şükela:  tümü | bugün
  • lütfen gürültüyü durdurabilimirsiniz burada biraz dinlenmeye çalışıyorum?
    kafamdaki tüm doğmamış tavuk seslerinden gelen..
    nedir o? nedir o?

    ben kral olduğumda sen duvara karşı ilk olacaksın
    sonunda sonuç getirmeyen düşüncenle..
    nedir o? nedir o?

    hırs çok çirkin görünmene neden oluyor..
    tekmeleyen, vıyaklayan küçük bir domuzcuk.. (bkz: #3719482)

    hatırlamazsın,hatırlamazsın,neden hatırlamazsın ismimi?
    kafadan kontak adam,kafadan kontak adam..
    neden ismimi hatırlamazsın? sanırım o hatırlar..

    yağmur aşağı,yağmur aşağı,yağmur üzerime yağıyor,
    muazzam bir yükseklikten, muazzam bir yükseklikten,yükseklik..
    yağmur aşağı,yağmur aşağı,yağmur üzerime yağıyor,
    muazzam bir yükseklikten, muazzam bir yükseklikten,yükseklik..

    (alttan vokaller devam eder)
    işte bu efendi, sen ayrılıyorsun,
    domuz derisinin çatırtısı,
    kum ve çığlık atma..
    züppeler toplanıyor..
    panik,kusmuk,
    panik,kusmuk..
    tanrı çocuklarını sever,
    tanrı çocuklarını sever,evet..

    birşey çıkartabilenleriniz var mı?
    pearl jam'in do the evolution'ı, nirvana'nın smells like teen spirit'i, metallica'nın one'ı,queen'in bohemian rhapsody'si, rem'in ı'll take the rain'i,smashing pumpkins'in bullet with butterfly wings'i gibi akla zarar bir şarkı.. az gruba nasip olmuştur tarihte böyle eserler yaratmak..
    klibi kadar anlamlı başka bir klip bulamazsınız kolay kolay, her ufak ayrıntının bir anlamı vardır ;ama şarkı.. 6.5 dakika süren bir kopukluk yaşarsınız dünyevi olan herşeyden.. her dakkasında değişen içerisinde çok farklı tadları barındıran müthiş bir eserdir anlam aramak mı? bendeniz senelerdir başarısız kaldı..( ne okursa okursun yinede kalacak..) aslında yorke ordan burdan alakasız birçok sözü bir araya getirmiştir.. şarkıyı tamamlayana kadar canı çıkmıştır kendi lafıyla.. (bkz: pinch of lyrics)
    her söz aslında bir anlam ifade eder ama dinleyiciyi hapsetmektir amacı aslında..(tıpkı benzerlerinde olduğu gibi..) yararınıza olmaz dinlemek..

    klip 2 ergenlik çağındaki kafadarın yol güncesidir: bize tam anlamıyla 'hayatı' gösterir..

    telefon:

    kırmızı renktedir.. alarm veren bir renk.. başlangıcı bir renkle yapmak ne kadar akıllıca.. bir renk ihtiva ettiği anlamlarla sınır tanımaz, özellikle de 'gençlik ateşinin rengi' kırmızı ise...

    veteriner:

    3 kavanoz görürsünüz( 3 şık gibi ), yılan kötülüğü simgeler herzamanki cinselliği ön planda tutulan balık dişiyi temsil eder, sağdaki kavanozda beceren ve becerilenler ilişkisi vardır fareler familyasında.. (uzak durmak gerekir..). balık klibin kahramanlarından büyük amcamızın içkisinde göze çarpar sonrasında.. aslında birçok şey anlatabilir saf dişinin(saflık duygusu,belki anne) yutulması..
    ( kötülükten, edepsizlikten ayırt edebiliyor saflığı en azından genç bünyeleri..)

    bar:

    masanın üzerinde oynayan adamın cinsel organı bir çocuk kafası formundadır.. geleceğin içler acısı halini ifade eden.. gelecek o s*k kafalı herifin şeyinin ucuna düşmüştür.. coşan birbirinden en önemlisi kendinden habersiz olan yetişkinler güruhu başka bir durum tablosudur.. kahramanlarımız yasaklı olanlara yöneliyorlar bu barda yine: acaba alkol nasıl birşey?
    aslında klipte gerçekten büyük bir kişilik ( zaman) bölünmesi vardır.. borsacımız (cellat amca) aslında baş kahramanın (beyaz çocuk) gelecekteki halidir.. görecez.. aynı barda borsacı amca geleceğini yutar içki kupasının içindeki ( dişi balık )..
    bardan çıkarlarken gay bir çift arka planda belirir.. eşcinsellik es geçilmez bu hayat rehberinde..pardon kafadarların gezisinde..

