şükela:  tümü | bugün
  • kendinize herhangi bir bankadan birikim hesabı açtırın. bu hesabın internet bankacılığını kapattırın. bir adet kavanoz ayarlayın kendinize, her akşam eve geldiğinizde cebinizdeki bütün bozuklukları bu kavanoza atın. bu kavanozdan para almak kesinlikle yasak. her haftasonu ya da ay sonu buradaki paraları sayın, artık 50 lira mı eder, 300 lira mı eder, ne kadar tamlattırılabiliyorsa o kadarını alın poşete koyun, bim gibi a101 gibi markete gidip bütünlettirip bu başta açtığımız karta yatırın parayı. tümletemediğiniz küsurat parayı da kavanozda bırakıyoruz, cebe atmak yok. bu şekilde kısa sürelerde ne kadar para biriktirebileceğinize inanamazsınız. ne kadar çok parayı israf ettiğinizi farkettiğinizde alttan ufak bir sızı hissedebilirsiniz. geçecektir.
  • warren buffet der ki;
    gelir üzerine: asla tek bir gelir kaynağın olmasın. ikinci bir kaynak için yatırım yap.
    harcama üzerine: eğer ihtiyacın olmayan şeyleri satın alırsan, bir gün ihtiyacın olanları satmak zorunda kalırsın.
    tasarruf üzerine: harcamalarından kalanı tasarruf etme, tasarruflarından kalanı harca.
    risk üzerine: bir nehrin derinliğini iki ayağınla birlikte ölçme.
    yatırım üzerine: bütün yumurtaları tek sepete koyma.
    beklentiler üzerine: dürüstlük pahalı bir hediyedir, bunu ucuz insanlardan bekleme.
  • kredi kartı kullanmayın
  • maaşınızın yarisi ile kredi odeyin. araba mi aldiniz? işte yatirim yapmiş oldunuz.
    o krediyi maaş gününde otomatik ödemeye de ayarlarsaniz mis gibi olur, daha hesapta paralari göremeden gider.
    sonra o alacağınız gamer laptoptan ve deri ceketten vazgeçmiş olursunuz. arabayla da evden işe gidersiniz.

    4 ay sonraki edit: arkadaslar ise yaramiyomus, onlari da aldim. sakin denemeyin bu yontemi aclik sinirindayim.
  • babanızı seçemezsiniz ama kayınpederi siz seçersiniz.
    boşuna kasmayın başka türlü para biriktirilmez bu ülkede.
  • aynen hocam, para biriktirmek için forex falan oynayın ve yiyecek ekmeğe muhtaç olun. evet.
  • etkili bir maddeyle katkıda bulunabileceğim liste.

    * bilecik'e yerleşin.
  • okuduğum bir kitaptan (bkz: milyoner aklın sırları) öğrendiğim harika sistemi anlatıp, dahil olmak istediğim liste.

    elimizdeki para ne kadar olursa olsun, bu parayı 2+4 şeklinde 6'ya ayırıyoruz. detayları anlatıcam ama genel çerçeveyi baştan vermek istedim çünkü kitapta olurken biraz kafam karışmıştı.

    şimdi olay şu: elinizde ister 5000 tl olsun ister 5, derhal bu sisteme geçiyorsunuz. yani "etim ne budum ne, param yok ki? neyin yatırımını yapıcam" kafasını unutun.

    o kafayla bugüne kadar vardığınız nokta bu. demek ki başka bi yol denemek lazım, di mi?

    yazar konuyu pekiştirmek için şöyle diyor, ordan anlayın artık durumun ciddiyetini: hiç bi şeyiniz yoksa bile 1 dolar borç alın ve onu yönetmeye başlayın.

    bilmem açıklayıcı olabildim mi?

    pazartesi başlanan rejimler gibi sündürme diyor özetle. hemen bugün, elinde ne varsa, onunla işe koyuluyorsun. yatırım yapmaya layık(!) meblağları beklersen, bu kafayla nah görürsün.

    meramımı anlattığıma göre, sıra sistemde:

    her ay, vergisi algısı ödenmiş, kemiksiz paranın...
    1) yüzde 10'unu "finansal özgürlük fonu"na
    2) yine yüzde 10'unu "eğlence fonu"na yatırıcaksın.

    yalnız çok kritik 2 kural var:

    1) finansal özgürlük fonuna katiyen dokunmayacaksın
    2) eğlence fonunu her ay, sonuna kadar harcamak zorundasın

    neden böyle? çünkü yatırıma ayırdığın bütçe kadar eğlenceye ayırmazsan, kendin için yaptığın bu iyilik işkence gibi gözükmeye başlayacak ve planını sabote etmeye başlayacaksın.

    bu kısım tamam di mi?

    sonra, bu ilk yüzde 20'yi ayırmamızın ardından kalan paranın...

