun yapılan paçalara dikkat etmeyip her ikisini de aynı miktarda kısalttığı halde insanı yine farklı boylarda iki paçayla bırakan kifayetsiz terziler vardır ki, bir yandan binbir zorlukla kıç çatalını göstermeyen ama memelerine kadar da çıkmayan bir pantolon bulup onu ziyan ettirdiğine yanarsın, bir yandan da "napalım hamfendi, ööle üretilmiş, bizim suçumuz değil" diyen pişkin terzi bozuntusuna önce dayak atıp sonra "e be hayvanım, ölçüyü apış arasından aşağıya kadar kontrol etmen gerekiyordu, o zaman bulurdun hatayı" demeden ortamdan uzaklaştığına hayıflanırsın. yerleri süpüren ya da kapri tadında pantolon paçalarından uzak durmanın en iyi yolu babaanneden kalma singer dikiş makinasını kullanmayı öğrenmek (manuel olanları her zaman motorlu olanlardan iyidir, dikerken hissedersin) ve katlandıkça kalınlaşan kot paçaları için "kalın kot iğnesi" adlı harika buluşa yatırım yapmaktır.
  • (bkz: komandatura)
  • alışverişin büyüsünü tek kelimeyle mahveden zorunluluk.
    pantolonu deneyip kendinize yakıştırdığınız andan sonra bir hüzün başlar. çünkü üzerinize giyip sokaklarda özgürce koşmak istediğiniz o pantolonu bilirsiniz ki 1 günlüğüne mağazaya rehin bırakma zorunluluğunuz vardır.
    mağazadan pantolonla mutlu mesut çıkmayı bekler deli gönül, fakat elinize bir tadilat fişi tutuşturup yollayıverirler sizi.
    ertesi gün tekrar mağazaya gitme angaryasına mı yanarsınız, kursağınızda kalmış pantolonu giyme hevesine mi, bilinmez...
  • bu eziyetin bir versiyonu da terziler tarafından değil de anneler tarafından yapılanıdır. hatta anne de bir terziyse olay iyice ne olduğu belirsiz bir sahne gösterisine dönüşebilir. zira bunun için çocuk (pantolonu yapılacak kişi) muhtemelen "anne pantolonumun paçasını yapar mısııın?" sorusuna "evet" cevabı almasından yaklaşık 2 hafta ile 4 ay arası bir surede pantolonu giymeli, anneye (pantolonu yapacak kişi) iğne iplik makas vs gibi gerekli alet edevatı sağlamalı, sonra anneye pantolonu hangi ayakkabıyla ve niye, hangi koşullarda giyeceğini ikna edici sebeplerle açıklamalı, sonra annenin her zaman çocuğun istediğinden bir parmak daha uzun veya kısa yapmaktaki ısrarına boyun eğmeli, pantolonu annenin istediği olana kadar defalarca giyip çıkarmalı ve en sonunda muhtemelen edilen garip ve lüzumsuz bir kavganın ardından "sağol annecim, öperim" diyerek olay yerinden uzaklaşmalıdır.
  • sonu hüsran olan eziyet.
    aylarca gözleyip markanın internet indiriminden tükenmeden kaptığınız, kargo paketinden çıkarttığınızda internette göründüğünden çok daha iyi olduğunu anladığınızda içinizin içine sığmadığı kot pantolonun terzinin elinde heder olması... pantolon paçaları geniş ve paça kıvrımı enli olduğu için kumaş pantolon muamelesi yapıp kesip kıvırmış terzi kadın. eşim vermişti kotu. o alıp geldi gene. ben evde bir heves poşetten çıkarmamla kocama çemkirmem bir oldu. pantolon nenemin giydiği koca donlara dönmüş. adam da senelerce kendi alışverişini kendi yapmış, orjinal paça nedir düz paça nedir bilir. ben pantolonu kaptığım gibi terziye gidip atmadılarsa paçaları dikmelerini istedim. atmamışlar neyse ki. ama terzi kadın ısrarla bu pantolona orjinale gerek yok diyo. hanfendi deyince kendini hanım zannetti heralde dükkanı yakıcam haberi yok. paçayı ikinci kez yapınca tabi ki pantolonun hiç bir gösterişi kalmadı. bazen zorlama giyiyorum giymiş olmak için.