    dostluk:

    bir beyazla bir zenci dostluk kurarsa zaten başlı başına bir gönderme anlamı taşır bu durum, holywood yıllarca bunu kullanmıştır ırkçılık çatışmalarından sıyrılıp amerikanın düzlüğe çıkması için.. ( bkz.lethal weapon,bkz.wild wild west,bkz.rush hour(biraz daha karışık burda ama neyse).. ve diğer aklıma gelmeyen sürüsü..)
    barda dostluklarındaki satışı görürüz ( zencimiz barmaid'in tombul ikizleriyle o kadar meşgüldür ki arkadaşının yediği dayağı farketmez bile.. dayak atan tip size birini hatırlattı mı? (bkz: transpotting)
    gerçek: kadın araya girerse dostluk hikaye olur..
    esas oğlanı döven kötü adamlar, bizi de hayata küstüren nedenlerdendir, kanlı canlı hayatımızda..

    köprü:

    çocuk dünyanın tüm acımasızlığından kaçmaya çalışır.. bir gece lambasının üstünde (kilise simgesi cuk oturur bence..) meleklerle iletişim kurar küçüğümüz.. cellat kılığına bürünen gelecekteki hali, geçmişin acılarını atmak istemektedir; ama birşeyi unutur: ya tüm geçmişi acıdan ibaretse? amcamız bunu hesaba katmıyor biraz fazla yükleniyor galiba... sonu geliyor hızlı biçimde... denizin dibini boylarken..
    borsacı amcamız köprüden şöyle bir giden gemiye bakar o gemi kaçan fırsatları simgeler hayatındaki..umudunu kaybettiğin zamanlarda baltanı kapıp geçmişi budamaya çalışıyormusun sen de?
    meleğin bir helikopterle gelmesi kullanılan teknolojiye olan başka bir göndermedir yorke amcadan.. (bkz: street spirit) sağlam bir gönderme..
    soru: meleklerin pinpon oynatması sizin için ne anlam ifade ediyor?

    taxi:

    karanlıklarına tutulan bir el feneri gibi taximiz.. bluğ çağındaki arayışlarının bir simgesi kesinlikle.. o pis sırıtışı şöförünün aslında durumun sallantısını da veriyor bize...

    ağaç:

    elma aslında meyvelerin günah keçisidir, aslında adem'in o meşhur ağaçtan ne kopardığı hiç bir zaman bilinmez; ama elma binlerce sanat eserinde günahın simgesi olmuştur ne yazık ki.. bu ağaçta elma aslında mahremiyeti kaldırmıştır meşhur tanışma hikayesine göre...
    artık herşeyin bir ücreti var, aslında elmanın yerini alan fahişe onların, cinsellikle tanışmalarını da sağlıyor... en çok merak ettikleri şeyle.. en çok zamanlarını meşgul eden şeyle..

    borsa-siyaset:

    gelecekte içine düşecekleri kuyu isimleri.. ( sadece ikisi ) amcamızın toplantı sonrası yüz ifadesi size tanıdık geliyor mu?.. hayal kırıklıkları, çıkar hesapları, sidik yarışları.. ah iş yeri.. gizemleri arayan amatör bir ruhun,bir çocuğun dönüşümünü gerçelleyen, cellatlığını meşrulaştıran yer...

    deniz kızları:

    cinselliğin doğum tarafını ( gelecek yapıcı ) simgeliyorlar, ağaç hep meyvelerini verecektir... gerçekten akıl almaz şekilde doğadaki devinimi gösteriyor bizlere.. o kusursuz döngüyü..

    yorke felsefe yapar hem de çok derinden.. dalga geçer gibi tüm o yazarlarla.. tüm o geyiklerle.. dinlerken 6.5 dakkada birşey anlamıyorum mu demiştim? nasıl bir haldeyim ben bu yazıdan sonra.. (bkz: ok computer) çıkalı kaç yıl oldu?
  • dünyadaki son insan da öldükten sonra, boş gezegende çalacak tek şarkı. ağaçların kalmadığı, her tarafta beton mezarların olduğu, miladi takvime göre bir pazar öğleden sonrasına denk gelen bir tarihte, nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde son insan da yok olacak. tüm elektronik sistemler, bankamatikler, fotoselli kapılar hala çalışsa da bir yerlere yetişmeye çalışan insan gözükmeyecek. o sırada yağmur yağmaya başlayacak, uzun zamandır ilk defa şemsiyelere çarpmadan inecek yeryüzüne. yollarda arabalar hareketsiz, trafik ışıkları sırayla renk değiştirecek.

    paranoid android'in o ilahi gibi olan kısmı yankılanacak her yerde. istiklal ilk defa kimsesiz, ortaköy meydan boş, metrolarda kimse yok. belediye otobüsleri yığılmış bir yere. tanrı, milyonlarca yıllık gürültüden sonra boşalan dünyada, en sevdiği şarkıları sadece kendisine çalacak. biraz kafa dinleyecek, biraz gözlerini kapatacak. yanına bir sürü albüm istifledi, bir sonraki projesine kadar radiohead dinleyecek. kid a o zaman anlamını bulacak.

    thom yorke demişti sanırım, "gezegendeki son insan da gittikten sonra geride kalan tanrıya şarkılar yaptık" diye. ya da demedi, ben yine uyduruyorum. bira almaya gidiyorum.
  • hayatın anlamını baştan beri bildiği halde sormadıkları için söylemeyen, sorduklarında da söylemeye fırsatı olmayan, evrenin sonuna kadar varlığını sürdüren android
  • geçen gün bi ilk 20 yapayım radiohead şarkılarına dedim. ok computer obsesiflerine laf ederken bi baktım 1 numaraya bunu koymuşum. istemsiz gibi bir şey olmuş harbiden. there there, videotape, black star, creep, the national anthem, morning bell, i might be wrong değil, bu. sordum "niye?" diye.

    düşünün ki tüm zamanların en iyi albümünün ilk single'ı; "dünyanın en iyi grubu" sıfatını getiren, müzik otoritelerini sarsan, gitarı uykusundan uyandıran, kendisinden sonraki bütün rock gruplarını etkileyen, eşsiz ve benzersiz bir parça, bir klasik. yeterli ama bu değil.