    1) yüzde 70'ini ihtiyaçlara
    2) yüzde 10'unu eğitime
    3) yüzde 10'unu yardıma/sadakaya/bağışa
    4) yüzde 10'unu da tasarrufa ayırıyoruz.

    benle misin?

    sayılarla konuşalım, daha da netleşsin:

    elimde 1000 lira var. ilk önce iki tane yüzde onarlık dilim alıp ayırıyorum:

    1) 100 lira finansal özgürlük fonuma
    2) 100 lira da paşa gönlümün sefa pezevenkliğine

    kalan param: 800 tl
    anlaştık heralde buraya kadar.

    şimdi bu 800 tl benim yeni %100'lük pastam oluyor.

    3) %70'ini yani 560 tl'yi o ayki ihtiyaçlarımı karşılamak için ayırıyorum.

    geriye ne kaldı? 240 tl.
    doldurmam gereken 3 tane yüzde 10'luk fon var. dolayısı ile eğitim, bağış ve tasarruf fonlarıma 80'er lira koyuyorum.

    1 nolu fona assssla ama asla dokunulmayacak. o bizim emeklilik güvencemiz.

    2 nolu fon, içindeki paranın elverdiği en lüks şekilde ve mutlaka sonuna kadar harcanacak. verdiğim örnekten gidersek, 100 tl'ye, normalde gitmeyeceğim şık bir mekanda, çok iyi bir yemek yemem gerekiyor. yani kalkıp o parayla 4 kişi sinemaya gidelim filan kafasına girmiyorsunuz. tamamen kendi zevkiniz için har vurup harman savurma, bas bas paraları leyla'ya kontenjanı. mutlaka dibine kadar harcanacak. şimdi 100 lira, geliriniz arttıkça daha fazlası. biriktirmek yok. o ay içinde bitecek o para.

    ihtiyaçlar fonu, malum, ay içindeki masraflarınızı karşılamanız için. yani harcanacak olan para. burda dibi görme şartı yok, arttırabiliyorsanız ne ala! hemen bi kutuya, hesaba koyup tasarruf fonunda değerlendirebilirsiniz.

    eğitim ve bağış konuları biraz daha kişisel. ister biriktirin ve toplu halde harcayın, master yapın, kongreye filan katılın, çocuk okutun vs ister gıdım gıdım devam edin. karar sizin.

    ben bu sistemi uygulamaya başladım. şu an puromu içerek kahkaha atıyor ve milyonlarla oynuyorum.

    saadet zinciri gibi oldu lan, hayal taciriyim sanki :)

    neyse sistemi uygulamaya koydum ve sadece bir sistem kurmuş olmak bile parayla ilişkimi daha pozitif bir çizgiye taşıdı. ilk defa ne yapabileceğimi biliyorum, paramı nasıl ve ne oranda bölebileceğimle ilgili bir kılavuzum oldu.

    ay bi şey itiraf edicem de çok gülmeyin.

    koskoca kadın olduğuma aldırmadan, gidip 6 tane farklı renklerde ve simli zarf aldım. paracıklarımı evcilik oynar gibi onların içine koyup bölüştürdüm. üstlerine etiketler yapıştırıp, her zarfın rengine uyan renkte kalemlerle içeriklerini yazdım.

    hakkımızda hayırlısı be canım. fakat zarflarım çok tatlış :)
  • bugün ölebileceğinizi unutmayın.
  • borç vermeyin. kim isterse istesin vermeyin. geri vermiyorlar çünkü. sürekli bir hafta sonra vereceğim, bir ay sonra vereceğim derler ama vermezler.