şükela:  tümü | bugün
  • ünlü pesimist/kötümser schopenhauer'ın kabalcı'dan çıkan kitabı. hegel'in iyimserliğini sarsan bir eser, her dü$ünürün tutkusu olduğu üzere mitolojik değinmelerinden ötürü, mitolojik bilgi de gerektiren, muhabbetli bir kitap.
  • nietzschenin hocasindan; okunmasi, her kitaplikta bulunmasi gereken kitap.
  • cesur, kaygısız, alaycı, zorba, - böyle olmamızı ister bilgelik: bir kadındır o ve hep bir savaşçıyı sever..
  • türkiye iş bankası kültür yayınlarından da güzel bir çevirisi basılmış kitap. bir defa okuduktan sonra kimsenin hayatına eskisi gibi bakmayacağı kesin, o derece etkili bir felsefe kitabı.
  • aforizmalara gecene kadarki "insanin ne oldugu", "neye sahip oldugu", "neleri temsil ettigi" seklinde basliklanan, yurdum nufusunun 60 yastan buyuk okumus etmis bir ferdiyle bir hafta konusunca ana fikri kapilacak sabir testi bolumde kitap cay altligi edilmez ve aforizmalara gecilirse tadindan yenmez bir kitap, vizyon genisleten bir eser.

    bahsettigim sabir testi kisimda, gurur ve kibirle ilgili kisim ve ozellikle dogu bati divanindan alintilar olmasa, sovalye onuru kisminda hatri sayilir bir okuyucu kitlesi telef olur zannimca.

    zaman zaman schopenhauer de cok kesin konusmaktan cekinmis hatta ayni kisilerden birbirine tezat olusturan alintilarda da bulunarak eserini bi sekilde de sekillendirmis.

    hic adetim degildir ancak altini cize cize okudugum bir kitaptir, 6 saatlik otobus yolculugunda okunmasi durumunda anca okuduklarim cetelesine bi cizik daha atarsiniz.
  • bir kaç satır, belki paragraf okuyup durup sindirilmesi gereken, yudum yudum içildiği takdirde ilaç gibi gelen kitaptır. ve bağımlılık yaratabilir, bir kere okuduktan sonra yeniden okuyası gelir insanın mutlaka içinize dökülen o ferahlığı yeniden hissetmek için.
  • özellikle otuzlu yaşların başında daha keyifli okunacağına ve faydalı olacağına inandığım ( yirmili yaşların başında okudum , yaklaşık on yıl sonra tekrar elime aldım), daha sonra da periodik olarak göz atılması gerektiğini düşündüğüm kitap
  • --- spoiler ---
    trajedinin eğilimi ve son amacı, bizi; razı olmaya yöneltmek, yaşama iradesini olumsuzlayacak hale getirmek olduğu halde, komedi, bunun tam tersine, yaşamaya yöneltir ve yüreklendirir bizi. gerçi komedinin de, bütün öteki hayat betimlenimleri gibi, gözlerimizin önüne bir yığın acıyı ve iğrençliği serdiği doğrudur. ama komedi, bütün bunları geçici kötülükler gibi gösterir bize. sonunda, hepsinin, neşe ile biten şeyler olduğunu, her zaman yengi kazanan umutlar gibi görülmeleri gerektiği anlatılır. bundan başka, hayatın sayısız terslikleri arasından sadece gülünebilecek ve neşelenmeye yol açacak yanları seçer. böylece, koşullar ne olursa olsun, sevincimizi ve iyimserliğimizi sağlamak ister. bütün olarak ele alındığı zaman, hayatın çok iyi olduğunu ve herşeyden önce, eğlenilecek garip bir yanı bulunduğunu ileri sürer. ne var ki, daha sonra neler olup bittiğini görmememiz için, mutlu ve sevinçli bir olayla perdeyi kapamak gerekir. oysa trajedi, artık başka bir olayın ortaya çıkamayacağı biçimde sona erer.

    kendinde ölçüde düzende bulunmayan şeyi, akılla yönetemezsin.
    --- spoiler ---
  • adı yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar yerine iç karartıcı gerçekler veya gerçekler acıdır da olabilirmiş. şövalye onurunun anlatıldığı kısım hariç bütün bölümlerin herkes için faydalı olduğu aşikar. bir başucu eseridir zaman zaman tekrar okunmalıdır.

    ' kolay şey değildir mutluluk
    kendimizde bulmak çok zor
    başka yerde bulmak imkansızdır.'
    chamfort