1. turkce'de anlamsiz bi sekilde sarki sozcugunun yerini almis olan kelime. oyle ki artik modern muzigin "parca" diye anilmasi gerekiyo, "sarki" arabesk cagrisimlar yapiyo sanki. neden "parca" yahu? neyin parcasi?
  2. şarkı yerine kullanılan kelime oysaki şarkı kendisiyle bir bütündür bir parça olamaz şiddetle karşıyım
  3. birkaçı bir araya gelince bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.
  4. ingilizceden doğrudan tercümeyle türkçede de $arkı yerine kullanılmaya ba$lanmı$ sözcük. (bkz: piece)
  5. -cay icer misin?
    -off sana anlatacagim cok sey var be abicim
    -anlat, anlatta rahatla
    -hani su gecen gun yanimdaki hatun vardi, kut sacli, dolma dudakli, tam manga kizi demistin hani
    -eee?
    -gecen gece beraber vox'dan fena dagittik, sonra gazladik bizim eve, terasi yellendirim, attik iki minder
    -ohh ohhh
    -baba hatun yatakta deliler gibi, kedi gibi namussuzum, kivrim kivrim kivriliyor, ilik ilik
    -kaldirim taslarinin altinda bir kumsal var!
    -??
    -bizim neslimiz buyuk depresyon'u ya da buyuk savas'i yasamadi. bizim savasimiz ruhsal bir savas. bizim depresyonumuz kendi hayatlarimiz...
    -neeeee, ne dedin abicim?
    -yahu diyorum ki, hatunun, motor oldugu bastan belliydi, nasil bir insan evladi, kalcalarinin oyle savurabilir ki!
    -hiiiiiii, abi oyle deme, sabaha kadar, oldurdu beni. yahu iyi misin sen yaa? rengin pek bir soluk.

    (bkz: araya parca giren yillar)
    (bkz: cihan demirci)
  6. zaman zaman ayırıp dağıtılan şey. bedenin maddi ve manevi olarak yenilenmesini getirir. ekmek kırıntıları gibi. savurmak için birebir.
  7. bazen sarkilar icin kullanilan kelime.. bilmemkimin parcasi dersin ya hani; oradaki "parcasi" hakikaten parcasi olabiliyor bazen sarkicinin.deniz ozbey'in oyle misal. parcasi o sarki onun. anlatabildigimi umuyorum ve kendime bir cay koyuyorum bu sicakta ne akla hizmetse.
  8. 'o karsidan gecen parcayi gormen lazimdi' gibi bir kullanim alanida vardir.

parça hakkında bilgi verin