şükela:  tümü | bugün
  • pantifle'de denir, önü kapalı, terliklerdir aslında bunnar, giyen erkeği, mukterdir gösterir; ayrıca "ayak yapmak", "kandırmacayla uğraşmak", "kuyu kazmak" gibi deyimlerin yerine de kullanılabilir ki bu da sanırsam tufaya dusurmek'ten gelmiştir, ya da oraya gitmiştir, bunu bilecek insan ben değilim.
  • pantoufle terlik demek fransizca.
  • patikten çıkıp terliğe giremeyen, terliği oraya buraya atıp giden ara dönemde, şarttır. geceleri "deli yatan", yorgan muharebesi yapan, sık üşüten çocukları, yorganı yatağın iki yanına sokuşturmak suretiyle mazrufa çeviren anne babalar pek severler pantufleyi. öyle severler ki, "pantufl!" diye başlayıp, "pantufle.." diye sona ererler. bu hatırlatmayı salt ebeveynlik ödevleri adına gönülsüzce yapmaktadırlar da yabancı dilin yabancılaştırıcı etkisine mi sığınmaktadırlar, çikolatalı sufleyle kafiye taktiğine dayalı bir oyun anlayışları mı vardır, yoksa abajurdan farksız, artık bir o kadar vatan toprağı mıdır pantufla da bilinmez ama, illa ki pantufl denir. önce pantufle vardır. anaokulu çıkışı koşa zıplaya gelip, "anneee alkış bugün beni öptü!" diye eve dalarken, anne "pantufle!" der.

    - the beatlesın rehberliğiyle..

    (toplam pantufl kullanımı: 7
    gereksiz pantufl kullanımı: 4
    anı itibariyle pantufle numarası: 26)
  • pantufla-babet-yalın ayak yaşam döngüsünün "kış ve iç mekan" koşullarını ifade eden pantufle, cırtcırtlı olması itibariyle yüreğimize su serpip, ayakkabı bağcığından sekizli gemici düğümüne uzanan bir kariyeri mümkün olduğunca ötelemesine ve bir giydin mi kendi başına yürüyüp gidememesine rağmen, kıyafetli kalmaya artık alışılan günlerde bile neden çıkarılır; yanıtı basittir. en azından, m/w şekli oturuşunda pantufle de tüm türevleri gibi kifayetsiz kalmaktadır. belki de, pantufl, telaffuzunun her türü fevkalade keyifdan bir kelime olduğundan, anne babalar söyleyebilmek için fırsat kollamakta, bu doğrultuda, açık ya da örtük bir şekilde çocukları pantufla çıkartmaya teşvik ve tebrik etmektedirler.
  • (bkz: ugg)
  • (bkz: fotoğrafı sana gönderiyorum) da (bkz: selim ileri) bu pantuflalardan bahseder.
  • "amaranta da eşyalarını yoksullara dağıtma işini tamamlamış, tahtaları çakılmamış tabutun üzerinde yalnızca öldükten sonra giyeceği temiz çamaşırlarıyla pantuflalarını bırakmıştı."

    yüzyıllık yalnızlık, s. 314
  • bizim oğlanın birlikte uyuduğu ayıya taktığı isim. pantuf diyor kısaca.
    o olmadan uyuyamıyormuş, geçen gece onsuz uyumayı denedi, başka bir odaya koydu, ama gece korkunca gidip aldı tekrar yanına. bu gece de okul hırkasını giydirmiş üzerine.
  • argoda hırsızlık.(bkz: pantuflacı)