    "az suscan mı birader? şimdi sussan iki gün daha uğultusunu çekerim." diye başlıyor. "ben kral olduğumda kurşuna dizilen ilk sen olacaksın sike sürülmeyecek değerlerinle!" diyor. "nedir bu ya..." diyor sürekli. "hırsın daha da iğrençleştiriyor seni, hoşnutsuz şımarık gucci domuzu!" diyor. "götünüz kalkınca tanımazsınız tabii kafayı yemiş ibneler sizi! ama tanrı hatırlar beni!" diyor. "çok yükseklerden, ta tanrının oralardan daha da gelsin bu yağmur üstüme üstüme. rahmettir, arınırım! tanrı böyle üstüme yağsın!" diyor. diniyor sonra, "ah gidiyorsun işte, huzur bitti. yine aynı toz toprak ve hengamenin içinden yuppie'ler yılan gibi çıktı ve örgütlenmeye devam ediyor. sıra bana gelecek diye paniğe kapılıyorum, kusuyorum." diyor. "ama hayır hayır, tanrı çocuklarını sever. eet eet sever." diyor.

    karaktersiz para köpeklerini duvardan duvara vuruyor bütün sözler. dünyanın trendine sayıp duruyor. dalga geçer gibi bir sesle söylüyor bunları. tüm zamanların en iyi albümü dedik, lokomotif şarkısı dedik, radiohead'in karma police ile birlikte en çok bilinen parçası dedik; düzenin alayına gidiyor! var mı böyle bir şey? var işte "paranoid android mucizesi" diyoruz.

    "ümit" kavramının karşılığı bende bu şarkı. yeri bu kadar önemli bir parçanın "aşk" üstüne olmaması bile olağanüstü güzelken, düzenin böyle beline beline vermesi gerçek bir mucize. bu ümit şarkısını her dinleyişimde sololarından kendimi şarj olmuş hissediyorum. radiohead hala ayakta, benim de ümidim var.

    http://video.google.com/…docid=-1906422553403437987
  • chris martin,'in benzer bir şarkı yazmak için hadım edilmeyi göze aldığını açıkladığı parça.
  • thom yorke'un dediğine göre ne yapıcaklarına karar veremedikleri 3 şarkının birleşimiymiş
  • 5 yıl kadar önce[1997 olmalı heralde] klibini mtvde gördüğüm ve aynı klibi geçen gün de görüp, "aa o eski izlediğim klip radioheadmiymiş yani şimdi" tepkisini vermemi sağlayan[ki aynı tepkiyi veren başkalarını da tanıyorum], hoş mu hoş bir radiohead parçası. severim çok
  • gürültüyü keser misiniz lütfen,
    dinlenmeye çalışıyorum biraz!
    kafamda tepişen tüm şu fillerden...
    bu ne lan? bu ne?

    kral ben olduğum zaman,
    darağacında ilk sen olacaksın!
    şimdi bunu önemsemiyor olabilirsin ama...
    bu ne peki? bu ne?

    hırs yüzünden sanki çirkin görünüyorsun!
    üzerinde gucci'ler domuzcuklar gibi ciyaklayıp tepiniyorsun!

    hatırlamıyorsun, hatırlamıyorsun...
    neden hatırlamıyorsun adımı?
    kafayı yemişsin sen kafayı yemişsin...
    neden hatırlamıyorsun adımı?
    neyse bence hatırlıyor!

    yağ yağmur yağ!
    gel yağ üzerime!
    ta yukarıdan, taa yukarıdan!
    yağ yağmur yağ!
    gel yağ üzerime!
    ta yukarıdan, taa yukarıdan!

    işte bu kadar, siktir git şimdi!
    domuzcuğun derisinin çatlak desenleri!
    toz toprak ve çığlıklar!
    toplanıyor züppeler!
    bir panik bir istifra!
    bir panik bir istifra!
    tanrı çocuklarını seviyor!
    tanrı bizi seviyor!
    herhalde!
  • 35 tane youtube kullanıcısının cover'larından parçalar birleştirilerek oluşturulmuş harika bir kolajı için:
    http://www.youtube.com/watch?v=v-cfwyn0czi

    bonus olarak da 8bit haline şuradan ulaşılabilir.
  • radiohead'in douglas adams'in her otostopcunun galaksi rehberi serisindeki marvin'den esinlenerek yaptigi leziz mi leziz parcasidir ki dikkatle dinlenirse arkadan marvin'in sesi bile duyulabilir.*