şükela:  tümü | bugün
  • 1893-1952 yılları arasında yaşamış, yogayı batıya taşıyan kişi olarak tanımlanabilecek hintli yogi.yazdığı bir yogi'nin otobiyografisi adlı kitap türkçeye de çevrilmiştir.
  • "sakin olmayi ogrenin. her zaman mutlu olursunuz."

    paramahansa yogananda
  • autobiography of a yogi isimli kitabi rahmetli steve jobs'in en sevdigi, ve dusunus bicimini en cok etkilemis kitap oldugunu roportajlarinda bir cok kez soylemis oldugu kitaptir. hatta iddia ediyorum ki steve jobs'in olumunde paya sahiptir bu kitap. kitap tibbi tedavileri reddeden soylemler icerir. insanin ilac, muayane'ye gerek duymadan dogal yollarla iyilesebilecegini iddia eder. steve jobs da kanser tedavisini reddetmistir.
  • (bkz: mastas)
  • hayatını anlatan awake* belgeselini defalarca izledim, her izleyişte göz yaşlarına boğuldum. hakikaten, insana öyle nüfuz eden bakışları var ki, sanki tv ekranından taşıyor o yoğun enerji. hakikatin bir kokusu var sahiden ve cam bir ekrandan bile olsa o güzel kokuyu hissedebiliyorsunuz.

    dikkat bu kısım spoiler içerir

    --- spoiler ---

    1920'lerde boston limanından a.b.d 'ye varışı, kıyafetleri ve koyu ten renginden dolayı insanların onu dışlaması, çocukların taşlaması (
    parantez: sempati beslemedikleri insanları çocuklara taşlatma hadisesi tüm ilkel toplulukların karakteristik özelliği galiba). pes etmiyor ama sevginin dilini insanlara anlatmak için.

    öğretileri kabul gördükten sonra, basın ve hükümet yetkilileri tarafından bir iftira kampanyası başlatılıyor hakkında. bunda siyahların beyazlarla eşitliğini teşvik eder mahiyette söylemlerinin de etkisi var. yeniden ötekileştirilmeye başıyor, klu klux klan'ın etkin olduğu yıllar o yıllar. derken a.b.d'ye çağırdığı ve kendisine öğrenciler yetiştirmesinde yardımcı olan 45 yıllık dostu (çocukluk arkadaşı) amerikalı bir kadınla evlenip kendisinden para sızdırmaya çalışıyor. o dönem her şeyi bırakıp meksika'ya gidiyor. bir süre sonra meksika'da yaptığı meditasyonlar sırasında, tekrar geri dönüp her şeye yeniden başlaması gerektiğini söyleyen vizyonlar görmeye başladığında, bu ağır görev karşısında ağladığı anlatılıyor. bu kısım bana bir peygamber (sanırım idris'ti-enoch) hikayesini hatırlattı, ki sahip olduğu her şeyi kaybedip derinden sevdiği kadın da öldükten sonra bile : " yine de seni sevmekten vazgeçmeyeceğim tanrııım!" diye haykırdığı rivayet edilir.

    pramahansa tekrar a.b.d.'ye geri dönüp her şeye yeni baştan başlıyor ve öğretilerini aktaracak öğrenciler yetiştirdikten sonra hindistan'a gurusunun yanına dönüyor. mahatma gandi'ye kriya yoga öğretiyor. hindistan'a dönüş günlerinde kendi sesi ile sarfettiği : "insanlara hakikati anlatmak için tatlı dilli olmak zorunda kalmamayı özlemişim" cümlesi gözlerimi yaşarttı hakikaten. insanlara hakikati anlatmak bazen ne kadar da zor...
    --- spoiler ---

    izledikten sonra yeniden anladım ki sevmek kapasitesi yani bizim yaratıcı ile olan bağımız yaşamı anlamlı kılan. öteki türlü hayat, sırtımızda taşınacak ağır bir yükten başka bir şey değil.

    öte yandan, hangi öğretiden gelirse gelsin bütün olgun ruhlarda aynı bakışlar, aynı sevecenlik ve aynı teklik bilinci.

    tek bir kişinin dünya üzerinde milyonlarca insanın yüzünü sevgiye döndürebilmesi, dönüştürebilmesi, hala dönüştürmeye devam etmesi ne kadar heyecan verici, hiç düşündünüz mü? ravi shankar, krishna das, george harrison, steve jobs, daha niceleri ... hepsi yogananda'nın insanlara hediyesi bir bakıma...

    düşüncelere kurşun işlemez bayım!

    not: kendi anlatımıyla yazılmış otobiyografisi için (bkz: autobiography of a yogi pramahansa yogananda)