şükela:  tümü | bugün
  • ankara şubesinin sade ve şık ortamında profiterolün mutlaka denenmesi gereken güzel mekandır. fiyatlar, cafcaflı muadillerine göre çok da makuldür.
  • büyük ihtimal ile bizim galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş başkanları için indirimli menüleri var. hela mayıs dönemi 2 gel 1 öde kampanyası revacta.
  • bunca lükse, kazandığı paraya ve şöhretine karşın rezalet bir internet sitesi var. hatta yok gibi.

    http://www.papermoon.com.tr/
  • multinet, ticket ya da sodexho'nun geçmediği mekan... geçse iyi olurdu.
  • zoraki ortaklar temalı filmlerin en güzellerinden olan peter bogdanovich filmi, aynı zamanda en iyi yol filmlerinden. moses'ın beraber yola çıkmak zorunda kaldığı küçük kız ise sürprizlerle dolu.ryan o'neal'ın kızı tatum o'neal'la birlikte rol aldığı filmde, tatum o'neal'ın oscarla da ödüllendirilen o kızgın ve sevimli, dikbaşlı ve cingöz karakterinin göründüğü her sahnede ardından neler geleceğini merakla bekliyoruz. bir yol filmi olarak iki karakterin geçtiği o tozlu amerikan kasabaları, karşılaştıkları insanlar, yedikleri naneler sonuna kadar keyifle izleniyor. filmin gizli teması olan "sevginin" gözümüze gözümüze sokulmaması ve hiçbir şekilde duygu sömürüsüne meydan vermemesi de bana göre yönetmen peter bogdanovich'in en önemli başarısı.
  • gazetelerde sporla ilgili haberlere gore futbol dunyasinin ileri gelenlerinin sohbet ettigi, transfer bitirdigi, kavga ettigi bir lokanta. sanirsiniz turk futbol federasyonu ve kulupler birligi toplantilarini bu mekanda yapiyorlar. gurme vedat milor'e gore de vasatin altinda bir mekan, ama bizin futbol dunyasi bayiliyor bu mekana.
  • it's only a paper moon olarak da bilinir, hangisi aslı, bilemiyorum. paper moon daha yaygın ama galiba.

    öte yandan, splicer parçalarken ella'yı dinleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. *

    (bkz: bioshock 2)

    say, its only a paper moon
    sailing over a cardboard sea
    but it wouldn't be make-believe
    if you believed in me

    yes, it's only a canvas sky
    hanging over a muslin tree
    but it wouldn't be make-believe
    if you believed in me

    without your love
    it's a honky-tonk parade
    without your love
    it's a melody played in a penny arcade

    it's a barnum and bailey world
    just as phony as it can be
    but it wouldn't be make-believe
    if you believed in me

    öte yandan şiddetle (bkz: muslin tree)
  • nedense bana reha muhtar ' ı çağrıştıran restaurant..
  • madem cok param var neden bir duble viskiye 50 lira vermiyorum tandansinda bir mekan.
  • ankara şubesi sadece beymen'in giriş katında değildir. beymen'in terasında en az girişteki kadar büyük bir mekanı ve süper manzarası var bunun. aşağıda arabaların ortasında yemek yiyenlere şaşmamak elde değil. ha kendinizi göstermek istediyseniz o başka tabi, alt katta durmakta fayda var.